KAVRAMLARLA KURÂN-I KERİM'E BAKIŞ

 

Ahmed Hulûsi'de Kavramlar

 

 

 

“NÛRU MUHAMMEDΔNİN ASIRLAR ÖNCE YAPTIĞI DÂVET

("B" SIRRI KAPSAMINDA İMAN-"BİLHÜDA")

 
 

 

  • "B" HARFİ İLMİ

  • “B” HARFİ(Gerçeği)!->Tüm hazine odalarının kapılarını açan maymuncuk…

  • "B" SIRRI{"B" harfinin işaret ettiği anlam kişinin yaşadığı mutluluk veya mutsuzluğun, kendi derûnundan, hakikatinden gelen mânâlar doğrultusunda yaşandığı gerçeği}

  • "BİESMÂİHİM"(Varlığını oluşturan Allah İsimleri)

  • "BİLHÜDA" (Nefslerinin hakikati olan "Allah Esmâ"sına iman)

  • "B"NİN ALTINDAKİ "NOKTA"

  • "Kurân'ın sırrı Fâtiha'da; Fâtiha'nın sırrı B-ismillah'ta; B-ismillah'ın sırrı da "B" harfindedir. Ben, (Arapçadaki yazılışı itibarıyla) "B"nin altındaki NOKTA'yım!" (Şahı Velâyet Hz. Âli, Kurân'daki, o gün için "sır" kabul edilen bu gerçeğe işareti)

  • "B" UYARISI(Vurgusu)->{Kişinin cehennemini veya cennetini yaşaması "elleriyle yaptıklarının (kendilerinden açığa çıkanların) sonucu"dur; yani; kendindeki "Esmâ" mânâlarının açığa çıkmasıyla oluşmaktadır}

  • Ey iman edenler, "B" harfinin işaret ettiği anlam ile iman edin Allah'a, O'nun Rasûlüne, Rasûlüne inzâl ettiği (El Esmâ mertebesinden bilincine) gibi daha öncekilere de inzâl etmiş olduğu hakikat bilgisine...(Nisâ/36)

  • KUR'ÂN, "B'İSMİ-LLAH-İR RAHMAN-İR RAHİYM "(Besmele) İLE BAŞLAR(İlk âyet (Sûre)->“ALLAH” kelimesinin yalnızca bir isim olduğu vurgulanır)

  • HER SÛRENİN BAŞINDA “B” UYARISI YAPILIR...

  • İnsanlardan bir kısmı "B" işareti kapsamınca (hakikatlerinin Allah Esmâ'sı olduğu inancıyla) Allah'a ve âhiret süreçlerine (sonsuzluk içinde, kendilerinden açığa çıkanın sonuçlarını yaşayarak yer alacaklarına) iman ettiklerini söylerler; ne var ki imanları gerçekte bu kapsamda değildir!(Bakara/8)

  • "BESMELE" "OKU"MAK{”Varlığımdaki Allah’ın güçleri ile bu işlere başlıyorum” -“Varlığımın hakikatı olup “Allah İsmiyle İşaret Edilen”in Rahmetiyle üretiyorum; ki bu rahmet, bir yönüyle acıyla karışık olsa dahi neticede sırf nimettir, mutluluk getirir!”-Esmâ'sıyla (muazzam, muhteşem, mükemmel özellikleriyle) varlığımı yaratan, ismi Allâh olan, Rahman Rahıym'dir!-Rahman ve Rahim olan ALLAH "nâmına-adına"... Yani, "ALLAH" isminin işaret ettiği varlığın vücudu ile kaim olan varlığım, O'nun Rahmeti olarak bu işi meydana getirmektedir!.-Rahman ve Rahim olan ALLAH'ın özellikleri ve kudreti ile, hikmetinin eseri olarak, O'nun nâmına bu işe başlıyorum!. Farkında ve idrâkındayım ki gerçek fail O'dur!. O istemiş olduğu için benden bu fiil çıkmaktadır!-ALLAH'ın RAHMAN ve RAHİM olmasının sonucu, yeryüzünde halife olarak varolan benden çıkan şey O'nun nâmınadır!. Ben olarak, benliğimle değil, O'nun esmâsıyla mücehhez, O olarak yapıyorum bu işi!.-Fiilimin ardında, O'nun Zâtı; O'nun ilmi; O'nun iradesi; O'nun kudreti ve O'nun hikmeti mevcuttur!-Ben bir “hiç”im; Allah'ın Hay isminin mazharı olarak hayatım O'na aittir; "İlim" sıfatının mazharı olarak şuur ve ilim bende zâhir olmaktadır; "MÜRİD" olduğu için iradesiyle bende istek ortaya çıkmakta; ve nihayet kudretiyle, başladığım iş oluşmaktadır!.}

