"BÜHL"

  • “Saf”

  • “Ahmak”

  • Devası olmayan tek dert...

  • Hakikatin irfânı olmayan...

  • Kaybettiklerinin farkında olmayan...

  • Evrensel kişiliğini fark edemeyen...

  • “Allah” adıyla işaret edileni kavrayamayan...

  • "Tanrı" ya inanan...

DEVÂSI OLMAYAN TEK DERT,

“BÜHL”LÜKTÜR!

 “Bühl”, kaybettiklerinin farkında olmayandır!

“Bühl” kelimesi Arapçada “saf” kişiler anlamında kullanıldığı gibi “ahmak” anlamına da gelebiliyor.

Nitekim Hazreti İsa Aleyhisselâm’a ait olduğu söylenen şu sözde bu mânâ çok açık görülmektedir:

“Allah, devâsı olmayan tek dert yaratmıştır; o da “BÜHL”lüktür!.”

 Yâni, “ahmak”lıktır!.

 

BÜHL,

TANRISIYLADIR!

Zeki insan, ateist olur; akıllı insan, "Allah"a iman eder!.

"Bühl" ise tanrısıyladır!.

 

BÜHL’ÜN KORKUSU

 

Bühl’ün korkusu, Dünyayı kaçırmak; Ârifin korkusu, irfanını sınırlamaktır!

 

EVRENSEL KİŞİLİĞİNİ FARKEDEMEYEN,

“BÜHL”DÜR!

 Dünyada yaşarken, bu güne kadar bildiğiniz kişiliğinizden arınıp, “evrensel kişilik” edinemediyseniz; hâlâ da, bu yolda bilgi ve enerjinizi kullanamıyorsanız, bu hâl üzere ölümü tadacaksınız demektir.

“Evrensel kişilik” nedir bunu kavrayabildiniz mi?

“Allah” adıyla işaret edilenin ne olduğunu kavramamış olanların, “evrensel kişiliğini” fark etmesi de mümkün değildir.

“Evrensel kişiliğini” fark edemeyenler, geçmişte “bühl” olarak tanımlanmışlardır…

Onların tüm beyinsel faaliyetleri, dünyada bırakıp gidecekleri şeyler üzerine hasrolmuştur!.

Onlar için önemli değildir “evrensellik”!. “Evrensellik” kavramının yanına bile yaklaşamazlar.

Daha iyi nasıl yerler, daha çok nasıl ve kiminle seks yaparlar, daha çok nasıl kazanırlar, isimlerini daha çok nasıl duyururlar! Tüm yaşamlarını buna ayırmışlardır. Belki bazen de vicdanlarının sesini bastırmak için bir umre ya da hac yapar, sadaka, zekât dağıtırlar.

Tüm varlıkları, bir çukurluk bedenleridir; oysa, farkında bile değillerdir bunun!.

“Evrensellik nedir”; “evrensel kişilik nasıl oluşur”, bunlara ancak o istidat ve kâbiliyetle yaratılmış olanlar önem verirler; ve ona göre yönlenirler.

Gerisi içinse, “biri daha gitti sürüden!” derler…. Hepsi o kadar!.

 

CENNET EHLİNİN ÇOĞU

“BÜHL”DÜR

“Cennet ehlinin çoğunluğunu, BÜHL kimseler teşkil eder”

buyruluyor.

Evet, Cennet’e girenlerin çoğunluğunu “saf” vatandaşlar teşkil edecektir!. Âmennâ ve saddakna!.

Niye bu böyle?.

Çünkü Cennet ehlinin çoğunluğunda ilâhi rahmete nâil olma neticesinde, beyinlerinde dünyanın manyetik çekim alanına karşı koyacak olan “antiçekim dalgaları”nı üreten devre açılmış ve cennete gidebilecek güce nâil olmuşlardır. Ancak ne var ki, oralardaki sonsuz ve sayısız nimetleri değerlendirebilecek üst düzey kapasiteye ulaşabilmek için yeterli çalışmayı yapmamışlardır!. Cennette, dünyadan bildikleri sayısız zevkler ve bunların daha değişik türleri içinde ebedî bir yaşam süreceklerdir.

Ahmed Hulûsi

yazdir

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücresiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org

www.allahvesistemi.org