kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

Soyut bir kavramdır!

"Arş" dendiği zaman genelde göklerin ötesinde, gökleri ve dünyaları kapsamına alan bir kat düşünülür. Sanki ötelerde bir yerde bir yüce kat var, o bu dünyaları kuşatmış, Rab da onun üstüne oturmuş aşağıdakileri oradan gözlüyor ve yönetiyor!!!

"Kürsî" ismiyle işaret edilen yapı, "galaksi"dir!

"Arş" ise, melekût ile ceberût âlemi arasındaki muhayyel sınırdır!

Arş, soyut olan sırf mânâ ile çokluk arasındaki sınırdır.

İlimde vahdetin kesrete dönüştüğü sınırdır! Yâni ilmi ilâhi ile Esmâ ve Ef’al boyutu arasındaki sınır!

İlmin zuhûr mahallidir!

Milyarlarla galaksiyi ilminde barındıran yapının ilim boyutudur.

Milyarlarla galaksiyi ilminde barındıran, kapsamına alan yapının bilinç yâni dinî tâbirle ilim boyutu, tasavvufî deyimiyle Esmâ âlemi o günde “Arş” kelimesi ile izah ediliyor!

ara.jpg (366 bytes)

400 MİLYAR GÜNEŞİN YER ALDIĞI

SAMANYOLU GALAKSİSİ, ARŞ’IN İÇİNDE,

ÇÖLE ATILMIŞ BİR YÜZÜK HALKASI GİBİDİR!

Güneş sistemi, içinde bulunduğumuz Galaksi`de bir hiç mesabesindedir!.

Son tespitlere, verilere göre; Samanyolu adını verdiğimiz Galaksi`de 400 milyar güneş var... "İNSAN ve SIRLARI" isimli Kitabı yazdığım zamanki -1984-, verilere göre, Samanyolu`nda 100 milyar yıldızın tespiti yapılmıştı. Şu anda (sene 1994), aldığımız verilere göre Samanyolu`nda 400 milyar güneşin var olduğu tespit edilmiş.

Bir açıklamasında Rasûlu Ekrem şöyle diyor:

"Dünyanız ve yedi kat semâ, Kürsi`nin içinde çöle atılmış bir yüzük halkası kadardır. Kürsi de Arş`ın içinde gene çöle atılmış bir yüzük halkası gibidir." diyor...

Burada bahsedilen, "Kürsî" kelimesi ile ifade edilen saha, yapı, bizim Galaksi dediğimiz ve Samanyolu ismiyle tanımladığımız yapıdır; bizim tespitlerimize göre. Yani, 400 milyar güneşten, yani yıldızdan oluşan bir sistem...

Eğer gerçekten, şöyle bir hafsalamızı genişletip de biraz düşünürsek, o 400 milyar güneşin içinde bizim güneş, çöldeki bir yüzük halkasından başka bir şey değildir.

Ayrıca bu 400 milyar güneş benzerinin meydana getirdiği Galaksi gibi; şu andaki tespitlere göre milyarlarla Galaksi var!. 400 milyar güneşten oluşan Samanyolu Galaksisi gibi... Milyarlarla galaksi var evrende!.

İş bu kadarla da bitmiyor!.

Bu yıldızların, galaksilerin her birinde bizim algılayamadığımız dalgasal boyutlarında ve onun da altındaki kuantsal boyutta sonsuz sayıda âlem ve canlı-bilinçli varlık türü mevcut!.

Ve eğer anlayabilirsek, o milyarlarla galaksinin içinde bizim Samanyolu dediğimiz 400 milyarlık galaksi, çöldeki bir yüzük halkası gibidir...

Nitekim bu konuda Hz. Rasûlullah Aleyhisselâm şöyle buyuruyor:

-Fesubhanallah! Semâ gıcırdıyor! Secde edilmedik bir karış yer yok semâda!

Elbette bu "semâ" tanımlamasıyla "göze" hitâbeden yapıyı değil; "berzah" denilen, "âhiret" denilen evrendeki dalgasal boyutu anlayacağız..

İşte bu milyarlarla galaksiyi ilminde barındıran, kapsamına alan yapının bilinç yani dinî tâbirle “İlim Boyutu”, tasavvufî deyimiyle “Esmâ Âlemi” o günde "Arş" kelimesi ile izah ediliyor!.

ara.jpg (366 bytes)

ARŞ, MEKÂNSAL DEĞİL; BOYUTSALDIR!

Arş, mekânsal değil boyutsaldır!

Yani belirli bir mekânda ve mesafede değil; her birimin, birimiyetinden özüne doğru gidişte yer alan bir boyuttadır "ARŞ"! Yani boyutsal derinliktedir Arş, mekânsal değil!

ara.jpg (366 bytes)

Arş ise evreni ihâta eden, ancak zaman ve mekân kavramı dışında olan boyutsal bir kavramdır.

ara.jpg (366 bytes)

 

DÜŞÜNCENİN, İLMİN, BİLİNCİN

EYLEME DÖNÜŞ SINIRI!

ARŞ, mekânsal maddesel bir kavram değildir.Arş, bir sınırdır.

Eylemin-fiilin-oluşumların başladığı; düşüncenin, bilinci,ilmin veya başka bir ifadeyle somutun soyuta döndüğü mücerretin müşahhas a döndüğü sınır ARŞ’tır. Arş’la ifade edilebilmiştir..

Yani Arş mekânsal bir kavram değildir!

Evrenin başı veya sonu noktası gibi mekânsal bir kavramı anlatmaz.

İlmin, bilincin, fiile eyleme dönüş sınırıdır.

