RASULULLAH'IN ÖĞRETTİĞİ

 ÇOK ÖZEL DUALAR

1-“Allâhumme eğınniy alâ zikrike ve şükrike ve hüsni ibâdetik.”

“Allahım seni zikretmemi, sana şükretmemi ve güzel bir şekilde kulluk etmemi arttır, kolaylaştır.”

Bize göre çok değerli olan bu duayı bütün zikir formüllerimizin ilk sırasında yerleştiririz. Bu duayı bize Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem Muâz bin Cebel vasıtasıyla öğretiyor.

Muâz bin Cebel radıyallâhu anh Resûl-i Ekrem'in yakın ashabından ve çok sevdiği zâtlardan biri, şöyle anlatıyor olayı:

-Rasûlullah sallallâhu aleyhivesellem bir gün elimi tutup bana şöyle dedi:

- Yâ Muâz. Vallâhi seni çok seviyorum! Sana bir şeyler tavsiye edeyim; onları her namazın sonunda (selâm vermeden) oku. Kesinlikle terketme! Şöyle dersin:

- Allahım, seni zikretmek, sana şükretmek ve sana güzel bir şekilde kulluk etmek için bana yardım et!

Efendimiz aleyhisselâm'ın sevgisini bu şekilde yeminle takviye ederek ifade ettiği bir zâta öğrettiği dua ne derece önemlidir, bunu takdirinize bırakıyorum.

2-“Allâhumme elhımniy rüşdiy ve eızniy şerre nefsiy.”

“Allahım bana rüşdümü İLHAM et nefsimin şer olacak davranışlarından sana sığınırım.”

İmran bin Husayn radıyallâhu anh müslüman olduktan sonra gelip Rasûlullah sallallâhu aleyhiveselleme sordu.

-Müslüman olursam bana (çok faydalı olacak) iki kelime öğreteceğini vaad etmiştin yâ Rasûlullah..?

-"Şöyle dua et yâ Husayn. Allahım bana rüşdümü ilham et, nefsimin şer olacak davranışlarından sana sığınırım"

İşte bu hadîs-i şerîfteki işaret üzere, biz genellikle günlük zikirler arasında günde üç yüz defa bu duanın yapılmasını çok faydalı buluruz ve dostlarımıza tavsiye ederiz!

3-“Allâhumme inniy es’elûke hubbeke ve hubbe men yuhıbbuke.”

“Allahım senden aşkını, seni sevenleri sevmeyi dilerim.”

Ebû Derda Hazret-i Rasûlullah'ın Dâvud peygamber için -İnsanların en çok ibâdet edeniydi- dedikten sonra şöyle anlatıyor:

-Dâvud'un duasında sözü şuydu:

Allahım senden seni sevmeyi, seni seveni sevmeyi, senin sevgini ulaştıracak ameli sevmeyi dilerim. Allah'ım, sevgini bana nefsimden, ailemden ve soğuk sudan daha sevgili kıl!

Kezâ yukarıda görülen dua da başta gördüğünüz tavsiyelerimiz, dua listemiz içinde yer alan bir duadır. Daha ne diyelim ki!

4-“Allâhumme inna neseluke min hayri ma seeleke minhu nebiyyuke Muhammed sallallâhu aleyhi ve sellem ve neuzü bike min şerri ma esteaze minhu nebiyyuke sallallâhu aleyhi ve sellem ve ente MÜSTEAN!”

“Allahım Nebîn Muhammed aleyhis-selâm hayırdan neler istemişse senden ben de onları isterim; şerden nelerden sığınmışsa sana, ben de onlardan sana sığınırım. MÜSTEAN (yardım istenilen - yardım eden) sensin!”

-Ebû Umame radıyallâhu anh anlatıyor:

-Bir gün Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem uzun bir dua etti ki, bundan hiç bir şey ezberleyemedik. Bunun üzerine dedik:

-Yâ Rasûlullah öyle uzun bir dua ile dua ettiniz ki, biz bundan bir şey ezberleyemedik..?

Bunun üzerine buyurdu ki, Rasûlullah sallallâhu aleyhi ve sellem:

-Size bütün bu duayı toplayan bir şey göstereyim mi? Şöyle dua edersiniz:

"Allahım Peygamberin Muhammed'in hayırdan dilediklerinin aynısını ben de dilerim; Peygamberin Muhammed'in şerden sığındığı şeylerden biz de sana sığınıyoruz. Yardım istenecek sensin. Varış sanadır. Kuvvet ve kudret ancak Allah iledir".