  • EÛZU BESMELE "OKU"MAK->Kişinin vehminin oluşturacağı kendini bir beden kabulü dolayısıyla mahrum kalacağı hakikatlerden, "B"illâhi hakikatiyle korunması->Euzü Billahi mineş şeytanir racim {İnsandaki vehim kuvvesinin şartlanmalarla “yok”u var, “var”ı yok olarak düşünmesi sonucu; insana kendini Allâh Esmâ'sı dışında bağımsız bir varlık ve beden kabul ettiren; bunun sonucu olarak da gökte bir tanrı kabulüne yönlendiren, taşlanmış şeytanî vesveselerden, Hakikatim olan Allâh Esmâ'sının koruyucu kuvvelerine sığınırım.}

  • "BESMELE" "OKU"NASIDIR!->ÇEKİLMEZ!(Allah Rasûlü “OKU”nasıdır!-Sünnetullah, “OKU”nasıdır!-Euzü “OKU”nasıdır!.-Besmele, “OKU”nasıdır!.-Kur’ân, “OKU”nasıdır!.)

  • İKİZ KARDEŞİN “KUR’ÂN”, “B” İLE BAŞLAR... SEN DE ŞUURUNLA “B”İSMİ-ALLAH DE!{“İkiz kardeşin olan Kur'ân”, “B” ile başladığına göre, “B” ile başla her işine ve her algıladığına; her değerlendirmene... Kendini tanımana!.Görgünü, ufkunu genişlet!. Varlığını oluşturan “esmâ”yı tanıyarak!Kozanı terket!}

  • "B" SIRRINA ERMEK"{“B”iz-Zât-“B”i-iznillah-“B”i-izni-h- “B”inasiyetiha-“B”i-rabbi-ke- “B”i-Rabbi-him- “B”il Gayb - “B”il kader - “B”i-llahi-“B”ilfiil}

    “B”i-iznillah{"Öz"ündeki açılım (isimler bileşimi) müsaadesi-İstidat ve kabiliyetin kapsamı -Allah'ın, hakikatin olan Esmâ'sının(Varlığını meydana getiren esmâ bileşiminin) elvermesi}

    “B”i-Rabbi-him[“Öz”ünü teşkil eden “Rabbin”-Her birimin özünde mevcut olan ve Esmâ terkibi şeklinde açığa çıkan Rubûbiyet boyutu-Özlerinde, Hakikatlerinde mevcut olan boyut(mertebe)-Her birimde tasarruf eden Rubûbiyet (Rab’lık) kuvvesi-Esmâ terkibin]

    Esmâ terkibin ("Bi-Rabbhim") herkesten farklıdır... Bir eşi daha yoktur.

    “B”i-rabbi-ke (Sendeki isimler bileşimi hâlinde açığa çıkan, özündeki Rubûbiyet boyutu)

    “B”il kader ("Nesnenin kaderi kendisinde mevcut olarak, o nesne var olmuştur")

    “B”i-llahi (“Varlığımdaki Allah adına")

  • BESMELE İLE BAŞLANAN HER İŞ, BAŞARIYA ULAŞIR

  • “B” sırrını anlayamayan, Kur’ân’ın ana mesajından mahrum kalır.

  • ‘’BESMELE’’Lİ YILLAR(1999’la birlikte, “B” harfiyle başlayan  “Besmele yılları”...)

 
 
ALLAH,
"NÛR"UNUN TAMAMLAYICISIDIR!

( Velev ki hakikat bilgisini inkâr edenler hoşlanmasa!)(Saff/8)
 

 
  • ALLAH NURU(Allah İlmi)

  • HAK DİN (Mutlak sistem ve Sünnetullah bilgisi)

  • ALLAH, "HAK DİN"İ BÜTÜN DİN ANLAYIŞLARINA ÜSTÜN KILDI

  • O ki, bütün din anlayışlarına üstün kılmak için Rasûlünü Hak-hakikat olarak ve Hak Din (mutlak sistem ve Sünnetullah bilgisi) ile irsâl etti! Velev ki şirk koşanlar hoşlanmasa!(Saff/9)

  • "ALLAH NURU"NU AĞZIYLA SÖNDÜRMEK İSTEMEK{"Allah İlmi"ni boş lâfla söndürmek istemek}

  • “ALLAH NURU”NU AĞIZLARIYLA SÖNDÜRMEK İSTEYENLER{Hakikat bilgisini inkâr edenler-İslâm'a davet olunduğu hâlde, Allah'a iftira eden (gayrının varlığını kabul eden)-Zâlim}

 
 

APAÇIK BİR UYARI....

APAÇIK BİR UYARICI...

 AÇIKLANAN HAKİKAT VE SÜNNETULLAH BİLGİSİ.....

 
  • İnsanlara yaptıklarının sonucunu görme süreci yaklaşmıştır! Onlar ise kozaları içinde aldırmaz bir hâldeler! Rablerinden gelen her yeni uyarıyı, alaya alarak dinliyorlar!(Enbiyâ/1-2)

  • Eğer O'na (Rasûle) itaat ederseniz, hidâyet bulursunuz! Rasûle ait olan yalnızca apaçık tebliğdir!(Nur/54)

 

UYARANLAR BİZİZ!

