kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

İSRAF

  • Elindeki nimetleri gereksiz yere kullanma...

  • Beyin hazinesini, enerjisini, ömrünü, ölümü tattığın anda bu dünyada bırakacağın, gittiğin ortamda sana hiç bir yararı olmayacak şeyler için harcama...

  • İnsanları yargılama, onların dedikodusunu yapmak sûretiyle zamanı harcama...

  • Nefse zulmetme

  • “Nefs"inin hakkını vermeme...

  • Nefsinde, benliğinde var olan “hilâfete” sebep olan ilâhî güçleri gerektiği gibi kullanmama...

SANA VERİLEN İLÂHİ GÜÇLERİ,

BEYİN HAZİNESİNİ, ENERJİSİNİ  İSRAF ETME!

İnsanlar günümüzde maâlesef büyük bir bilgisizlikle, “Ben ALLAH’a, Rasûlü’ne inanıyorum” diyorlar... Ama hiç bir çalışma da yapmıyorlar!.

Hattâ bu konuyu araştırma gereğini bile duymuyorlar!.

Oysa onlardan istenen, “inanıyorum” kelimesini tekrar etmeleri değil ki!.

Ne “ALLAH” adıyla işaret edilenin, ne de Allah Rasûlü’nün inanılmaya ihtiyacı yoktur!.

Ama insanların yarın içine girecekleri boyut şartları nedeniyle, Allah Rasûlü’nün gösterdiği biçimde, bir takım çalışmalar yaparak, belirli güçleri elde etmeye zorunlu ihtiyaçları vardır... Ki karşılaşacakları ortamda, bu özelliklere ve güçlere eriştikleri için, belli sıkıntı ve azaplardan kendilerini korusunlar!.

Şayet Allah Rasûlü’ne inandığın için, onun gösterdiği yolda, târif ettiği tarzda belirli çalışmalar yaparak, kendindeki bu güçleri ortaya çıkartabilirsen, neticede kendini “Cehennem” diye bahsedilen ortamdan kurtarabilirsin.

Fakat, ne kadar inandığını söylersen söyle; Allah Rasûlü’nün gösterdiği yolda, O'nun târif ettiği biçimde, zorunlu olan çalışmaları yapmazsan, sana o şartlarda gerekli olacak güçleri ve özellikleri elde edemeyeceğin için neticede kendi kendini cehenneme atmış olacaksın!.

“Herkes için yaptığı çalışmalara göre dereceler vardır. Kimseye haksızlık edilmeyerek, fiillerinin karşılığı verilir.” (46-19)

“Bu senin yaptıklarının karşılığıdır. ALLAH, kullarına zulmedici değildir!” (22-10)

“Şüphesiz ki ALLAH israf edenleri sevmez”

âyeti, elindeki üç- beş kuruşu çarçur eden için söylenmemiştir!.

“Nefsini israfta bulunan” anlamınadır.

Nefsinde, benliğinde var olan “hilâfete” sebep olan o ilâhî güçleri gerektiği gibi kullanmayarak “israf etme” denilmektedir.

Nitekim, Kur'ân-ı Kerîm’de çeşitli yerlerde çeşitli Nebilerin ağzından tekrarlanan,

“Ben nefsime zulmettim”

beyânlarının dahi anlamı bu yolda olup,

“nefsimdeki hilâfet özelliklerinin hakkını vermeyerek, kendi kendime zulmettim” denmek istenmektedir.

Dünyada bırakıp gideceğin şeyi, bir süre önce israf etsen ne olur, etmesen ne olur!.

Ama sana ebediyyen lâzım olacak bir şeyi, bir daha asla ele geçiremeyeceğin bir şeyi “israf” edersen, neticede kendi kendine öyle bir “zulümde” bulunmuş olursun ki, bunun getireceği pişmanlıkların azâmetini burada anlatabilmem asla mümkün değildir.

Öbür dünyada sana âdeta tanrısal güçler ve yaşam verecek olan “nefsinin” hakkını vermemen, seni sonu gelmeyen bir hüsran içine atacaktır.

Öyle ise, aklını başına toplayıp, sana verilen bu beyin hazinesini, enerjisini, ömrünü, ölümü tattığın anda bu dünyada bırakacağın, gittiğin ortamda sana hiç bir yararı olmayacak şeyler için “israf” etmek suretiyle “nefsine zulmetme”!

ara.jpg (366 bytes)

Yaşam, üzülerek israf edilmeyecek kadar değerli sermayedir.

ara.jpg (366 bytes)

Gecelerini , "ey gündüz hemen  gel",  demekle  israf  etme!.

ara.jpg (366 bytes)

 

İSRAF, YENEN NESNE DEĞİL; YİYEN YÖNÜNDENDİR!

“Çok yemek israftır”

Buyruğuna gelince. Buradaki israf sanıldığı gibi fazladan yenen nesne yönünden olmayıp; yiyen yönündendir!..

Çünkü beynin belli bir enerji ihtiyacı vardır, diğer organların belirli bir enerji ihtiyacı vardır. Fazlası hiç bir işe yaramaz!.. Üstelik bu fazlalığın tüketilmesi için de gene beyin enerjisi boşa harcanacaktır. Ayrıca bunların bedende birikimi, beyin enerjisini israf yönünden ekstra bir “delik” meydana getirecektir.

Fazla kilolu kişinin kendi beynine verdiği zararı kolay kolay başkası veremez!..

