kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

“MÜRİD”

(ALLAH İSMİYLE İŞARET OLUNANIN İRADE SIFATININ İSMİ)

Hayat sıfatının adı Hay;

ilim sıfatının adı Alim; 

irade sıfatının adı Mürid!

Mürid, irade eden demek., dilediğini gerçekleştiren demektir.

ara.jpg (366 bytes)

 

TEK’İN İLİM SIFATI,

“MÜRİD” İSMİYLE İŞARET EDİLEN İRADE SIFATI ARACILIĞIYLA

 KUDRETE DÖNÜŞEREK

KESRETE AİT İLMÎ SURETLERİ MEYDANA GETİRİR!

Tasavvuf erenleri, tasavvuftaki yolculuğu, “başladığı noktaya gelen daireyi tamamlamaktır” diye târif etmişlerdir.

Bireysellik ve birimsellik noktasından hareket eden düşünce yolcuları, aşama aşama “eşyâ(“şey”ler)nın hakikatine ilerleyerek, her şeyin TEK’ten varolduğunu müşahede ederler. Bu boyutta, basîretleriyle tespit ederler ki, hakikatleri itibariyle, çokluk yani kesret mevcut olmayıp, varlık TEK’ten ibarettir. Ne kendileri ne de çeşitli boyutlar ve evrenler hiç varolmamıştır!.. Böylece yarım daire tamamlanmış, “fenâfillah” gerçekleşmiş olur... Bunun biraz ötesi de vardır ki, onu burada dillendirmenin gereği yoktur.

2. yarım dairenin yolculuğu kolaylaştırılmış olanlar ise burada kalmayıp, fıtratları gereği olarak seyirlerinde devam ederler... Bu defa TEK’in İlim sıfatının, “Mürid” ismiyle işaret edilen İrade sıfatı aracılığıyla Kudrete dönüşerek, kesrete ait ilmî sûretleri meydana getirdiğini; bu ilmî sûretleri hâvi mücerred melekin, kendisinden açığa çıkma mahalli olan “RUH” adlı müşahhas meleğe dönüştüğünü, bundan meydana gelen “hamele-i arş” denen müşahhas meleklerin varlığını, ve boyut boyut bunlardan meydana gelen diğer müşahhas melâikenin varlıklarıyla evren içre nice evrenlerin ve sâir varlıkların oluşumunu müşahede ederler. Nelerden nelerin nasıl meydana geldiğini, hangi müşahhas melek(kuvve)lerin hangi kuvveler-varlıklar şeklinde açığa çıktığını seyrederler. Seyredenin, gerçekte kim olduğunun bilincinde, varlıksız olarak!..

 ara.jpg (366 bytes)

 

"MÜRİD" İSMİNİN ZİKRİ

“İRADE” SIFATINI GÜÇLENDİRİR!

İşte bunun içindir ki bu Allah isimlerinin ve sıfatlarının zikri, kişide, inansa da inanmasa da 3-5 ay içinde çok büyük değişiklikler yapar.

Bu değişiklikler ne yönde olur?.

Zikrettiği isimlerin mânâsı yönünde!.

Eğer, “Fettah” ismini zikrediyorsan, sana birtakım yeni şeyler daha açılmaya başlar. Sana kapalı olan, çözemediğin konular, rahat anlaşılır hâle gelir..

Eğer, “Mürid” ismini zikrediyorsan, eskiden yapamadığın, yapmakta başarısız kaldığın ya da zorlandığın bir çok şeyi yapabilir, başarır hâle gelirsin!.

“Eskiden yapmayı çok istiyordum ama, yapamıyordum; ama şimdi, çok kolay yapıyorum” dersin. Çünkü irade kuvven arttı!.

Bu zikirleri yapanların hepsi bir şeyler kazandı.

Bilmeden de zikir yapılır ama, bir şeyi anlayıp, idrâk ederek yapmak elbette daha güzel!.

Biri taklit yolu, diğeri tahkik yolu!.

ara.jpg (366 bytes)

Siz hangi ismin mânâsına dönük olarak «zikir” yaparsanız; yâni, Allah'ın «esmâ’ül hüsnâsı” tâbiriyle işaret edilen Allah'ın hangi ismini tekrar ederseniz, beyninizde o mânâ yönünden bir kapasite genişlemesi sözkonusu olur.

