KAVRAMLARLA KURÂN-I KERİM'E BAKIŞ

 

Ahmed Hulûsi'de Kavramlar

 

 

 

"HÛ"NUN SALÂTI

(Tecelli)

  • "HÛ" ki, sizi (beden, benlik) karanlıklarından Nur'a (ilim-şuur boyutu yaşamı) çıkarmak için size salât(tecelli) eder ve O'nun melekleri (Esmâ kuvveleri) de...

 

 

"HÛ"

  • Mutlak bilinmezliğe ve kavranılmazlığa işaret ismi

  • "O"

  • "O" dediğin varlık...

  • "Allah "ismiyle işaret edilen ZÂT’ın Hüviyetine işaret eden isim...

  • “Allah isminin sonundaki H harfinin işaret ettiği hüviyeti Zât....

  • İster vahiy yollu gelsin, ister bilinç yollu üzerine eğilinsin, algılanan her "şey"in hakikatinin derûnu...

  • Arş-ı Azîm’in Rabbi ...

  • Evvel Âhir Zâhir Bâtın olan...

  • “ZÂHİR” ismiyle işaret edilen...

  • Gaybın (algılayamadıklarınızın) anahtarları (bilgisi) indinde olan...

  • Her an yeni bir şe’nde olan...

  • Niteliksiz ve niceliksiz bir yolla, varlığın özündeki bir boyutsal öteliğe işaret eden isim...

  • Teklik boyutu...

  • Çokluk görüntüsünün ardındaki, Öz`deki Teklik boyutu...

  • Cüz`ün özündeki Teklik boyutu...

  • Oluşumun kaynağı ...

  • Her an cüz`lerdeki tasarrufu oluşturmakta olan...

  • Evrensel boyutlu “TEK”lik noktası olarak algılanması istenene işaret eden isim...

  • “Nokta” olarak yaratılmış; ilmi yönüyle “Akl-ı Evvel”, hayâtiyeti yönüyle “Ruh-u ’zâm”, hüviyeti yönüyle “Hakikat-ı Muhammedî” ve nihâyet kişiliği itibariyle aldığı isim de “İnsan-ı Kâmil” olan evrensel varlığın varlığını aldığı Esmâ...

  • Sayısız “nokta”ların Hâlik”i olup; “nokta”lar indinde “nükte” olan...

  • İlminde “nokta”dan yarattıklarını, hayâl hammaddesiyle var kılan... Ve bütün bunlardan “GANΔ olana işaret eden ZÂT’ın Hüviyetine işaret eden isim...

  • Rasûlünü hakikatin ta kendisi olarak ve Hak Din (geçerli Sünnetullah, sistem bilgisi)  ile irsal eden, bütün din anlayışlarının üstüne geçirmek için... Velev ki müşrikler hoşlanmasa da.

  • Müslümanların farketmesi istenen Hakikat!…

  • Kara’nın ve Deniz’in karanlıklarında, hidâyet bulmanız için yıldızları oluşturan...

  • Sizi Nefs-i Vahide’den (TEK BİR NEFS’ten) inşa eden...

  • Semâdan suyu inzal eden...

  • Kullarının fevkinde (boyutsal derinliğinde) Kâhir (varlığını  yok edercesine hükümran olan)...

  • Sizi tıynden (su ve toprak elementleri) yaratan; sonra bir ecel (hayatiyet süreci) kaza eden(hükmeden)... Ecel-i Müsemma (belirlenmiş yaşam süreci) indinde olan....

  • Sizi Nefs-i Vahide’den (TEK BİR NEFS’ten) inşa eden...(makro planda: Hakikat-i Muhammedî-aklı evvel; mikro planda: insanın şuuru) yaratan ve ondan da eşini (makro planda: evreni; mikro planda: bedeni) oluşturan...

  • Arz’ı yayan (madde yapıyı, üstündekileri oluşturacak kapasiteyle meydana getirdi; konu dünyanın yuvarlaklığı değil arzın yani madde boyutunun kapasitesidir burada); onda sâbit dağlar (benlik-bilinç sahibi varlıklar) ve nehirler (bilinçleri besleyen sürekli bilgi akışı) oluşturan... Her semerattan (üretilmişten) onların eşi olan ikizini (birimin madde ve ötesi olan yapısını) oluşturan... Geceyi gündüze (cehalet karanlığını ilmiyle aydınlığa, hakikatin seyredildiği yaşama)  dönüştüren...