 

 

 

  • HATIRLAYANLAR(Allah'ı çok zikredenler)

  • İŞLEVİNİ HATIRLAYANLAR(Tesbih edenler-Hakikatini hissederek Allah'a vechini dönenler)

  • ALLAH'A BİAT EDENLER{Allah'ın varlığında açığa çıkardığı hakikat bilgisinin gereğini yaşayanlar-Mîsaklarını (yaratılış fıtriyetlerini) bozmayanlar-Salâtı ikame edenler-Varoluşundaki hilâfet sözüne sâdık kalanlar-Rasûl'e biat edip, el tutuşup bağlılık sözü verenler}

 

“B”İSMİLLAHİR RAHMÂNİR RAHİYM

{("B" işareti kapsamı itibarıyla)

Esmâ'sıyla varlığımı yaratan ismi Allah olanın

Rahmaniyeti ve Rahıymiyeti ile...}

 

HUvAllahu Ehad("HÛ Allah EHAD'dır!")… Allahus Samed; "Allah SAMED'dir (Som, çokluk kavramı düşünülemeyen; gayrı kavramından berî);"Lem yelid ve lem yûled; "Doğurmamış ve doğurulmamıştır;"Ve lem yekün leHU küfüven ehad;"O'na hiçbir küfuv (denk) olmadı!"(İhlâs Sûresi)

 

"Sığınırım Felâk'ın (karanlığı yarıp aydınlığa kavuşturan nurun) Rabbine"(Felâk/1)

"Sığınırım Nas'ın Rabbine"-"Nas'ın Meliki'ne"-"Nas'ın İlâhı'na"(Nâs/1-3)

 

 
 
  • ZİKİR{"İnsan"a hakikatini "HATIRLATMAK-İnsana hakikatini hatırlatıcı" olarak bildirilen Kur'ân-ı Kerîm-> Tümüyle "Ulûhiyet"i anlatan "El Esmâ ül Hüsnâ"nın açılımı}

  • “ALLAH İSMİ” ZİKRİ->"Bİ-ZİKRİLLAH"{Tüm mertebeleri kapsayan zikir-Hakikatinizi HATIRLATMA çağrısı-Hakikatindekini anma, yaşama-"Allâh" ismiyle işaret edilen "dûnunda" olan herhangi bir isimle işaret edilene "Allâh" yanı sıra varlık  vermemek-Oluşumdaki "El Esmâ" özellikleriyle yansıttığı anlamlarla, kendisinin, asla ve kesinlikle kayıtlanmaması, sınırlanmaması; açığa çıkardıklarının, hiçbir zaman hiçbir şekilde "ZÂTINI" tanımlayamayacağı gerçeği-Allah’ın "âlemlerden Ganî" ve de "benzeri hiçbir şey olamayacağı" gerçeği-Cum'a salâtının imamı olan Rasûlullah'ın hutbesi-Cuma Salâtı-Yapılmadığında büyük gazaba dûçar olunan zikir-Fenâ-Vahdet}

  • BEDEN VE ŞUURUN “ALLAH ZİKRİ”Nİ KABULE MÜSAİT HÂLE GELMESİAllah zikri”ne yumuşaması-Allah hidâyeti)

  • Allah, sözün en güzelini; müteşabih (benzetme yollu), mesanî (aynı cümlede veya kelimede iki ayrı işareti vererek ikili anlatımla) bir bilgiyi (tafsilâtlı) indirdi... Rablerinden haşyet eden kimselerin Ondan derileri (tüyleri) ürperir... Sonra bedeni ve şuuru Allah zikrine yumuşar (kabule müsait hâle gelir)... İşte bu Allah'ın hidâyetidir ki onunla dilediğini hakikate erdirir! Allah kimi saptırırsa ona hidâyet edecek yoktur. (Zümer/23)

  • ALLAH'I ÇOK ZİKRETMEK(Hatırlamak)

  • Allah'ı çok zikredin (HATIRLAYIN) ki kurtuluşa eresiniz!(Cumu'a /10)

  • ALLAH'IN KENDİ İSMİNİN HATIRLANMASINA(Zikredilmesine) İZİN VERDİĞİ EVLER

  • (O Nur = hakikat ilmi) Allah'ın, yükseltilmesine ve içlerinde (şuurda) kendi isminin (işaret ettiğinin) zikredilmesine (hatırlanıp müşahedesine, Esmâ'sının elvermesiyle) izin verdiği evlerdedir (beyin-bilinç)!(Nûr/36)

  • KELİME-İ TEVHİD("Lâ İlâhe illallah"-Tanrı ve Tanrılık kavramı yoktur; sadece Allah vardır... )

  • HAK DÂVET(“Hakikat”e tam dâvet)

  • Hak dâvet, "Hû"yadır! {İnsanın “Hakikati”ne ait “Bilgi”->“HU” hüviyeti(Kurân’ın sırrı- Kadr Gecesinde açığa çıkan Hakikat}

  • "HÛ"NUN SALÂTI(Tecelli)

  • "HÛ" ki, sizi (beden, benlik) karanlıklarından Nur'a (ilim-şuur boyutu yaşamı) çıkarmak için size salât(tecelli) eder ve O'nun melekleri (Esmâ kuvveleri) de...