Bütün istekleri ve de sığınılacak şeyleri içine alan en özlü duayı yukarıdaki şekilde gene Efendimiz Rasûlullah sallallâhu aleyhivesellem bize öğretiyor. Artık bu duayı da etmeyene diyecek söz yok!

5-“Yâ mukallibel kulûb sebbit kalbiy alâ diynike”

“Ey kalbleri dilediği tarafa döndüren, kalbimi dinin üzere sabitle!”

Ümmü Seleme radıyallâhu anhaya soruldu:

- Ey müminlerin annesi, senin yanında olduğu zaman Rasûlullah’ın en çok duası ne idi?

Rasûlullah’ın kutlu zevcesi Ümmü Seleme radıyallâhu anha anlattı:

- Resûl-i Ekrem'in en çok yaptığı dua şu idi:

“Ey kalbleri çeviren, kalbimi dinin üzerine sâbit kıl!”

Bunun üzerine sordum:

- Senin duanın en çoğu, neden, Ey kalbleri çeviren kalbimi dinin üzerine sâbit kıl, duasıdır?

Resûl-i Ekrem buyurdu ki:

- Yâ Ümmü Seleme, gerçek şu ki, kalbi Allah’ın iki parmağı arasında olmayan insan yoktur. Dilediğini sebat ettirir, dilediğini de kaydırır."

Yükselen burcu ya da ayı, ikizler, yay, başak ve balık olanlara bu dua kesinlikle tavsiye edilir.

6-“Allâhumme innâ nec’âluke fiy nuhurihim ve neuzü bike min şurûrihim.”

“Allahım, senin, onların karşısına çıkmanı ister; onların şerlerinden sana sığınırız.”

Efendimiz, Rasûlullah salla’llâhu aleyhivesellemin öğretmekte olduğu bu dua son derece önemli ve üzerinde dikkatle durulması zorunlu bir niyazdır! Niçin bu böyle.?

İnsanın, karşılaştığı tehlikeli olaylara ya da kişilere karşı, kendi beşerî imkânları ile mücadele vermesi son derece doğaldır.

Allah’tan yardım isteyip O’na yönelmesi de doğaldır.Ancak bu duada bir incelik vardır ki, ona çok dikkat etmek gerekmektedir. Efendimiz bu dua ile, kendilerinin yerine, ilâhî güçlerin karşılık vermesi için niyazda bulunuyor. Bu ilâhî güç, dışarıdan o kişiler üzerine karşı çıkabileceği gibi, kendilerinden de zuhur edebilir.

Nitekim böyle bir duruma işaret şu âyet-i kerîmenin ışığında olayı anlamaya çalışırsak, meseleyi çok daha kolaylıkla çözeriz:

"Attığın zaman sen atmadın, ALLAH ATTI"! (8-17)

İşte aynı şekilde, Allah’ın karşı çıkması için niyaz ediliyor burada da. Bu konuyu daha fazla açmak istemiyorum. Arzu eden anlamaya gayret göstersin!

7-“Allâhumme ahricniy min zulûmatil vehmi ve ekrimniy binûril Fehmi”

“Allahım VEHİM karanlığından beni çıkart ve nurunla anlayış ikram et!”

Tasavvuf yolundakilerin bileceği gibi, insan için en büyük belâ "VEHİM" hükmü altında kalmaktır. Allah’tan insanı ayrı düşüren en büyük perde "VEHİM" perdesidir.

"VEHİM" perdesi kalkıp, Allah Nûru ile anlayış ikram olan kişi derhal Allah’a erer, YAKÎN sahiplerinden olur! Bunun, ne derece büyük bir nimet olduğunu, ancak bu nimete ermişler bilebilir!

Şayet, dünyada yaşarken "VEHİM"den kurtulup "YAKÎN"e ermek istiyorsanız, mutlaka, en az günde yüz defa bu duaya devam ediniz.

8-“Rabbiy zidniy ilmen ve fehmen ve iymanen ve yakıynen sâdıka.”

“Rabbim ilmimi, anlayışımı, imanımı ve sıdk üzere yakînimi çoğalt!”

Bu dua çok önemli bir kaç hususu içine alan geniş kapsamlı bir metindir.

Kur’ân-ı Kerîm’de Rasûlullah aleyhisselâma emir verilmiştir, “İlmimi arttır diye dua et”, şeklinde.

Hadîs-i şerîflerde ise anlayışın, imanın ve sıdk üzere yakînin artması talep edilmektedir.

İmanın artması çok önemlidir. Çünkü, iman ne derece artarsa, beşer şartlanmasıyla bloke olmuş aklın kavrayıp kabul edemediği şeyler o nisbette iman yollu kabullenilmeye başlar ve neticesinde de o şeylere vukûf meydana gelir. Bu konuda "AKIL ve İMAN" isimli ses kasetimizde çok tafsilâtlı bilgi vardır. Nereye kadar akılla ve nereden sonra imanla gidileceği hususunu oradan tetkik edebilirsiniz.

