.

 

 

kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

“DİLSİZ”

 

GERÇEKTE VAROLMAYAN BENLİĞİNDEN SÖZ ETMEYEN…

KESRET HÂLİNDE KONUŞMAYAN…

YOKUN KAVGASINI YAPMAYAN…

 "Yâ Gavs-ı Â'zâm, kıyâmet gününde, indimde mahlûkâtın en sevgilisi sağır, dilsiz, kör, hayrette olan ve ağlayandır! Kabirde de bu böyledir!"

Tamamiyle mecâzî işaretlerden oluşan bir beyân...

"Kıyâmet gününde". Her şeyin içyüzünün, gerçeğinin ortaya çıktığı anda!

"yevm" hem "gün" anlamında kullanılır, hem de "an" anlamında kullanılır. Burada istikbâle dönük belirli bir kıyâmet günü anlaşılabileceği gibi, herşeyin içyüzünün ortaya çıkıp âşikâr olduğu, hakikatının anlaşıldığı "an" diye anlamak da mümkündür. Hatta denilebilir ki, burada esas vurgulanmak istenilen mânâ bu ikincisidir.

Kıyâmetten murad olarak "içyüzlerin, gerçeklerin ortaya çıktığı an" kavramını anlarsak, gerisini de şu şekilde yorumlamamız son derece kolay olacaktır:

"Halkolmuşların en sevgilisi." Zâtımda, ehadiyyetimde yaşarken kendi sonsuz mânâlarımı seyretmeyi murad ettiğim için esmâ mertebesine tenezzülüm dolayısıyla var kıldığım birimlerin en sevgilisi yani beni izhar istidadına sahip olanı.

"Dilsiz";

vehmî, izâfî gerçekte varolmayan benliğinden sözetmeyen. kesret halinde konuşmayan. yokun kavgasını yapmayan!

ara.jpg (366 bytes)

Burada hemen Hazreti Muhammed Mustafa Aleyhisselâm’ın şu duasını hatırlayalım:

"Allah’ım, hayretimi arttır!"

Tasavvufta hayret makamı vardır. Bu makama gelen kişi, günbegün perdelerinin kalkmasıyla hayretten hayrete düşer. Çünkü, o güne kadar çeşitli şartlanmaların tesiri altında, yanlış bilgiler sonucu, olmayan şeyleri var sanarak yaşarken; işin hakikatına yönelme sonucu, eşyanın hakikatını görmeye başlayınca büyük hayretlere düşer. Hayretin sebebi her şeyin hakikatı olan Allah'ın esmâsını seyrin neticesidir.

ara.jpg (366 bytes)

 

ALLAH’I BİLENİN DİLİ TUTULUR!

 "Sağır, dilsiz, kör, hayrette olan" tanımlamasını tasavvuf ıstılahıyla şöyle de anlatmak mümkündür;

"Allah'ı bilenin dili tutulur" hükmünce, gözündeki perdesi kalkarak, Zât-ı ilâhîyi müşahede eden sağır olur, izâfî varlıklardan yükselen sözleri ve hükümleri işitmez olur; hakikatı açıklayamayacağı için, dili konuşmaz olur, bilir ki hakkında konuşacağı varlık O'dur! Her an O'nun yeni yeni şânlarını seyretmekten hayrette olur. Ki dünyada da âhirette de böyledir.

Ahmed Hulûsi

yazdir

  AB1.jpg (952 bytes)

 

www.allahvesistemi.org

internet kitapçınız kitapyurdu.com