  • ALLAH VE MELEKLERİNİN NEBİ’YE SALÂTI

  • Muhakkak ki Allah ve melekleri, Nebi'ye salât eder... Ey iman edenler, siz de O'na salât (yönelin) edin ve teslimiyet ile selâm verin!

  • SEMÂLARDA VE ARZDA SALÂT

  • Semâlarda ve Arzda ne varsa her biri, kendi salâtını (hakikati olan Esmâ bileşiminin gereğini yaşaması) ve kendi tespihini (salâtının sonucu olan işlevi) gerçekten bilmiştir.

  • HZ.RASÛLULLAH’IN ("Mi'râc"tan önce Kudüs'te) DİĞER NEBİ VE RASÛLLERE  KILDIRDIĞI SALÂT{Hakikat semâsında "Öz"üne erişe hazırlama-"Urûc"un (Bilinç boyutuna yükselişin) hazırlanışı}

  • RASÛLLER TARAFINDAN AÇIKLANAN FREKANSLAR{"Kelime"nin frekansı vardır ama kelimeler, frekanslar esas alarak düzenlenmiştir RASÛLULLAHLAR tarafından!.}

  • İSLÂM'DAKİ ZİKİR KELİME VE KAVRAMLARI->"Allah İsimleri"("EL Esmâ'ül Hüsnâ"-Allah'ın yaratış özellikleri-Varlıkta yürürlükte olan "Evrensel Mânâlar"-Rasûller tarafından açıklanan "Kelime"ler(frekanslar)-Belli anlam taşıyan frekansların, ses dalgalarına dönüşmüş hâli-Allah'ı tanımanın anahtarları}

  • Başı olmayan bir şekilde var olan "El Esmâ" özellikleri ve "yansıması" olarak müşahede edilen fiiller âlemi,  O'nu zikretmektedir -hatırlatmaktadır.

  • TETİKLEME SİSTEMİ{"Sünnetullah" diye tanımlanan, evrensel Allah kanunlarının -ya da basîreti kısıtlı olanların deyişiyle doğa kanunlarının- işleyiş mekanizması}

  • "EVRENSEL MÂNÂLAR", İNSAN BEYNİNDE ZATEN KOZMİK PLANDAN DÜZENLENMİŞTİR

  • {Siz bu kelimeleri tekrarlayarak, beyninizin kozmik plana göre bir tür frekans ayarlarını yaparsınız ve evrensel mânâlar ile iletişim içine girersiniz! Meleklerle görüşmeye başlarsınız!(Oysa bu anlama gelmeyen “mantra”larla sadece beyinde rasgele bir hassasiyet, alıcılık oluşturursunuz ki, bu da sizin “CİN” denilen ateşin-manyetik bedenli varlıklarla iletişim kurmanıza yol açar!)}

  • “KURÂN-I KERİM”İ(Arapça orijinal kelimeleriyle) BEYİNDE TEKRAR ETMEK VE BUNU  RUHA(dalga bedene) YÜKLEME ZORUNLULUĞU

  • Belli isimlerin("EL Esmâ'ül Hüsnâ"nın) işaret ettiği belli özellikler, doğal olarak, otomatik olarak ilgili diğer isimlerin oluşumlarını tetikleyerek, akışı-oluşumu, "yeni şe'n"i meydana getirmektedirler.

  • Beyin, belirli “zikir” türleri ile yeni açılımlara kavuşur(Allah’a ait olarak bilinen bir mânâyı tekrar etmek, beyinde yeni kapasiteyi devreye sokar)

  • Beyindeki tüm algılamalar, tamamıyla bir elektromanyetik dalga çözümüdür

  • Yıldızlar kaybolurken de (Rabbinin Hamdi olarak) “O”nu tespih et!

  • Kim varlığını oluşturan Allah Esmâ'sına (gayrından kesilip) sımsıkı bağlanırsa, işte o Hak yola hidâyet olunmuştur.

  • İŞLEVİNİ HATIRLAMAYANLARIN ÂKIBETİ{Seçimi dolayısiyle yanlışa sürüklenmek-Pişmanlık duygusuyla karışık bir hâlde, balık = dünya yaşamınca yutulmak-Ölüm tadılma sürecine kadar dünyasında bedensellikte kalmak(Yunus gibi bâ's olunacakları güne kadar balığın karnında kalmak)-Hasta (yıpranmış-sağlıksız) olarak çıplak arazide (kuvvelerin bilinmediği bir ortamda) bırakılmak}

 

 
 

RASÛL'E BİAT EDENLER

(El tutuşup bağlılık sözü verenler-Allah ahdinde bağlılık gösterenler),

ALLAH'A BİAT ETMİŞLERDİR!