Yakîn’e gelince.

Bir "yakîn" vardır ki sonunda "küfür" yani gerçeği örtmek vardır.

Bir "yakîn" vardır ki, neticesi "sıdk" üzere "vuslat"tır!

"Yakîn", kişide "Allah BAKÎ"dir hükmünün yaşanmasıdır!

Allah kolaylaştıra!

Hiç değilse günde yüz defa bu duaya devam edenler çok büyük faydalarını birkaç ay içinde görürler.

9-“Enzelallâhu aleykel kitâbe vel hikmete ve âllemeke mâ lem tekûn tâ’lem.”

“Allah sana kitabı ve hikmeti inzâl etti ve bilmediklerini öğretti.”

Rasûl-i Ekrem efendimiz aleyhisselâma gelen bu âyet-i şayet günde üç yüz defa okumağa devam edersek, ilim ve sistemi kavrama yeteneğimizin şaşılacak ölçüde gelişmeye başladığını hayretle farkederiz.

10-“Allemel insane ma lem yâ’lem”

“İnsana bilmediklerini öğretti”

Bu âyet-i kerîmeyi dahi günde üçyüz defa okuyanlar denenmiştir ki kısa zamanda büyük gelişme göstermişlerdir. Unutmayın Allah’a yakîn ilimle elde edilir!

 11-“Ve kezâlike evhaynâ ileyke ruhan min emrina; ma künte tedriy melkitabu ve lel imanu ve lâkin ceâlnahu nura, nehdiy bihi men neşâu min ibadina; ve inneke letehdiy ilâ sıratın müstakıyma.”

“İşte sana buyruğumuzla Ruh’u gönderdik. Sen kitab nedir, iman nedir bilmezdin önceleri. Biz O’nu, kullarımızdan dilediğimizi hidayete ulaştırıcı nur eyledik. Şüphesiz ki sen de sıratı mustakıyme hidayet edersin.”

Ruhâniyetin güçlenmesi, basîretin keskinleşmesi, verilenlerin daha iyi değerlendirilebilmesi ve çevreye daha yararlı olunabilmesi için okunması tavsiye edilen bir âyettir, bu yazdığımız âyet.

Şartları elverişli olanın, bir yetiştirici kontrolunda, elinden geliyorsa oruçlu olarak günde 1000 (bin) defa olmak üzere kırk veya seksen gün devam edilmesi tavsiye olunmaktadır. Biz, zamanında hayli nimetine kavuştuk. Dileyene tavsiyemizdir.

 12-“Kemâ erselnâ fiykum resûlen minkum yetlû aleykum âyâtina ve yüzekkiykum ve yuallimukumul kitabe vel hikmete ve yuallimukum ma lem tekûnu tâ’lemun.”

“Size İÇİNİZDEN bir RESÛL irsal eyledik ki sizi arındırıyor (temizliyor), size kitab ve hikmeti öğretiyor, bilemediklerinizi bildiriyor.”

Bakara sûresinin bu âyetini (151) yukarıda vermiş olduğum âyet-i kerîme ile birlikte bana öğreten, Abdülkerîm Ceylî hazretleridir. Bunlara devam ile sayısız faydalar hâsıl oldu. "KİTABI OKUMADA", hikmete ermede, hiç aklıma gelmeyecek olan şeylerin sırlarına ermemde Takdiri Huda ile âyetlere devam etmenin çok büyük faydalarını gördüm!

Biz fânîyiz, kısa bir süre sonra aranızdan ayrılır gideriz; ama isteriz ki biz de nîcelerinin hayra hikmete ermesine vesile olalım, ardımızdan üç ihlâs bir Fâtiha ile, "Allah razı olsun" diyenlerimiz olsun!

Bu sebeple, çok istifade ettiğim bu âyetleri burada sizlere açıklıyorum. Arzu edenler bu âyetlere günde yüz defa devam ederler! Veya daha âlâsı, önce birini günde bin defa ve oruçlu olarak kırk veya seksen gün devam ederler; sonra onu günde yüz defaya düşürüp ikincisini gene günde bin defa olarak kırk veya seksen gün yaparlar; sonra da her ikisine günde yüzer defa olarak devam ederler.

Kesinlikle bilelim ki bu âyetler Kur’ân-ı Kerîm’deki en değerli mücevherlerden ikisidir!

Allah kolaylaştıra!

yazdir

 

www.allahvesistemi.org