.

 

kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

İSTİYORUZ Kİ…

CÂMİLER BİLGİSAYARLAR VE KİTAPLIKLARLA BEZENSİN,

SÜSLÜ HALILAR VE AVİZELER YERİNE!

Atatürk Cumhuriyet'inde, kısmen de olsa Lâikliğin uygulandığı bu topraklarda dünyaya getirdiği için Allah'a şükrediyorum!.

"İslâm Dini"ne değil, böylesine keyfî şeriat anlayışına dayalı bir "din devleti" içinde yaşamadığıma da!. O yüzden düşüncelerimi şimdilik yasaksız bir şekilde yazıp açıklayabiliyorum!.

Her ne kadar Diyanet İşleri Başkanlığı bu düşüncelerimi paylaşmayı yasaklasa; hangi etkiler altında olduğu mâlum Diyanet Vakfı ile cemaatlerin fuarlarında kitaplarımızın satışına "yassah" dense de; yüzbinlerce ve yüzbinlerce okurumuz ve fikirlerimizi paylaşanımız olduğu için, gene sayısız şükürler!.

Ama gene de suçluyuz biz!. Çünkü, Ahmed Yesevî'den Mevlâna'ya; Muhyiddin A'rabî'den Yunus Emre^ye; Hacı Bektaş Velî'den Muhammed İkbal'e uzanan; Şahı Nakşıbend'de, Abdulkadir Geylânî'de, ve daha sayısız erende dile gelen "Allah" ve "İslâm Dini" anlayışını paylaşıyoruz!.

Kitaplarımızdaki Kur'ân anlayışında esas olarak Diyanet İşleri’nin bastırdığı Elmalılı Hamdi Yazır'ın "Hak Dini Kur'ân Dili" isimli tefsiri; ve gene Diyânet de dahil herkesin doğruluğunu tasdik ettiği "Kütübü Sitte"deki Allah Rasûlü açıklamalarını kaynak alıyoruz.

İnsanlar, korkarak değil severek; câhilce ve taklîden değil, bilgili ve hakikatini, hikmetini kavrayarak "İslâm Dini"ni değerlendirsinler istiyoruz!.

Suçluyuz!.

Arzuluyoruz ki, câmiler skolastik, korkutucu, kaçırtıcı akıl ve mantık dışı saçmalıkların anlatıldığı yerler olmaktan çıkıp; insanların sevgi yumağı hâlinde ilmi paylaştıkları; birbirlerinin derdiyle dertlenip, sevinciyle mutlu oldukları; "Allah" zikri ve fikri ile huzur buldukları; hoşgörülü insanların toplantı mahalleri olsun!. Bilgisayarlar ve kitaplıklarla bezensin o mahaller, süslü halılar ve avizeler yerine!. Gösterişten uzak, sâde ama insanların düşünce ufkunu açan; onlara yararlı bilgiler edindiren; "İslâm Dini"ni anlamayı ve gereklerini hakkıyla -takliden değil tahkiken- yaşamayı kolaylaştıran merkezler olsun!. Siyasi ve ekonomik çıkarlar için kullanılmasın bu kutsal yerler!.  

Bunun için de suçluyuz!.

ara.jpg (366 bytes)

 

İSTİYORUZ Kİ…

İNSANLAR İSTİSMAR EDİLİP

PARALARI GASBEDİLMESİN!

İstiyoruz ki, "Ölenin günahlarını affettiricez" diye çeşitli şekillerde insanlar istismar edilip paraları gasbedilmesin!. Aldığı para hatırına insanların ibadetine yön verip, akıl verip; o nafaka kesilirse de hiç ortada görülmeyecek olanlar, "Din adamı" diye topluma yutturulmasın!.

ara.jpg (366 bytes)

 

İSTİYORUZ Kİ…

ALLAH İLMİ KARŞILIKSIZ PAYLAŞILSIN!

Birisini suçlamanın karşılığı, Allah takdir ve iradesini inkâr yolundan ilerleyerek, imansızlığa

"İslâm Dini"nin anlaşılması için hizmet veren ne Ahmed Yesevî buna maddi bir karşılık almıştır, ne Mevlâna, ne de hepsine ışık tutan Allah Rasûlü!. Üstelik bütün zenginliğini bu yolda Allah için harcayıp; hiç bir şeysiz âhirete intikal etmiştir. Ona uyanların pek çoğu da "Din" adına toplayıcı değil, verici, dağıtıcı olmuşlardır!.

"İslâm Dini" günümüze kadar hemen her toplumda hep tasavvuftan feyz almış gönül ehli evliyâdan yayılan sevgi ve irfan dolu yaklaşımla yayılmış ve gelmiştir!. Câmiler ise esef vericidir ki, gönül ehli kişilerin sevgi ve irfan yollu kazandıklarını kaçırmak için ellerinden geleni ardlarına koymayanlarla doludur!. Ve bu duruma Başkanlıkları tarafından seyirci kalınmaktadır!.

Herkesi cehenneme atan; akla, mantığa bilime aykırı konuşan; ihtiyar kimsesiz dul kadının kolundaki bir bileziğe zekât verdirip, yatları, özel uçakları binekten sayarak zekât düşürmeyenlerin bu anlayışları nasıl "İslâm Dini"ni bağlar ki?

ara.jpg (366 bytes)

 

İSTİYORUZ Kİ…

İNSANLAR DÜŞÜNSÜN!

Evet, bakış açısı belli Ahmed Hulûsi'nin görüşleri topluma büyük hızla yayılmakta ve paylaşım bulmaktadır; oysa bu çok zararlıdır (kime?); bu yüzden kitaplarının okunması, video kasetlerinin seyredilmesi, ses kasetlerinin dinlenmesi yasaktır!.

Diyânet İşleri Başkanlığına göre, Diyânet Vakfına göre; bazı cemâat liderlerine göre!.

Evet, gerçekten yasaklanmalı, çünkü biz insanları düşündürmeye başladık!.

“Aklınızı kullanın, kendi yolunuzu kendiniz çizin; güdülen olmayın!” diyoruz. Ve düşünen insanlar çığ gibi büyüyor; gerçekleri görüyorlar!.

Gelin "İslâm Dini"ni bugün ulaştığımız bilim ve anlayışla yeniden değerlendirip gerçekleri araştıralım! Kini, nefreti, ayırımı bir yana bırakıp, her birimiz diğerimizi olduğu gibi kabullenip, imkânlarımızı birleştirip, yaşamı kolaylaştıralım!. İnsanlığın ortak kaderi olan ölümötesi yaşam gerçeğine sevgi ve irfan yollu bir anlayışla hazırlanalım.

“Karşınızdakini seviniz ve sayınız. Çünkü o, Hakk`ın varlığıyla varolmuştur; incitmeyiniz, dil uzatmayınız!” diyen Ahmed Hulûsi'nin kitaplarını okumak, kasetlerini seyretmek ya da dinlemek elbette "yassah" olmalıdır!!!

Ancak, kimlerin çıkarlarına ve neye göre?...

ara.jpg (366 bytes)

CÂMİ’DE İMAM’A GEREK YOK!

(SORU: Câmide imama gerek yok mu? )

Hayır, câmide imama gerek yok!

Namaz vakti geldiğinde câmiye insanlar toplanır, içlerinde en ehil oraya geçmeye kim varsa aralarında karar verirler, ”sen bu işi daha iyi biliyorsun” derler ve başa geçirirler, hep beraber cemaatle namaz kılınır.

Rasûlullah devrinde de Rasûlullah’ın uygulaması buydu!

 

yazdir

Tüm Kavramlar Programı

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org