Beyindeki her tekrar, beynin kullanılır kapasitesinin o istikamette genişlemesine yol açar..

Esmâ tekrarı ise, tekrar edilen Esmâ’nın anlamı kapsamında meydana gelir..

Özel zikirler, kişiye has, Allah'ın isimlerinden ibaret olan zikirlerdir.

Allah'ın çeşitli isimleri, değişik kuvvetlerde, ayrı ayrı, kişiye has formüllerle, beyinlerde açılımlar oluşturmuştur. Siz genel zikir klasmanında bir zikir yaptığınız zaman, her ismin mânâsı eşit kuvvetle tesir alır ve hepsi de aynı oranda gelişme gösterir.

Oysa, meselâ «MÜRÎD” isminin mânâsı diğerlerine göre daha az nisbette aşikâre çıkmış ve bundan dolayı da iradesi zayıf olan, bildiğini tatbik edemeyen bir beyin sözkonusu olduğundan; siz genel zikirlerle olaya yaklaşsanız, hepsi aynı nisbeti koruyarak güçleneceğinden, bu ismin mânâsı yönünden kolay kolay netice alamazsınız!

Ama buna karşılık, siz direkt olarak «MÜRÎD” zikriyle olayın üstüne gittiğiniz zaman; kısa sürede görürsünüz ki, kişi «irade” yönünden, yâni bildiğini tatbik etme yönünden büyük mesafeler alır.

İnsanların cehennemde azâp çekmelerinde en büyük faktör, kendilerindeki irade gücünü kullanmayışlarıdır! Bunun temelini de beyinlerinde "MÜRİD" isminin zayıf açılmış olması teşkil eder. "MÜRİD" isminin zikri "irade" sıfatını güçlendirir. İrâde gücünün kullanılması da tatbîki ilme bağlıdır!

Bu irade konusunda olduğu gibi, cimrilik konusunda, yumuşaklık konusunda, ilim konusunda, kısacası hemen her konuda böyledir. Ancak bunun için de bu zikri veren kişinin, karşısındakinin beyin yapısını çok iyi bilmesi gerekir.

Yâni, O kişinin genel beyin programında hangi burçların ve hangi planetlerin pozisyonu nelerdir? Hangi isimlerin mânâları bu şekilde hangi nisbetlerle açılmıştır? İstidadı hangi konulardadır? Gibi soruların cevaplarını bilip, kişiye özel zikrin verilmesi gerekir!

Allah adıyla işaret olunanın İRADE sıfatının ismi olan "MÜRÎD" ismi zikredildiğinde, kişinin beyninde boş duran hücreler, bu ismin frekansında programlanarak devreye girdiği için; bir süre sonra o kişide İRADE gücünün arttığı ve eskiden başaramadığı bir çok şeyi başardığı görülür.

Ancak hemen burada kesinlikle idrâk edilmesi zorunlu bir husus da vardır ki, o da şudur:

Herkesin beyin yapısının kendine has bir orijinalitesi vardır ve bu tür "esmâ" yani Allah'ın isimlerine dayalı zikir türünde, mutlaka bu işin ehlinden bilgi alma zorunluluğu vardır!

Kendi aklına geldiği gibi ZİKİR yapmak, farkında olmadan CİNLERİN İLHAMIYLA ZİKİR yolunu açar ki; kişinin bilinçsizce kendini cinlere teslim etmesine sebeb olabilir.

Nitekim, bu yüzden bazı evliyâullah, "Aydınlatıcısı olmayanın, aydınlatıcısı şeytan olur" demişlerdir.

Evet, esas itibariyle ham, yani programlanmamış olan beyin hücrelerini, ZİKİR yoluyla, erişilmek istenen gaye istikâmetinde programlayarak eskisinden çok daha güçlü çalışan bir beyne sahip olunabilir.

ALLAH"ın "İRADE" sıfatının adı olan "MÜRÎD" ismini zikrettiğiniz zaman; terkibinizdeki bu ismin manâsı güçlenir; beyninizdeki "İRADE" fonksiyonu daha kapsamlı olarak faaliyete geçer ve eskiden iradeniz zayıf olduğu için başaramadığınız bir çok şeyi rahatlıkla başarabilirsiniz.

