KAVRAMLARLA KURÂN-I KERİM'E BAKIŞ

 

Ahmed Hulûsi'de Kavramlar

 

 

 

HER AN VAROLUŞ VE YOKOLUŞ SÜRECİNDE
TEK HÜKMÜ GEÇENDİR
 

 

HER AN GEÇERLİ OLAN VAROLUŞ VE YOKOLUŞ SÜRECİ

 

"İSLÂM FITRATI"

(Zamansallıkla bağlı değil; her an geçerli sistem)

  • İnsanlar tek bir ümmetten (İslâm fıtratı üzere yaratılma gerçeği) başka bir şey değildi, ayrılığa düştüler! (Anlatılmak istenen; varoluşun, zamansallıkla anlaşılan değil, her an geçerliliği olan olduğu. Şöyle ki: Her insanın, yaratılış olarak İslâm fıtratı üzere tek bir esasa göre meydana geldiği, anne-babasının dinini benlenince ayrılığın oluştuğuna işaret ediliyor. A.H.) Eğer Rabbinden öne geçmiş bir söz (kullukların gereğinin yaşanması hükmü) olmasaydı, hakkında ayrılığa düştükleri konuda aralarında hüküm verilirdi.(Yunus/19)

OLUŞUMU OLUŞTURAN

("BİZ" HÜVİYETİ->Fiilin gerçek fâili)

  • "BİZ" tanımlı anlatım Kur'ân-ı Kerîm'de sık sık geçmekte; sözü edilen varlığın, mânâ boyutunu kendi "Esmâ"sıyla yarattığı gibi; fiillerini dahi gene "Esmâ" özellikleriyle yarattığını  her sırası geldiğinde vurgulamaktadır. Bu yüzden de onlardan açığa çıkan etken fiilleri kendi üstüne almış olarak, "BİZ" hüviyetini vurgulamaktadır fiilin gerçek fâili olarak! Yalnızca Esmâ özelliklerinden meydana gelmiş âlemler ve âlemleri meydana getirmiş olan "Esmâ" mertebesine işaret amaçlı olarak da "RABB-ÜL ÂLEMÎN" tanımlaması kullanılmaktadır.

 

("Allah Adı" ile işaret edilenin)

KENDİ "ESMÂ'SIYLA TEDBİRÂTI"NIN YÜRÜDÜĞÜ OLUŞUMLAR

 
  • Oluşumdaki "El Esmâ" özellikleriyle yansıttığı anlamlarla, kendisinin, asla ve kesinlikle kayıtlanmaması, sınırlanmaması; açığa çıkardıklarının, hiçbir zaman hiçbir şekilde "ZÂTINI" tanımlayamayacağı gerçeği de, kendisinin "âlemlerden Ganî" ve de "benzeri hiçbir şey olamayacağı" uyarılarıyla fark ettirilmektedir! Bu da demektir ki... Âlemlerdeki "tedbirâtı", "El Esmâ"sının açığa çıkış sûretleri olan her isim ardındaki yoluyladır. İster burçlar ismi altında açığa çıkış sûretleri; ister evrendeki bildiğimiz-bilemediğimiz varlık sûretler; ister şuur, bilinç sûretleri; ister görünmeyen varlıklar; ya da cehennem veya cennet diye tanımlanan boyutlar, hep, kendi "Esmâ'sıyla tedbirâtının" yürüdüğü oluşumlardan başka bir şey değildir!

(Birimin sonsuza dek içinde yaşayacağı)

BOYUTLARIN VAROLUŞ VE İŞLEYİŞ SİSTEM VE DÜZENİ

  • "KİTAP", "Hakikat'i ve Sünnetullah'ı içeren BİLGİ" anlamınadır."Hakikat BİLGİSİ" oluşu itibarıyla birimin, algılanan veya algılanamayan her şeyin "Hakikat"ini açıklarken; "Sünnetullah BİLGİSİ" olması itibarıyla da, "birimin sonsuza dek içinde yaşayacağı boyutların varoluş ve işleyiş Sistem ve Düzeni"ni bildirmektedir.İnsan, arzda "halife"dir... Bu hem dünya anlamına hem de beden anlamına değerlendirilir. Çünkü "insan" beden ötesi bir yapıdır; ve bedeni terk ettikten sonra da birçok "Bâ's" oluşla yaşamına devam eder sonsuza dek.

