kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

FEYZ

  • Beyinde meydana gelen açılım...

  • Güçlü beynin yaydığı ya da yönlendirdiği dalgalarla kişinin beyninde yaptığı açılım...

  • Bir velinin beyninden çıkan güçlü dalgaların diğer beyni kendi frekansına programlayarak onda benzer açılımı oluşturması...

  • Telepatik bir olay

 

"FEYZ" VERMENİN SİSTEMİ

(Soru: Feyz vermenin sistemini nasıl anlamalıyız?..)

Her an hepimiz birbirimizden feyz alıp-veriyoruz. Telepatik bir olaydır...

 

FEYZ, GÜÇLÜ BEYNİN YAYDIĞI YA DA YÖNLENDİRDİĞİ

DALGALARLA KİŞİNİN BEYNİNDE YAPTIĞI AÇILIMDIR.

Bir velinin beyninden çıkan güçlü dalgaların diğer beyni kendi frekansına programlayarak onda benzer açılımı oluşturmasıdır.

Kişinin beyin kapasitesi ne kadar güçlü ise, yayını ve “dua”sı da o nisbette tesirlidir... Yalnızca konuştuğunuzda değil, düşündüğünüzde dahi tüm düşüncelerinizi beyin kapasitenizin kuvveti kadarıyla dünya üzerinde yayınlıyorsunuz.. Ve bunlar, aynı frekanstaki bir beyin tarafından içime doğdu gibisinden algılanıp değerlendiriliyor.. Bir kısım mânevî görevlilerin yani “irşad kutuplarının” tasarrufu bu yöndendir!.

Feyiz” denen şey dahi güçlü beynin yaydığı ya da yönlendirdiği dalgalarla kişinin beyninde yaptığı açılımdır...

 

ÂLEMLERDEN GELEN FEYZ (İlâhi Feyz)İN

İNSANLIĞA DAĞITILMASI...

Kutb-ul irşâd, âlemlerden gelen feyzi insanlığa dağıtır. Kutb-ul irşâd, dünya işlerine karışmaz. Dünyada olacak olaylara, yani insanların kişisel durumu ile ilgili işlere karışmaz.

Âlemden gelen feyzi, yani bulunduğu devir içinde çeşitli burçlardan gelen kozmik ışınımı gereken kişilere kanalize ederek onlarda belli bir bakış açısını oluşturur.

 Kutb-ul irşâd`ın vazifesi, gelen mânevî feyzi gerekli olan kişilere ve yerlere dağıtmaktır. O`nun görev alanı Kutbül Aktâb başkanlığındaki Ricâl-i Gayb’tan tamamen başkadır...

Kutb-ul İrşâd`ın emrinde de kutuplar vardır... Kutb-ul Aktâb`ın da emrinde Kutuplar vardır...

Kutb-ul İrşâd`ın emrindeki kutuplar, irşâd kutuplarıdır. Bunlar, yetişmesi imkân dahilinde olan kişilerin yetişmesi için gerekli olan feyzi de dağıtır.

Meselâ, bir kişi gider bir şeyhe bağlanır. O şeyh aslında yetersiz bir şeyhdir... Ama o kişi de, istidatlıdır. Bir şeyler olması lazım!. İşte o zaman "Kutb-ul irşâd"ın emrindeki "irşâd" kutupları, mânen o kişiye müdahale eder ve yetiştirir.

O kişi zanneder ki, "Ben şeyhimden alıyorum" Hayır!. Şeyhinden almıyor!. Şeyhinde gerçekte hiç bir şey yok!..

Ama O, sâfiyetle o şeyhe bağlandığı için, "Kutb-ul irşâd"ın emrindeki "irşâd" kutubları tarafından yetiştirilir... Bu durumu ne o kişi ne de şeyhi bilir...

İşte "İrşâd" Kutubları, "Kutb-ul İrşâd"dan aldıkları feyzi dağıtan kutuplardır. Ancak bu dağıtılan "feyz"i sadece kişi yetişmesiyle kayıt altına almamak gerekir.

Dünya insanları arasında oluşan çeşitli akımlar, eğilimler hep bu "feyiz" kapsamına girer!. Bu kelimenin anlamını çok geniş anlamak îcâbeder.

