kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

 

BEDENSEL ÇIKARLARINA UYGUN OLAN “ŞER”,

TERS OLAN “HAYIR”DIR!

Hayır ve şerrin gerçeği şudur:

Seni, yani şuurunu, isimler bileşiminin yapısından ve kayıtlarından kurtarmaya çalışan şey, hayırdır...

Seni terkipsel yapına, bedensel yapına çeken, kendini beden gibi, birim gibi kabullenmene yol açan şey de şerdir!.

Gerçek böyledir!.

Buna karşın bedensel çıkarlarına göre ise; senin bedenine, tabiatına uygun gelen şey, hayırdır... Seni bedeninden uzaklaştıran, bedenin istek ve arzularına cevap vermeyen şey de sana şerdir!.

Hemen burada, şunu anlamalıyız!.

Senin bedenine uygun gelen; bedenin istek ve arzularına cevap veren, seni bedenselliğe çeken istek ve arzular, demek ki gerçekte “şer”dir...

Eğer bunları anlayıp, idrak edersen, artık kendini buna göre düzenlemek zorundasın!.

ara.jpg (366 bytes)

 

KİME NE ZAMAN VE NASIL

İYİLİK VE FENALIK YAPMIŞ OLURUZ?

Fenâlık nedir?.

Kime nasıl fenâlık yapmış oluruz, kime nasıl iyilik yapmış oluruz?..

İyilik ve fenâlık kelimelerinden anlaşılan mânâ nedir?

Senin tabiatına uygun olan şeyi, ben sana ulaştırdığım zaman, sana iyilik etmiş olurum. Senin anlayışına göre!.

Senin tabiatına ters düşen şeyi sana ulaştırdığım, sana ulaşmasına vesile olduğum zaman da sana fenâlık etmiş olurum!. Gene, senin anlayışına göre.

Fakat gerçekte, senin tabiatına ters düşen şeyi, sana verdiğim zaman sana iyilik etmiş olurum! Senin tabiatına uygun olan şeyi sana verdiğim zaman sana iyilik etmiş olmam!. Hakîkat açısından! 

ara.jpg (366 bytes)

 

ALLAH’TAN GAYRI YOK İSE

HAYIR VE ŞER OLUR MU?!!!

“Hayır” nedir? “Şer” nedir?

Herşey, Allah!..

Herşey Allah’sa hayır ve şer olur mu?

Şu çalışan klima, şu lâmbalar, buzdolabı, elektrik süpürgesi, ütü..

Bunların hepsi ayrı ayrı şeyler değil mi?

Ama hepsi de elektrikle mevcut…

Ütüyü ben bıraktığım zaman yere, düşüp kırılır mı?

Ampüle sopayla vursam ne olur?

Aslının elektrik olması, ampülün kırılmaması mı demektir?

Ütünün düştüğünde bozulmaması mı demektir?

Buzdolabının çalışamaz hâle gelmesi mi demektir?

Burada anlayamadığımız önemli bir nokta burası..

Şu tahta yanar mı?

Yanar!

İçindeki atomlar yanar mı?

Atomlara birşey olmaz, atomlar yanmaz!

Dolayısıyla hepimizin hakikatinin Allah olması, Özümüzdeki varlığın Allah olması, bizim düşünce boyutundaki birimsel varlığımız itibariyle yanmamamız diye olayı getirmez, yanarız!

Yanmamak için de gereken şeyleri de Hz.Rasûlullah bildirmiş..

En başta ne demiş?

NAMAZ!

İslâm’ın en önde gelen umdesi, Namaz!

Tabii namaza gelmek için Kelime-i şehâdeti getirmek lâzım.. Yani evvelâ o fikriyatı kabul ediyorum deyip evvelâ namaza gelmek lâzım; namazı yaşamak lâzım!

ara.jpg (366 bytes)

 

HAYRIN VE ŞERRİN KAYNAĞINI

İDRÂK ETMEYE ÇALIŞINIZ…

Ne gecenin şerri vardır, ne de sabahın hayrı!.. Hayrın ve şerrin kaynağını ve  gerçeğini  idrâk etmeye  çalışınız.

ara.jpg (366 bytes)    

Gerçek  katında,     ne  hayır vardır,   ne de     şer!.

 ara.jpg (366 bytes)

“HAYIR” VE “ŞER” DİYE TANIMLADIĞIN BÜTÜN OLAYLAR,

“ALLAH” İSİMLERİ İLE İŞARET EDİLEN MÂNÂLARIN

FİİLLER ÂLEMİNDE ORTAYA ÇIKMASIDIR!

HOŞUNUZA GİTMEYEN NİCE ŞEYLER VARDIR Kİ, SİZİN İÇİN HAYIRLIDIR VE SİZE HOŞ GELEN NİCE ŞEYLER VARDIR Kİ, SİZİN İÇİN ŞERDİR. ALLAH BİLİR, SİZİ BİLMEZSİNİZ.” (2-216)

Âyetiyle de işte bu gerçeğe işaret ediliyor.

Şimdi, fenâlık denen şey kişilerin terkibine, tabiatına uygun olmayan şeydir! Ve, “bu sendendir” derler. Hz. Muhammed’i kastediyor. Hz. Muhammed aleyhisselâmda ilâhi hakikat zâhire çıkmakta olduğu için.