 

 

HER AN VAROLUŞ VE YOKOLUŞ SÜRECİNDE KESİNLİKLE YERİNE GELEN HÜKÜM

("EMRULLAH")

 

    ·       Zâtî Tecelli

    ·       Allah Emri

    ·       Allah Hükmü

    ·       "O Saat"in ("Kıyamet"in) oluşması hükmü

    ·       Planlanmış (yerine gelmesi kesin) bir kader

 

 

 

    ·    HÜKMEDEN->ALLAH!

     ·    HÜKMÜ, KESİNLİKLE YERİNE GELEN->ALLAH!

 
  • ALLAH HÜKMÜ("Emrullah"), YERİNE GELİR…

  • Başından sonuna hüküm, Allah'ındır! (Allah, Hükmeden ve hükmü kesinlikle yerine gelendir(“EL HAKEM”)!

 

 

{"Sünnetullah" diye tanımlanmış yaratış sistem ve düzeninin

HER AN VAROLUŞ VE YOKOLUŞ SÜRECİNDE TEK HÜKMÜ GEÇEN}

 

"MÂLİK'İ YEVM ED DİYN"

 
  • "EL MELİK" {Mülkü hükmünde olan Esmâ mertebesinde dilediğince şe'n alarak fiiller âlemi sûretlerinde tedbir edendir!}

  • "EL MALİK'ÜL MÜLK"{Mülkünde dilediğini tedbir edip, hiçbir birime hesap verme kavramı olmadan dilediğini uygulayan.