Oruçlu iken yapılan zikrin, normal şartlarda yapılana göre getirdiği enerji o kadar fazladır ki, bu yüzden oruç Hz.Rasûlullah aleyhisselâm tarafından çok çok övülmüş ve genellikle de kendisi tarafından sık sık tutulmuştur.

ara.jpg (366 bytes)

 

İNSANLARI YARGILAMAK VE

DEDİKODUSUNU YAPMAK SURETİYLE ZAMANINI İSRAF ETME!

Devamlı araştır ve sürekli düşün!

Daima yeniye açık ol! Hiç bir konuda önyargılı olma!

Gerçeğini ve sistem içindeki yerini tesbit edemeden hiç bir şey hakkında hüküm verme!

İnsanları yargılamak, onların dedikodusunu yapmak sûretiyle zamanını sakın israf etme!

Önce içinde yaşadığın sistemi kavramaya çalış ve sonra da adımlarını o sisteme uygun bir biçimde at!

Sana danışılmadığı sürece, kimsenin işine karışma, akıl bile öğretme! Ehli olan, zaten arar ve bulur... Ehil olmayana ise, akıttıkların, taş üzerine yağan yağmura benzer!

ara.jpg (366 bytes)

 

HİÇ OLMAZSA HAFTADA BİR KERE MUHASEBE YAPIP

NE KADAR ZAMANINIZI NELERE İSRAF ETTİĞİNİZİ DÜŞÜNÜN..

Hepimiz yalancıyız!. Hepimiz kendimizi aldatıyoruz.

Kendimizi aldatmak sureti ile, kendimize  verdiğimiz zararı, dışarıdan hiç kimse  veremez!

Eğer, Allah’ın sistem ve düzenini anlamışsak, Hüküm şu ki;

“Herkes ancak, yaptığının karşılığını alacak, yapmadığının da karşılığını almak mümkün değil!.”

Dışarıdan biri  öyle bedavadan bir şey vermeyecek.

Birinizin kârı biraz düşük olduğu zaman; “Eyvah!. Bu açığımı nasıl kapatabilirim?.” diye telâşlanıyor, bir takım sorular sorarak,  kendi kendinize   bir takım çareler arıyorsunuz.

En fazla ayda bir, muhasebe yapıyorsunuz. “Ne geldi, ne gitti, ne kadar kâr ettim, ne kadar zarar ettim, nereye ne harcadım, ne açığım var” diye...

Kendinizi hiç olmazsa ayda bir defa muhasebeye tâbi tutuyor musunuz?

“Bu ayı nasıl geçirdim?. Bu ay kaç saat yaşadım?. Bunun kaç saatini ölüm ötesi yaşama dönük olarak değerlendirdim?.”

“Ne kadarını da bu dünyada bırakıp gideceğim ve bir daha hiç ilişkim olmayacak şeyler için harcadım?.”

İşte haftada bir olan Cuma namazının bir çok özelliği yanında bir özelliği de kişinin haftalık muhasebesi içindir.

Cuma günü yatağından kalkıp, sabah namazını kıldıktan sonra, namazı kıldığın yerde oturup hiç olmazsa beş dakika düşüneceksin!.

“Şu geçen Cuma namazından bu Cumaya kadar, bu bir haftamı ben nasıl değerlendirdim?. Hangi kazançlı işleri yaptım?. Ne kadar zamanımı da israf ettim?… Bu arada, ne kadar insanı da aldattım?. Menfaat sağlamak için ne davranışlar yapıp, ne yalanlar söyledim?. Bu arada neleri kaybettim?.

Dünyada bırakıp gideceğim ve bir daha benimle hiç alâkası olmayacak şeyler için ne kadar zaman harcadım?.”

Bunun bir misâlini Hâdiste Rasulullah aleyhisselam anlatır :

“Kişi mahşerde kendi dünya yaşamını görür. O yaşamın hesabını vermeye başladığı zaman  bir yana bakar;  Allah için harcadıkları yırtık elbiseler, kullanılmış giyecekler, yemek artıkları, beş on kuruşluk sadakalar!..

Sonra öbür tarafa bakar; kendisi için olan tarafta, kıymetli giysiler, lezzetli yiyecekler, kendisine ve en yakınlarına harcadıkları paralar...

Her ikisini de böylece görür. Ve o anda der ki, utancından dolayı ;

“Yer yarılsa da ben şu anda toprakta yok olsam!..”

İşte Cuma sohbetlerinde bunu kendi bünyemizde bir düşünelim.

“Bu bir haftalık süre içinde ne kadar zamanımı, bu dünyada bırakıp gideceğim şeyler için harcadım? Ne kadarını da öbür dünyaya yönelik olarak değerlendirdim? Bu arada insanlara bir şeyler kazandırmaya çalıştım, bildiklerimi onlarla paylaştım, onlara yardımcı oldum mu?.  Ne kadar, ilmimle bir şeyler yapıp, yenilikler güzellikler elde etmeye çalıştım?..”

Allah, hepinizin ilmini, irfânını artırsın.  Bu ilmin de hazmını versin!  İlme ve gerçeklere göre yaşamımızı değerlendirmeyi  kolaylaştırsın!

Zira, bu dünyadan gittikten sonra, orada yeniden bir şeyler kazanmanın imkânı yoktur!.

Cumanız mübarek olsun, Allah hepimizin muîni olsun!..

Ahmed Hulûsi

yazdir

 Tüm Kavramlar Programı

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücresiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org