Ya da "HAKÎM" ismini zikretmeniz, sizin bir süre sonra, her şeyin hikmetini, sebebini, neyin niçin olduğunu anlamanıza yol açar. Eskiden bağlantısız sandığınız, gereksiz olduğunu düşündüğünüz pek çok şeyin aslında bir sistem içinde birbiriyle bağlantılı olarak yer aldığını idrâk edersiniz.

Yani, "ALLAH ismi zikri; fizikteki bileşik kaplar sistemindeki gibi, bütün isimleri eşit oranda yükseltirken; "İSİMLER zikri” ise sadece kendi cinsinden olan terkibinizdeki manâyı güçlendirir. Ve bu yüzden de kişide çok kısa sürede önemli gelişmeleri farkedilir hâle getirir.

İşte bu sebepledir ki, biz, kendinde kısa süre içinde gelişme görmeyi arzu edenlere, "İSİMLER" zikri tavsiye ederiz.

Bizim tavsiye ettiğimiz zikirlerin, herhangi bir tarikat zikri ile alâkası aslâ yoktur!

Târikatsız ya da hangi târikattan olursa olsun; kişi bu zikirleri yaptığı zaman, birkaç ay içerisinde neticelerini görmeye başlar!

Bu arada tavsiye etmekte olduğumuz isimlerle ilgili olarak biraz bilgi vermek istiyorum. Ki, ne yaptığının bilincine ermek isteyenlere yararlı olur umarım!

ara.jpg (366 bytes)

 

“MÜRİD” İSMİ

İNSANDA EN SÜRATLİ GELİŞMEYİ SAĞLAYAN

BİR GÜCE SAHİPTİR!

Önce ilk tavsiyem olan "MÜRÎD" isminden söz edeyim.

"MÜRÎD" ismi, "ALLAH" adıyla işaret olunanın "İRADE" sıfatının adıdır!

Bizim tüm boyutları ile varlığımız önce Allah'ın sıfatlarıyla meydana gelmiştir!

Hayat, sıfatıyla, hayatımız; bedenlerimiz içinde bulunduğu boyuta göre "BÂİS" ismi hükmünce yeni özelliklerle yeni yapıyla meydana gelse dahi; sonsuza dek devam edecektir.

"ALÎM" ismi gereğince bir bilincimiz ve ilmimiz mevcûttur.

"MÜRÎD" ismi sonucu olarak "ALLAH'IN İRADE SIFATI" bizden ortaya çıkar ve "İRADE" sahibi olarak algılanırız.

"SEMÎ" sıfatıyla algılayıcılık kazanır, "BASÎR" sıfatıyla görür idrâk ederiz. "KELÂM" sıfatı bize "İFADE" yeteneği kazandırır ve bütün bunlar hep "KUDRET" sıfatının bizden ortaya çıkışı dolayısıyladır ki, bütün bunları yapacak "KUDRET" bizde görev yapar!

"MÜRÎD" ismi, bildiğimiz kadarıyla ilk defa olarak bize açılmış, bir "sır"dır!

Bizden evvel, hiç kimse bu ismin zikrini yapmamış ve başkalarına da tavsiye etmemiştir. Hattâ din ve tasavvufla uğraşan pek çok kişi, bu ismin varlığını bile bilmez; çünkü kitaplarda daima diğer sıfatların isimleri yazılır da; "İRADE" sıfatının ismi yazılmaz!

Muhakkak ki bu da Allah'ın bir hikmeti sonucudur.

"MÜRÎD" ismi, yaptığımız çeşitli çalışmalar sonucu olarak müşahede ettik ki, insanda en süratli gelişmeyi sağlayan bir güce sahip!.

Hemen hepimiz, pek çok şeyi biliriz de, bir türlü bu bildiklerimizi uygulamaya koyamayız. Bunun da gerçekte tek bir sebebi vardır, İRADE ZAYIFLIĞI!

İşte bu irâde zayıflığının çaresi, anladığımız kadarıyla "MÜRÎD" isminin zikredilmesidir. Bu ismin zikredilmesi sonucu, kişinin ilgi duyduğu konuya karşı irâdesi güçlenmeye başlıyor ve eskiden bilip de tatbik edemediği pek çok şeyi kolaylıkla tatbik edebilir hâle geliyor.