  • Sizi Arz’ın halifeleri kılan ve size verdiklerinde sizi denemek (o özelliklerinizi kuvveden fiile çıkarmak) için, bazınızı bazınızın fevkinde mertebelere yücelten...

  • Dirilten ve öldüren... Kendisine rücû edeceğiniz...(Hakikatinizin, Esmâ’sıyla yaratılmış olduğunu hakk-el yakîn yaşayacağınız...)

  • Sizin için, sükûn bulasınız diye geceyi, gerekenleri görüp değerlendirmeniz için de gündüzü oluşturan...

  • Size korku ve umut olarak şimşeği (beyninizde bir an parlayan bir fikri) gösteren, (ilim ve marifet ile) yüklü bulutları inşa eden… (“Size korku ve ümit…” diye başlayan bu ve sonraki âyetler benzetme yoluyla insandaki çeşitli hâlleri anlatmasına rağmen, birçokları tarafından gerçekten göksel olaylar olarak anlaşılmıştır.)

  • Yarattıklarıyla kayıtlanmaktan ve sınırlanmaktan berî olan ("El Gani")...

  • Kullarının fevkinde (boyutsal derinliğinden açığa çıkan bir yolla) Kâhir olan...  İrsal eden hafazayı (koruyucu kuvveleri)...

  • Yolundan sapanı en mükemmel bilen... 

  • Hakikati yaşayanları en mükemmel  bilen...

  • Ortak kavramı düşünülemeyen...

  • Her birimin ve zerrenin Hakikati; özündeki Rabbi, Melîki, İlâhı (Ulûhiyet mertebesinin özelliklerinin, yani sıfat ve esmâ mertebesinin olduğu boyut) olan, O!.

  • Gerçekte, vehmî (var sandığın) benliğinin ardındaki gerçek, O!.

  • Tanıyamaman yüzünden cehennem yangınlarını şimdiden yaşadığın; O!.

  • Bilgisizliğin yüzünden hayâlinde yarattığın tanrıya tapınarak şirke düştüğün; bundan dolayı da mahrum kalıp hüsrana uğrayacağın; oysa özündeki, O!.

  • Gökte ararken, sırrında, gizli derûnunda ve daha da içerinde erebileceğin, O

  • Algılamakta olduğun her ŞEYin hakikatinde olan, O!.

  • Fark ettiğinde, benlik dağını paramparça edip, “yok”luğunu, aslında hiç “var” olmamışlığını hissettirecek, O!.

  • İnsan “ismi anılan bir şey değilken, yok iken”, kendi özellikleriyle varlığa çıkartıp; sonra tekrar “yok”luğumu fark ettirip; sonra tekrar bu gerçeği bilmiş olarak yaşatırken; bunun hakkını verememenin cehennemini ebediyen yaşatacak olan, O!.

  • Sana, “ben” kelimesi ile işaret ettiğin varlık dağını paramparça edecek sırra işaret ettiği halde; farkındalığı da açığa çıkarmayan; bunun a’mâlığı ile dünyanı değiştirtecek olan, O!.

 
  • HER ŞEYİN YARATANI'DIR... (âfakından değil boyutsallığından)! {İşte budur Rabbiniz Allah! İlâh yok, sadece "HÛ"!O'na kulluğunuzun farkındalığına erin! (En’âm/102)}

  • HER ŞEYİ YARATMIŞTIR! {"HÛ"; her şeyi Esmâ'sından yaratması ve onların hakikatinde Esmâ'sıyla olması nedeniyle onları bilir!(En’âm/101)}

  • "HÛ"DUR, ÖLÜMSÜZ DİRİ!(Esmâ âleminin kaynağı)->"EL HAYY"(Tanrı yoktur; sadece "HÛ")

  • Hayat, yaradılmış için gereklidir… Mutlak Zât, “Hayat Sıfatı”ndan de münezzehtir!