 

{"Allah Fıtratı"na["Esmâ Hakikatinden(uzanan) Allah İpi"ne-"Fıtrat olan Allah Dini"ne(O yaratışa-"Allah Ahdi"ne-"Rabbimiz sensin" ahdine] sarılın-"Mîsaklarınızı (yaratılış fıtriyetlerini) bozmayın-Allah'ın BİRleştirilmesini emrettiği şeyi BİRleştirin}

 

 HATIRLATILANLARI ("Evrensel Mânâlar"ı)
           YAŞA
("SALÂT"I İKÂME ET!)->"KUL"(DE Kİ...)
     

 
 
  • SALÂVAT(İlâhi özellikler-Özel rahmet-Zât’ın Şefaati-Mânevi yardım-Doğru Bilgi-“Kesinlikledir ki Allah ve melekî kuvveleri Nebî’sine yönlenmektedir. Ey iman edenler siz de Ona yönlenin ve teslim olun, selâmet bulun” uyarısı)

  • ALLAH’IN SALÂVATI->"SİSTEM"İ YARATMAK!

  • “ALLAH”IN("Allah" ismiyle işaret edilenin) YARATIŞ ÖZELLİKLERİ(Allah'ı tanımanın anahtarları-"Allah İsimleri-"El Esmâ'ül Hüsnâ")

  • RABLERİNİN SALÂVATI (Hakikatlerini fark ettirmek üzere tecellisi)

  • RASÛLULLAH'A SALÂVAT “OKU”MAK->O’na yönelerek O’ndan yayılan frekansı alıp, “Ayna nöronlar”ızla bu gelen yayını(“dalga”ları-“Öz”ünüzden gelen “Bilgi”yi) değerlendirmek

  • Toplu varlığımız itibariyle uzayımızdan gelen bir şekilde fışkırırız… Bilincimiz ise, açığa çıktığı katmanın şartları altında düşünür. (“İman” etmen istenen “Hakikatin” ise Muhammed Mustafa sûretine bürünmüş olarak irsal olan “Hakikat-i Muhammedî”!)

  • O MUHTEŞEM RUH İLE İLETİŞİME GEÇEBİLMEK  İÇİN SALÂVAT “OKU”YUN{(Varlığın bütün katmanlarına kati delil-“Hakikat” mertebesinin konuşan dili-Âlemlere rahmet olarak yaratılmış en güzel(saf-orijin varlık)-Bütün rûhların, melâikenin ve varolanların mihrabı olan o yüce rûh-Bütün Nebilerin ve Rasûllerin imamı-Cum'a salâtının imamı-Bütün Cennet ehlinin önderi-Tüm insanlığın önderi-İslâm Dini’ni hakkıyla anlayıp gereğini yaşamak için tek örnek olan Zât} ile iletişime geçmek için)- “H۔ nin “ABD”ı ve “RASÛL”ü-"Allah" İsmine  “AYNA” olan Hz.Rasûlullah’ın ruhuyla-bilinciyle bağlantı kurup, o yayın kanalından bilgi almak için)- “Allah” adıyla işaret edilenin “Rasûl” ve “Nebi”si olan “Muhammed Mustafa” isimli “KİTAB”ı “Oku”mak için)-( “Sistem”in tümünü“Oku”yabilmek için)-(Müşriklerin gördüğü “Yetim Muhammed”i değil, Âlemler kendisi için yaratılan “Allah Rasûlü”nü görebilmek için)-(“Peygamberlik”le bloke olmamış beyinlerin Allah Rasûlünü değerlendirebilmesi için)}

  • O SONSUZLUĞA UZANAN MUHTEŞEM RUH, YÖNELDİĞİNİZDE SİZİ ALGILAR!

  • (İyi anlayın ki, RASÛLULLAH İÇİNİZDEDİR! (Hucûrat/7)

  • “Ölmüş Peygamber”in ardından birtakım kelimeleri tekrar etmek(“Çekmek”!) değil…. Sizi algılayan, “Hakikat”in zuhuru olan o sonsuzluğa uzanan EN MUHTEŞEM RUH ile iletişime geçerek, açıkladığı “Sistem”i tümüyle “Oku”yabilmek için Allah ve meleklerinin salât ettiği o Zât’a siz de salât edin...

  • Ey iman edenler... Allah'ın ve O'nun Rasûlünün önüne (beşerî düşünce ve yorumlarınızla, değerlendirmelerinizle) geçmeyin; Allah'tan (şartlanmaya dayalı değer yargılarınızın sonuçlarını kesinlikle yaşatacağı için) korunun!(Hucûrat/1)

  • Rasûlullah kapısından giriniz ki Allah’a eresiniz...

  • Gerçektir ki (Rasûlüm) sana biat edenler (el tutuşup bağlılık sözü verenler) Allah'a biat etmişlerdir ve Allah'ın EL'i onların elleri üzerindedir (Biat edenlerin elleri üstünde Allah'ın eli tedbir eder)! Kim sözünü bozarsa sadece kendi nefsi aleyhine bozmuş olur; kim Allah ahdinde bağlılık gösterirse, ona da büyük ecir verir!(Fetih/10)

  • Tüm Nebi ve Rasûllerin âhirette şefaatı için salâvat okumak

 

 

 

 
KURÂN'I BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUNUZ?