"Müceddid"ler yenilemeyi yapar, o tecdit istikametinde "Kutb-ul İrşâd"la diğer kutuplar feyzi yayarlar...

"Kutb-ul İrşâd", ilâhi feyzi yönlendirir. İlâhi feyzin yönlenişi de, "Müceddid"in, yenilediği konuya dönük olarak oluşur. Dolayısıyla, "Müceddid", "Kutb-ul İrşâd"la parelel çalışır. "Müceddid"in olmadığı zamanlarda da "Kutb-ul İrşâd" görevlidir. O, devam eder... Ancak, tecdit bâbında, "Müceddid" geldikçe, "Müceddid"in istikâmetinde O`nunla paralel çalışır.

"Kutb-ul İrşâd"lar, "Nübüvvet-i Tâ`rifiyye" kemâlâtıyla görev yaparlar... Tecdid görevini yaparlar, fakat yüzleri halka dönüktür. "Müceddid" de, "Nübüvvet`i Tâ`rifiyye" kemâlâtından hissedâr olarak gaybından alır, halka verir.

"Müceddid", gaybından aldığı ilmi, "Kutb-ul irşâd"ın boyutsal olarak âfâktan aldığı feyizle birleştirir, halka yayar. Çevresine yayışı kendindendir; dünya üzerine yayışı, "Kutb-ul İrşâd"ın gücünden yararlanacaktır...

 

 HER VELİ,

BİR NEBİNİN FEYZ ALDIĞI AĞIRLIKLI BİR İSİMDEN-

GETİRDİĞİ HAKİKATTEN FEYZ ALIR.

Eğer ehli isen, kişinin haline, ef`al ‘ine baktığın zaman, kimin, neyin vârisi olduğunu, nereden feyz aldığını, ilminin hangi mertebeden kaynaklandığını, bilirsin!

Her veli, bir Nebinin feyz aldığı ağırlıklı isimden, getirdiği hakikatten feyz alır!. Kimi Adem`den, kimi Nuh`dan, kimi İbrahim`den, kimi Musa`dan, kimi de İsa`dan alır; selâm olsun hepsine!..İlimleri ve hâlleri farklı farklıdır.

"Dilediğine hidâyet eder!." diyor, âyet. Yani,

Dilediğine, Allah nuru ile hidâyet eder, dilediği yerde kendisini ona tanıtır.

Ve:

" Nerede olursanız olun , O sizinledir!."

Düşün, yatakta, odada, fabrikada, şurada-burada, aklına gelen her yerde, nerede olursan ol, "nefs"inin bir an olsun senden ayrılması var mı?.. Yok.. Tümüyle örtülü olmasına rağmen, O nefs sende, seninle mevcut!.

 

EVLİYANIN FEYZ VERMESİ

"Evliyanın feyiz vermesi" denilen olaya gelince...

Bu kişi, yapmış olduğu yoğun zikir ve riyazat sonucu, beyninde oldukça önemli bir kapasiteyi kullanabilir hâle gelmiştir. Bu sebeple, çok güçlü verici dalgalar yayabilmektedir.

Böyle birini bulduğunuz zaman, o kişi, güçlü verici beyin dalgalarını sizin beyninize yönlendirir... İşte o anda, sizin beyninizde, o güne kadar açılmamış ek bir kapasite devreye girer ve o ana kadar anlamadığınız, fark etmediğiniz bir hususu kolaylıkla anlar hale geliverirsiniz... Konuştuğu birkaç cümle, beraberinde böyle bir güç olduğu için, sizde önemli gelişmeler sağlar... Ve böylece denir ki "ben filanca zat'a gittim ve bana şöyle feyiz verdi... O anda çözüverdim bir çok meseleyi!."

(Soru: Sistemde her şey özden geldiğine göre Evliyalardan gelen feyz nasıl olur?..)

Evliyadan gelen ya da burçların hakikati olan meleklerden gelen "ÖZ" kapsamı dışında mı?...

"ÖZ" kavramını, tanrı kavramında olduğu gibi öteye atmayın lûtfen!.

tuvale!..

Ahmed Hulûsi

Word olarak yükle

Tüm Kavramlar Programı

yazdir

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org