Meselâ diyelim ki içkiyi bırakamıyor; TASAVVUF EHLİNE KESİNLİKLE YASAK OLAN SİGARAYI BIRAKAMIYOR; veya istediği gibi ibâdet edemiyor; yahûd kendini ilme verip kararlı bir biçimde ilim çalışamıyor; işte bu durumda bu zikir, kişinin irâde gücünü arttırdığı için, kolaylıkla bunları başarabiliyor.

Ancak bu isimden bahsederken, şunu da kesinlikle belirteyim. Nasıl ilâçların belirli dozajları varsa, "İSİMLER" zikrinde de belirli rakkamların üstüne kesinlikle çıkılmamalıdır.

ara.jpg (366 bytes)

 

"MÜRÎD" İSMİ,

KİŞİNİN ALLAH’I TANIMASINDA

EN SÜRATLİ YOLDUR!

 

"İSİMLER" zikri insan bünyesinde, beyninde, sürekli takviye yapar!

Nasıl, Diabet yâni şeker hastalığında, şekeri tüketmek için ensülin yeteri kadar verilmediği için dışardan takviye alınırsa; terkedildiği zaman bünye derhal kendi orijinini yaşarsa. Aynı şekilde, Zikre devam edildikçe de, mânâsı ister bilinsin ister bilinmesin; inanılsın inanılmasın, hükmünü icra eder. Tecrübelerimize göre, zikir bırakıldıktan sonra onbeş gün içinde bünye eski normal haline döner!.

Burada kesinlikle anlamamız gereken bir husus da şudur!

Siz asla ötedeki, yukarıdaki bir TANRI'yı zikretmiyorsunuz!

Siz, varlığınızın her zerresinde tüm varlığıyla mevcût olan SONSUZ - SINIRSIZ ALLAH'ın bazı sıfat ve isimlerinin sizde açığa çıkmasını, sağlama yolunda bir çalışma yapıyorsunuz. Ve ancak algılayabildiğiniz nisbette, gerek kendinizde ve gerekse çevrenizde, Allâh'ı tanıyabilirsiniz!.

İşte bu sebeplerden dolayıdır ki, "MÜRÎD" ismi, bize göre, kişinin ALLAH'I tanımasında en süratli yoldur. Ancak bu tanıyışı Allah'tan "Hazmı ile" taleb etmek gerekir. Zira, "hazımsızlık" insanın başına olmadık işler açar!

ara.jpg (366 bytes)

 

ANLAYIŞI KIT VE DÜŞÜNCESİZLER

“MÜRİD” İSMİNİ İNKÂR EDİYORLAR!

 

Bazı göya bu işten anladığını söyleyen anlayışı kıt ve düşüncesizler “Mürid” ismini inkâr ediyorlar… Dolayısıyla da “Allah”ın “irade sıfatını”!. Ama fark edemeyecek kadar câhil ve basiretsizler!.

Artık her halde beyinsiz ahmaklar dışında, kimse, “Allah’ın “Mürid” ismi yoktur, Ahmed Hulûsi insanları kendine bağlamak için Mürid ismini çektiriyor” diyemez!.

Şu ortaya koyduğumuz değişik kaynaklara ait bu kadar belgeye rağmen, artık, her halde bu lâfı kimse söyleyemez!.

İmâmı Gazâli’nin ifadesi de aynen şöyle:

“Fukaha ile diğer âlimler aşağıdaki isimlerin de, “Esmâ’ül Hüsna” dan olduğunda ve bunların şânı yüce Allah hakkında kullanılabileceğinde ittifak etmişlerdir.

El Mürid - El Mütekellim - El Mevcud - Eş Şey - El Ezel vs.”

Demek ki, Allah’ın “Müridismi de varmış!.

Nasıl olmaz?..

Eğer, Esmâ’ül Hüsna’dan bir isim olsa reddettikleri, belki anlarım..

Allah’ın yedi subûti sıfatından bahsediyorlar.

Hayat, İlim, İrade diyorlar. Ondan sonra, irade sıfatının adı yok!!!.

İrade sıfatı var ama irade sıfatının ismi yok!!!

Bunu mantık kabul eder mi?.

Ahmed Hulûsi

yazdir

  AB1.jpg (952 bytes)

 

www.allahvesistemi.org

internet kitapçınız kitapyurdu.com