Allah işaretleri önünüze serilirken, içinizde de Rasûlü varken, nasıl hakikati inkâr edenlerden olursunuz? ((Âl-û İmran/101)

 

 

 
  • ALLAH İLE BERABER BİR İLÂH MI OLUŞTURUYORSUNUZ?{"Allah" Adıyla işaret edilen Ulûhiyet  yansıra ve dûnunda(misli veya benzeri) bir İlâh(Varlıkta tasarruf eden) mi düşünüyor ve tahayyül ediyorsunuz?}->{İki İlâh edinmeyin! 'HÛ', sadece Ulûhiyet sahibi BİR'dir."Yaratılmış", İlâh olmaz!. Allah ulûhiyeti beşerde zâhir olmaz! Kıyamet sürecinde ulûhiyet hükümlerine göre ölçütler konur...}

  • "Ben'im dûnumu vekîl edinmeyin!" (İsrâ/2)...

  • Sizin de Rabbiniz, önceki atalarınızın da Rabbi, Allah’tır! "Doğu, batı ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi... Eğer aklınızı kullanıyorsanız!"(Şu’ârâ/26-28)

  • "Ey Meryemoğlu İsa!.. İnsanlara, 'Allah dûnunda beni ve annemi iki ilâh edinin' diye sen mi söyledin?"... (İsa) dedi ki: "Subhaneke (tenzih ederim seni)! Benim, Hak olmayanı söylemem nasıl mümkün olur? Eğer onu söylemişsem, (zaten) kesin sen onu bilmişsindir! Sen nefsimde olanı bilirsin, fakat ben senin nefsinde olanı bilmem! Kesin ki gaybların tamamını bilen sensin, sen!"(Mâide/116)

  • (Rasûlüm) de ki: "Ben, benzeriniz olan, bir beşerim (dolayısıyla siz de benim gibisiniz); sadece (sizden ayrıcalıklı olarak) Ulûhiyetin TEK'liği şuuruma vahyolunuyor! O hâlde kim Rabbine likâyı (Esmâ hakikati gereğini yaşamayı) umuyorsa, imanının gereğini yaşasın ve Rabbinin kulluğunda (devam edip) O'na ortak koşmasın!"(Kehf/110)

  • Bazınız bazınızı Allah dûnunda Rab ittihaz etmeyin! (Allah yanı sıra ilâh-tanrı edinmeyin!)

  • Ey iman edenler, eğer kendilerine hakikat bilgisi verilenlerden bir bölümüne (sonradan sapmış olmaları nedeniyle) itaat ederseniz, sizi imandan sonra inkâr ehline dönüştürürler.(Âl-û İmran/100)

  • Kendilerine hakikat bilgisi gelmiş olanların gelmeleri gereken ortak anlayış->Allah'tan başkasına kulluğu düşünmemek; hakikatleri olan Allah'a hiçbir şeyi şirk koşmamak; bazılarının bazılarını (mesela İsa'yı) Allah dûnunda Rab ittihaz etmemek (Allah yanı sıra ilâh-tanrı edinmemek)." Eğer bunlara karşı çıkıp yüz çevirirlerse, o takdirde deyin ki: "Şahit olun ki biz Allah'a teslim olmuşlardanız." (Âl-û İmran/64)

  • İman edenler, iman edenleri bırakıp, hakikati inkâr edenleri velî-dost edinmesin. (Âl-û İmran/28)

  • BİLGİSİZCE “O”NA OĞULLAR VE KIZLAR MI YAKIŞTIRIYORSUNUZ?...

  • (Müşrikler) hoşlanmadıkları şeyleri Allah'a yakıştırırlar (melekler kızlarıdır diyerek)... Üstelik de yalan söyleyip, en güzel geleceğin kendilerine ait olduğunu iddia ederler. Şüphesiz onlara ateş vardır ve onlar en önde götürüleceklerdir.(Nahl/62)

  • "Rahman çocuk edindi" dediler! Subhan'dır O! Bilakis, ikrama nail olmuş kullardır (İsa ve Allah'ın kızları diye vehmedilen melekler). Sözleri, O'nun hükmü önüne geçmez! Onlar, O'nun hükmünü uygular. Onların önlerindekini de, arkalarındakini de bilir... Onlar, ancak rızasını kazanmış kişilere şefaat ederler... Onlar, O'nun haşyetinden titrerler. Onlardan kim: "Ben, O'nun dûnunda bir tanrıyım" derse; ona, bunun sonucunu cehennem olarak yaşatırız! İşte zalimlere sonucunu böyle yaşatırız.(Enbiyâ/26-29)

  • Bu yüzden neredeyse semâlar çatlayacak, arz yarılacak ve dağlar yıkılıp düşecek! Rahman'a çocuk nispet etmelerinden ötürü!(Meryem/90-91)... Semâlar ve arzda kim var ise Rahman'a kulluk eder!(Meryem/93)