  • DİN GÜNÜ{Zâtî tecelli-"Emrullah"-Allah hükmünün fark edileceği gelecekteki sonsuz süreç-Kıyâmet-"Hû"nun salâtı-"Haccı Ekber"" Günü[Allah ve Rasûlünden insanlara bir ezan (çağrı)]-Kurân'ın verdiği büyük haber-Allâh'ın hükmünü açıkladığı süreç-Din hükümlerinin (Sünnetullah) yaşanmakta olduğu süreç)-Bütün insanları örtüp bürüyen o "Büyük tecelli" ("Gâşiye")-Ruh'u A'zam müşahadesi-Meleklerin(Kuvvelerin) saf saf (Mertebe mertebe) geldiği-insanın hatırladığı(sorguladığı) süreç-"Bilinen o meşhur "An"-"Gün"-Herşeyin içyüzünün-gerçeğinin ortaya çıktığı o muhteşem "An"-Şahid olunan-kendisinde hiç bir seyin gizli kalmadığı süreç-Dünya hayatında da şahitlerin kıyam ettiği gün-Ölçünün "Hak" olduğu "Gün"-Dönüşüm süreci için ölçüsü "Hak" olan terazilerin konduğu "Gün"-Allah'ın iman edenlerle diğerlerinin arasında hükmedeceği "Gün"-"Emr"in (mutlak hükümran, tüm kuvvelerin sahibi) Allah'a ait olduğuna (beşeri, göresel hiç bir değer ve temenninin geçerliliğin olmadığına şâhid olunan "An"-Dağların yürütüldüğü, Arz'ın(bedenin) çırılçıplak görüldüğü, herşeyin haşredildiği/toplandığı-hiçbir şeyin ihmal edilmediği O "Gün"-"Arz"ın ürettiği enerjileri ihraç ettiği- bütün haberlerini söylediği "Gün"-Yeryüzünde yaşamış tüm insanların tek bir platformda biraraya geldiği-toplandığı süreç-cem oldugu "Gün"-Tüm yaratılmışların "İlk defa" yaratıldığı durumdaki gibi beşeri özelliklerden-dünyevi nisbetlerden soyutlanarak "Ferd"ler olarak huzura geldiği "Gün"-Uyarılma Günü-İstisnasız her birimin Rabbi ile arasında hiçbir tercüman olmaksızın-müşahedeye mâni hiçbir engel olmaksızın konuşacağı süreç-Dışarıda-ötede bir sığınağın olmadığı, her birimin varacağı tek sığınağın "Rabb"i olduğunun müşahede edildiği "Gün"-Allah'ın vechinden gayrı herşeyin helâk olduğu "An"-Başını ne yana döndürürsen Allah'ın Vech'inin görüldüğü "An"-Bütün işlerin Allah'a döndürüldüğü "Gün"-"O Saat"(Vefat)-"Ölüm"(Allah'ın Emri)-Ölüm sarsıntısı-Ölümün yaşandığı süreç-Bilinçlerin ölümü tadışı-Fiziki ölümün akabi-Âhiretin ikinci devresi-"Bâ's"-Kıyam edilen Gün-Ahiret Günü'nün birimin varlığında açığa çıkış süreci-İnsanların "Beden kabirlerinden İlâhi güçlerle kalkarak uyandığı"  O meşhur "Gün"-Mânevi Diriliş-Ruhani Diriliş-Hakiki Diriliş-Uyanış-Dâim-ebedi gerçek olan Allah'ın kabirlerdeki bilinçleri("Ölü"leri) "Hakikat İlmi" ile dirilttiği süreç-Yapılanların sonuçlarının açıkça görüleceği süreç-Ardında hiçbir şey yapılamayacak ortam-Yeniden yapılanma evresi-"Dünya"nın manyetik alanının  ortadan kalktığı süreç-Bir yapının diğer bir boyuttaki yaşam biçimine dönüşme süreci-"Ruh boyutu yaşamı"nın, "nûrânî yaşam boyutu"na dönüşmesi süreci-"İçinde bulunulan "An"dan sonra gelen "diğer anlar"-Nesnel âlemin dönüşümler hâlinde devam ettiği süreç-Yalnızca Nebi Ekrem aleyhisselâm ile Sâlihlerin kurtuluşa ereceği  "Gün"-Yardımın yalnız ve ancak Allah indinden geleceği "Gün"-İman sahiplerinin Allah Rasûlünün uyarılarını dikkate alarak yaşamına yön verme süreci-Allah'a verilen sözde sebat edenlerin(Ahd-ü vaade sâdık kalanların) "Öz"e dönüşlerinin gerçekleştiği "Gün"-Sahip olduğunuzu sandığınız, gerçekte ise size Dünya yaşamında emanet olarak verilmiş "Herşey"in yegâne sahibinin(üzerlerindeki tek tasarruf sahibinin) "Allah" İsmiyle işaret olunan Mutlak Zât olduğuna şahid olma süreci-Dünyada iken  Allah'ın Kurân ile-Rasûlullah uygulamaları ile bildirdiği çalışmaları yapmayanların veya yetersiz yapanların zayıf ve  enerjisiz kalmaları nedeniyle hüsrana uğradığı süreç-Ne alışverişin, ne dostluğun, ne de şefaatin olmadığı gün-Gerçeği örtenlerin ne mallarının ne de evlâdlarının Allah'a karşı hiçbir yarar sağlamayacağı "Gün"-Şirk ehlinin(Allah yanısıra bir İlâhın veya ilâhların var olduğunu zanneden-varsayan-vehmeden zihnin) tâbi oldukları ile arasındaki sebeplerin-bağların parçalanış kopuş süreci...(Kendisini Allah'tan gayrı bir varlığın kurtaracağı ümidi-beklentisi içinde yüzünü Allah'tan gayrı çevirdiği herşeyin kendisi gibi âciz bir yaratılmış-kul olduğu ve tüm beklentilerinin hüsranla sonuçlandığı gerçeğini bilfiil yaşadığı -tüm varlık üzerindeki mutlak otorite, Mâlikel mülk olan Allah'tan mahrum kalma süreci)-Ayırt etme süreci-Hayâle, Fâniye dalanların Dünyada da, Âhirette de fiillerinin boşa gittiği(Hüsrana uğradığı) "Gün"-Boyutsal Dönüşüm-Teslim Günü(İslâm)}

 

UYANARAK "SALÂT"I YAŞA!

"KUL": DE Kİ!"-"Salât"ı ikâme et!
{HATIRLATILANLARI{"OKU"DUKLARINI
("Evrensel Mânâlar"ı) YAŞA}

 
  • 'Mülkün Malik'i olan Allah'ım... Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın. Dilediğini aziyz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Kesinlikle Sen her şeye Kaadir'sin.'" (3. Âl-u İmran: 26)

  • “EL KAADİR”{İlmindekileri kudretiyle bir nedenselliğe dayanmaksızın yaratıp seyreden! Bu hususta asla sınırlanmayan!}

 

KURÂN'I BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUNUZ?

{O, âlemler(İnsanlar) için yalnızca bir Zikir'dir (HATIRLATMADIR!)-Tekvir/26}!

 

 
 
 
 

 

FÂTİHA SÛRESİ

 

 

 

 

  Word olarak yükle  

 

SALÂT(Namaz)

 

 

 

 
 

KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

2012 ® RADYO YANSIMALAR web sitesi. 24 saat yayın

www.allahvesistemi.orgg