Şimdi burada, önce “fenâlık” kelimesiyle kastedilen mânâ nedir? bunu anlayalım.

De ki: o sizin gördüğünüz, fenâlık dediğiniz şey, Allah’tandır” Muhammed’den değildir!. “Allah’tandır!” diyerek gerçeği göstermek istiyor!

Yani, terkibin itibariyle baktığın zaman, hayır ve şer söz konusudur!. Terkibine ters düşen şeye “şer” adını verirsin. Tabiatına ters düşen şeye, “şer” adını verirsin. Tabiatına uygun düşen şeye de “hayır” adını verirsin.

Fakat hakîki mânâda hayrın ve şer’in ne olduğu, Allah’ca malûmdur!.

Dolayısıyla, her halûkârda da, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğini kabullenmek gerekir.

Esasen nefsin hakîkatı, Hakk’ın esmâlarının terkibidir! Öyleyse nefsindedir, derken, o terkib dolayısıyla, ortaya çıkıyor o şer!.

Peki o terkib, ilâhî isimlerden meydana geldiğine göre, şerrin, yani şer dediğimiz bu olayın kaynağı Allah değil mi?..

Allah  değil, Rab!.

Çünkü Allah’ta karşıtlılık yok ki!. Terkibde kayıtlılık sınırlılık var!

Her ne kadar terkibin mâhiyeti, Allah’a dayanırsa da terkib oluşu yönünden, “nefs” kelimesiyle kastedilir!

Rubûbiyet mertebesindeki, senin varoluş tarzın-şeklin-biçimindir. Bundan dolayı da şer nefse bağlanır, Allah’a bağlanmaz! Ve zaten onun şer oluşu, nefsine göredir!. Allah’a göre değil!.Yani terkibine ters düştüğü için, ona sen “şer” hükmünü veriyorsun!

Şuurun terkib kaydından kurtulmuş olsa, o  takdirde o iş sana “şer” olarak gelmeyecek; sadece, Allah’tan! deyip geçeceksin!. Ne hayır, ne şer hükmü kalacak!.

Hayrın ve şerrin ne olduğunu; şerrin neye nisbetle “şer” olduğunu tam açıklıkla anlatmış olduk!.

Tekrar ediyorum, “şer” terkibe nisbetle, “terkibe ters düşen” olayın adına verilir! Veyahut ta senin “terkib kayıtları içinde kalmana yol açacak” fiîle verilir!.

İlahî mânâda, seni ikaz mânâsında, kullanılan, “şer” kelimesi; senin terkîbini muhafaza etme mânâsında gelen olaydır.

Buna mukabil, senin şer, kabul ettiğin terkîbine ters düşen olaydır!

İlahi mânâda, sana “şer” diye bahsedilen olay, sana “hayır” diye gelir. Çünkü terkibine uygunluk, terkibini muhafaza yolunda oluş getirmektedir. Buna mukabil, ilâhî mânâda ise bu şerdir!. Çünkü seni terkibine hapseder!.Dolayısıyla, sana -hayır- gibi gözükse de o şey “şer”dir!

Ama netice itibariyle, hepsi de ilâhî isimlerin etkisiyle oluştuğu için;

“DE Kİ: HEPSİ DE ALLAHTANDIR!.”

“Hayr“  ya da “şer” diye nitelendirdiğin olaylar, ALLAH’ın türlü isimlerinin mânâsı olarak senin karşına gelmektedir!.

Yani, senin karşılaştığın “hayır ve şer” diye tanımladığın bütün olaylar, ”ALLAH” isimleri ile işaret edilen mânâların, fiiller âleminde-ef’âl aleminde ortaya çıkmasıdır.

ara.jpg (366 bytes)

 

HAYIR,

ALLAH'IN KUDRETİYLE AÇIĞA ÇIKMAKTADIR!

Soru

-"Hayır senin yeddinde"dir. Meâlini lütfen açıklar mısınız? (Mâlikel mülk'ten)

Üstad

“Hayır”, senin kudretinle açığa çıkmaktadır, bunu idrak ettim demektir...... Eden için tabiî... Yoksa sadece lafını söylemiş olur...

ara.jpg (366 bytes)

 

SABREDERSEK EĞER,

“ŞER” OLARAK NİTELEDİĞİMİZ OLAYIN

BİR SONRAKİ AŞAMADA NİMET OLDUĞUNU FARKEDERİZ!

Esasen, Sabır, Gâfilin kendini koruma mekanizmasıdır!...

Biz genelde, nefsimize hoş gelmeyen şeyleri ŞER olarak görürüz.. Halbuki nefsimize hoş gelmeyen şeye sabredersek, o şer gördüğümüz şey bizim şuur boyutunda kendimizi daha iyi tanımamıza yol açmak için, âmiyâne tabirle yontulmamız için başımıza gelmiş bir BELÂdır!.. Biz o andaki şartlarımıza GÖRE o olayı şer olarak, belâ olarak nitelendirirsek de daha sonraki bir aşamada onun nimet olduğunu farkedebiliriz..

Ahmed Hulûsi

yazdir

   Tüm Kavramlar Programı

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücresiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org