  • "Kız çocukları Rabbinin, erkek çocukları onların mı?"... (Allah) kızları oğullara tercih mi etmiş?... Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?... Hatırlayıp düşünemiyor musunuz?(Sâffât/149-153-155)

  • Yoksa yarattıklarından kızlar edindi de erkek çocukları size mi bıraktı?(Zuhruf/16)

  • Size, melekleri veya Nebileri, Rabler edinmenizi de emretmez (o ilim sahibi beşer). Siz Allah'a teslim olduktan sonra, hakikatinizi inkâr etmenizi ister mi?(Âl-û İmran/80)

  • Nasıl da varlığınızın hakikatinin Allah Esmâ'sı (B işareti kapsamında) olduğunu (ve gerçekte, vehmettiğiniz benliğinizin var olmadığını) inkâr ediyorsunuz? (Bakara/28)

  • "Esmâ ül Hüsnâ" Allah'ındır!

  • Yaratılmışlarda açığa çıkan özellik ve kavramlarla tanımlanmaktan, kayıtlanmaktan ve sınırlanmaktan berîdir! Tüm âlemleri Esmâ'sıyla yoktan "var" kılarken; onlarda açığa çıkan özelliklerle tanımlanıp sınırlanmaktan dahi berîdir.("EL KUDDÛS")

  •  Esmâ'sının işaret ettiği özelliklerle sınırlanıp kayıtlanmayan ve o vasıflarla etiketlenmekten dahi münezzeh olandır; "Ekberiyeti" dolayısıyla! Esmâ'sıyla sayısız sınırsız zengin olandır! (EL GANİYY")

  • SubhaneHÛ!.(“Subhan”dır "Hû"! onların tanımlamalarından berî ve yücedir!) SubhanAllah!(Allâh Subhan'dır (varlıkta gayrından ve varlıkla kayıtlanmaktan münezzehtir)."Subhaneke" (Tenzih ederim seni...Her an yeni bir şey yaratıp bunlarla da asla kayıtlanmayan ve sınırlanmayansın)!

  • "El Hamdu Lillah"!{Hamd (mutlak değerlendirme), Allâh ismi kapsamındaki değerlendirmedir; Allâh ismiyle işaret edilene aittir.-"Hamd" (Esmâ'sıyla yarattığı âlemleri her an dilediğince değerlendirmek), Âlemlerin Rabbı olan Allah'a aittir...(Fâtiha/1)-Hamd, semâlarda (bilinç mertebeleri) ve arzda (beden) ne varsa kendisi için olan Allah'a aittir! Sonsuz gelecek yaşamda dahi Hamd O'na aittir!(Sebe/1)}

  • "Allahû Ekber”! {Allâh Ekber'dir; gayrı bir varlık tarafından algılanıp değerlendirilemez ve herhangi bir değerlendirme sıfat-zuhur ile de sınırlanıp kayıtlanamaz büyüklük sahibidir!.-"Zâtı" itibarıyla "benzeri" olmayan; Esmâ'sının işaret ettiği özellikleriyle yarattıklarıyla kayıtlanmaktan ve sınırlanmaktan berî olan, "Ekber"dir!Basiretler O’na ulaşamaz…Görme-değerlendirme organları(Ebsar) "O"nu idrâk edemez... O, ebsarı idrâk eder (değerlendirir)! }

  • "Bizi sırat-ı müstakime (Hakikate erdiren yola) hidâyet et. Ki o, in'amda bulunduklarının (nefslerinin hakikati olan Allah Esmâ'sına iman edip, ondaki kuvvelerin farkındalığını yaşayanların) yoluna... Gazabına uğrayanların (âlemlerin ve nefsinin hakikatini göremeyip benlikleriyle kayıtlananların) yoluna değil."(Fâtiha/6-7)

  • ALLAH İŞARETLERİ ÖNÜNÜZE SERİLİRKEN , İÇİNİZDE DE RASÛLÜ VARKEN, NASIL "HAKİKAT"İ İNKÂR EDENLERDEN OLURSUNUZ?(Âl-û İmran/101)

  • BÖYLE BİR “Mİ’RÂC”I TANRILAR YAŞATABİLİR Mİ? nsanın nefsinden başlayan ve "Nefsinin Hakikati"ne yükselen (“Mi’râc” yollu Allah adıyla işaret edilene uzanan), derûnundaki yolculuğu-Semâ katlarındaki boyutsal gezintiyi-Şuur sıçramasını-Hakikatinde(Özünde) Rabbini müşahede etmeyi-Allah'a vuslatı-Boyut değiştirmeyi-Salâtın edâ edilişini tanrılar yaşatabilir mi?}

  • Andolsun ki, Rabbinin (Hakikatini var kılan Esmâ özelliklerinin) işaretlerinden en büyüğünü gördü!(Necm/18)

  • ("Cum'a salâtı"nın yöneticisi-yol göstereni-önderi-imamı) HZ.RASÛLULLAH'I KÂİM HALDE TERK Mİ EDİYORSUNUZ? {(Allah'a yönelip hakikatlerini hatırlamak varken) bir ticaret yahut bir eğlence gördüklerinde, dağılıp ona gittiler... Allah indîndeki, eğlenceden de ticaretten de daha hayırlıdır...(Cum’a/11)}

  • “Rasûl"e itaat, Allah'a itaattir!