“Rahman Arş’ın üstündedir” âyetiyle işaret edilen anlam, Rahman ismiyle Allah’ın Rahmaniyet mertebesine işaret edilir.

Rahmaniyet mertebesi, Allah’ın bütün isimlerinin içine alındığı esmâ mertebesinin toplu adıdır. Yani varlığın aslı üzerinde Allah’ın ilmi ve kendisindeki esmâsının özellikleri hâkimdir ve tasarrufluk meydana getirir anlamınadır bu ifade..

İlmin, fiillere dönüş sınırı olarak konan “ARŞ” isminin kapsamı altındaki herşey, Allah isimlerinden bir terkibin mânâsını ortaya koyan sonsuz-sınırsız varlıkları kapsamına alır.

 ara.jpg (366 bytes)

 

SAYISIZ OLUŞUMLAR BOYUTUNUN

TEKİL DÜŞÜNSEL BOYUTLA

KESİŞME NOKTASI

 Evrenin orijininde de bir bilinç boyutu, bilinç safhası, mânâların oluştuğı bir ANA SAFHA vardır.. bir de bu mânâların eyleme dönüştüğü Kudret ya da enerji adını verdiğimiz noktadan başlayan oluşumlar safhası vardır.

Tasavvufta “ef’al boyutu” “efal âlemi” denen, bizim bugünkü dille “sayısız oluşumlar boyutu” adını vereceğimiz algılanabilir veya algılanamayan çokluk kavramlarının geçerli olduğu safhanın tekil düşünsel boyutla kesişme noktası, Din’de ARŞ diye anlatılır.

ara.jpg (366 bytes)

Kesret âleminin O’nun ilmiyle meydana gelmesi ve ezelden ebede bunun böylece devam etmesidir.

ara.jpg (366 bytes)

 

“Arş’ın Altı”, ef’âl boyutunu kapsayan alandır!

Arş’ın boyutsal altı için bir diğer tanımlama ile “Kâinat” ya da “Evren”diyebiliriz!

Ama mutlak mânâsıyla “Evren”! Yoksa, bugün dünya üzerinde konuşulagelen “evren” yâni “insanın evreni” değil!

ara.jpg (366 bytes)

 

İlâhi isimlerin mânâlarının kuvveden fiile çıkması; mânâdan birimselliğe, çokluğa dönüşmesi “Arş’ın altına tenezzülü”diye anlatılır.

ara.jpg (366 bytes)

“Arş’ın Üstü”, ‘’İlmi ilâhi’’dir!

İsimler yâni ALLAH’ın ilminde bulduğu özellikler âlemidir!

Tamamiyle mücerred (soyut) âlem olan CEBERÛT BOYUTUDUR!

ara.jpg (366 bytes)

 

ARŞ’A YÜKSELME

Arş’a yükselme, maddesel bir biçimde değil;’’Mirâc’’ın nihayetinde oluşmuş olan boyutsal bir sıçrama ile ulaşılan kavramdır

Arş’a âfaki yoldan-galaksileri aşmak suretiyle değil; enfüsi yoldan–kişinin kendi zât boyutuna yönelmesi şekliyle ulaşılan bir husustur!

Bizim üstümüzde altıncı kat yer, üstünde beşinci yer ve Ay’a kadar birinci kat yer vardır.

Esasen bu anlatım, bizim atmosfer tabakalarını tanımlamaktadır.

ara.jpg (366 bytes)

 

ARŞ’IN FEVKİ…

LİLLÂHİL VÂHİD’İL KAHHAR!

ARŞ’IN ALTI da, efal âlemidir. Sidre-i Münteha’dan başlayıp alabildiğine giden ef’al âlemidir; “Hayâli Kebir”dir!

Onun içine meleği de girer, insanı da girer cinni de girer, İnsanı Kâmili de girer.

Tüm âsar hep bu hayâl içindedir.

Hayâlin dışı dersen, ARŞ’ın fevki, “Lillahil Vâhid’il Kahhar!”

ara.jpg (366 bytes)

RAHMAN VE RAB’BIN

“ARŞ“ ÜZERİNDE YER ALMASI

“Rahman ve Rabb'ın "Arş" üzerinde yeralması” demek, o varlığın zâtî vasıflarla ve esmâ-i ilâhî’nin mânâlarıyla kâim ve mevcut olması, tasarrufunun her an ilmi ilâhî doğrultusunda Rabb'ın elinde olması demektir!

 Ef'âl âlemi” diye bilinen fiiller âlemi yani kesret âlemi, tümüyle “melekût” diye bahsedilen âlemdir. Bunun bir üst ya da alt boyutu olarak tanımlayacağımız, esmâ âlemi yani Allah'ın isimleri boyutu ise sırf mânâdan ibarettir ki bunda kesret yani çokluk kavramı mevcut değildir.

"Rab Arş'ın üzerindedir" ya da "Rahman Arş'ın üstündedir" gibi tanımlamalar ile hep, melekût âleminin içine giren her şeyin, ilâhî isimlerin tasarrufu ile mevcudiyet ve devamlarına işaret olunur!

ara.jpg (366 bytes)

 

RAHMAN’IN ARŞ ÜZERİNE

ISTİVA ETMESİ

ARŞ-I RAHMAN, “Rahman Arş’ın üzerine ıstıva etti “dendiği zaman; ARŞ’ın üstü esmâ mertebesidir; Rahmani vasıflardır; Esmâ’dır..

Ahmed Hulûsi

yazdir

Tüm Kavramlar Programı

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

 

www.allahvesistemi.org