             Rasûl’e yükletilen-> Tebliğ görevi (Apaçık tebliğ)…Size düşen ise->İtaat görevi

    Allah'a ve Rasûle itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.(Âl-û İmran/132)

    Biz her Rasûlü, kendilerine Allah'ın izniyle itaat edilmeleri için irsâl ettik.(Nisâ/64)

    Kim Allah'a ve Rasûle itaat ederse, işte onlar Allah'ın kendilerine in'amda bulunduğu Nebiler, Sıddıklar, Şehiydler ve Sâlihlerle beraber olurlar. Ne güzel arkadaşlardır onlar. Bu fazl Allah'tandır. Yeterlidir onlara Esmâ'sıyla hakikatleri olan Aliym Allah!(Nisâ/69-70)

    Biz seni insanlara Rasûl olarak irsâl ettik. Şahit olarak Esmâ'sıyla hakikatin olan Allah yeter. Kim Rasûle itaat ederse, gerçekte Allah'a itaat etmiş olur! Kim de yüz çevirirse (kendi bilir); (seni) başlarına (bekçi) koruyucu olarak irsâl etmedik. (Nisâ/79-80)

    Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Rasûle itaat edin ve sizden Ulül Emr'e de (Hakikat ve Sünnetullah bilgisine sahip olarak hüküm verme yetisine sahip olana).(Nisâ/59)

    Sizin ve babalarınızın taktığı asılsız tanrı isimleri hakkında Rasûllerle tartışmayın!

    Allah’a ve Rasûl’e (Rasûlullah'a) ihanet etmeyin! [(Nübüvvet ve risâlet ile size ulaşan ilim ve marifetlere) hıyanet etmeyin!]

    Rasûl, Esmâsıyla sizi yoktan var kılan Rabbinize iman etmeniz için davet ederken(ve üstelik de sizin mîsakınızı almışken) niçin Esmâ'sıyla Hakikatiniz olan Allah'a iman etmiyorsunuz?

    Sizi dirilten şeye (“Hakikat İlmi”ne) dâvet eden Rasûl’ün çağrısına uymazsanız, Allah, (El-Esmâ mânâlarının açığa çıkışı olan Sünnetullah getirisi) kişinin bilinci ile kalbi (hakikatinden kaynaklanan Akl-ı küll) arasına girip engel olur.

    Rabbinin rahmet ettiği kimse, Rasûl’ün getirdiklerine muhalefet etmez!

    “Rasûlullah”a imanın getirisi, sonsuza kadar açıktır.

  • KİM İSLÂM’DAN BAŞKA BİR DİN ARARSA, BU, GEÇERSİZDİR!{Kim İslâm’dan(Teslim olunmuşluğun idrâkından) başka bir Sistem ve Düzen ararsa, bu, geçersizdir!}

  • Geçmişte de, sonsuz gelecekte de “Allah indinde Din”, “İslâm”dır! İnsanlar yeryüzünde var olmadan evvel de (Cinler yeryüzünde yaşarken de) “Allah indinde Din”, “İslâm”dı!

  • De ki: "Allah hidâyeti rehberliğin ta kendisidir (insanlar hidâyet edemez Allah hidâyet etmedikçe)"... Onların hayal veya kuruntularına tâbi olursan sana gelen ilimden sonra, Allah'tan sana ne bir velî ne de yardım ulaşır.(Bakara/120)

  • Teslim olan, selâmete çıkar!

  • Müslim(Teslim olan)

  • Daha önce de şimdi de O, sizi "Müslimler = teslim olmuşlar" diye isimlendirdi ki, O (Sistemi "OKU"yan, vahdeti açıklayan) Rasûl (Hz. Muhammed s.a.v.) sizin üzerinize bir şahit olsun, siz de insanlar üzerine şahitler olasınız! Artık salâtı ikame edin ve zekâtınızı verin; Esmâ'sıyla hakikatiniz olan Allah'a tamamıyla bağlanın! O, Mevlâ'nızdır (sahibiniz, her fiilinizin oluşturanı)... Ne güzel Mevlâ'dır ve ne güzel Nasîr'dir (O).(Hac/78)

  • KURÂN'I BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUNUZ? {O, âlemler(İnsanlar) için yalnızca bir Zikir'dir (HATIRLATMADIR!)-Tekvir/26}!

 

 

 

Bu gün sizin için Dininizi ikmal ettim (Din konusundaki bilgilenmenizi),

 üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve

 sizin için Din (anlayışı) olarak İslâm'a (Allah'a tam teslimiyete) razı oldum..(Mâide/3)

 

 
 
 

"RUH-U Â'ZAM"(ALLAH’IN İLK TECELLİSİ)

 
 

KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

2012 ® RADYO YANSIMALAR web sitesi. 24 saat yayın

www.allahvesistemi.org