  • "HAYAT"IN KENDİSİDİR "O"! (Ve Âlemler O'nunla vücud bulur ve devam eder. Yegâne hayat olan ve her şeyi kendi isimlerinin anlamı ile oluşturan-devam ettirendir) -> "Allahu la ilâhe illâ HUvel Hayy’ul Kayyum"

  • "HÛ"DUR İKİ CİNSİ ERKEK VE DİŞİ YARATAN(Necm/45)

  • "HÛ"DUR ÖLDÜREN(Ölümü tattıran)!{“EL MUMİT”... Ölümü tattıran... Bir yaşam boyutundan diğer yaşam boyutuna geçirten!}

  • "HÛ"DUR, "HAYAT"A(ölümsüzlüğe) KAVUŞTURAN(DİRİLTİCİ)->"EL MUHYİ"{İhya edendir-Ölüleri hayata(ölümsüzlüğe) kavuşturandır-İlim yaşantısıyla hakikati müşahede ederek yaşamını sürdürmeyi oluşturandır-Bilgisizlikle yaşayan ölüyü ve (diğer) ölüleri de diriltendir.}

  • O, ölüleri elbette hayata (ölümsüzlüğe) kavuşturandır! "HÛ" her şeye Kaadir'dir.(Rûm/50)

  • "O"NADIR İKİNCİ YAŞAM(Neş'e-i uhrâ)-(Necm/47)

  • "HÛ"DUR, SÜREKLİ YENİ YAŞAM BOYUTLARINA DÖNÜŞTÜREN!("EL BÂİS")

  • Ancak algılayanlar (davete) icabet eder! Ölülere (ilimle diri olmayanlara) gelince, Allah onları (ölümü tattıktan sonra) bâ'seder, sonra O'na döndürülürler.(En’âm/36)

  • "HÛ"DUR  GÜLDÜREN... "HÛ"DUR  AĞLATAN!(Necm/43)

  • "HÛ"DUR  GANİ EDEN... "HÛ"DUR  FAKİR KILAN!(Necm/48)

  • "HÛ"DUR SİRİUS YILDIZININ RABBİ(Rabbüş Şi'ra)(Necm/49)

  • "HÛ"DUR ÖNCEKİ  AD'I HELÂK EDEN(Necm/50)

 

ALLAH VE MELEKLERİNİN NEBİ’YE SALÂTI

 
  • Muhakkak ki Allah ve melekleri, Nebi'ye salât eder... Ey iman edenler, siz de O'na salât (yönelin) edin ve teslimiyet ile selâm verin!

 

ALLAH'IN ŞEHÂDETİ

Allah şehâdet eder, kendisidir "HÛ"; tanrı yoktur; sadece "HÛ"!

  • MELEKLERİN ŞEHÂDETİ

  • "ULÜL İLM"İN ŞEHÂDETİ

Esmâ'sının kuvveleri olanlar (melâike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehâdet eder, Adl'i kaîm kılarlar. Tanrı yoktur, sadece "HÛ"; Aziyz, Hakiym'dir.

 

 

"ŞehidAllahu enneHU la ilâhe illâ HUve, vel Melaiketü ve ülül ılmi kaimen Bil kıst*

la ilâhe illâ HUvel Aziyz’ül Hakiym"-Âl-û İmran/18

  • "EŞ ŞEHİYD"{Varlığıyla varlığının şahidi olan. Açığa çıkardığı Esmâ özelliklerinden varlığını seyredip açığa çıkanlara şehâdet eden! Şehâdet edilenin kendisinden gayrı olmadığını yaşatan}

  • “EL HAKK”{Apaçık ortada olan Mutlak Hakikat! Açığa çıkan tüm işlevlerin hakikati ve kaynağı!}

  • "EL ADL"{Ulûhiyetinin sonucu olarak açığa çıkardığı her Esmâ özelliğinin yaratış amacına göre hakkını veren. Haksızlık etmekten, zulüm etmekten münezzeh olan!}

  • "EL AZİYZ"{Karşı konulmaz güç sahibi olarak, dilediğini uygulayan! Tüm âlemlerde dilediğini karşı çıkacak güç olmaksızın yerine getiren. Bu isim Rab ismiyle paralel çalışan bir isimdir. Rab özelliği Aziyz özelliğiyle hükmünü icra eder!}

  • "EL HAKİYM"{İlminin kudretiyle açığa çıkmasını sebepler zincirine bağlayarak, nedenselliği oluşturan ve böylece kesret algılamasını oluşturan}

 

SEMÂLARDA VE ARZDA HER BİR BİRİMİN KENDİ SALÂTI

 (Hakikati olan Esmâ bileşiminin gereğini yaşaması)

 
  • Semâlarda ve Arzda ne varsa her biri, kendi salâtını (hakikati olan Esmâ bileşiminin gereğini yaşaması) ve kendi tespihini (salâtının sonucu olan işlevi) gerçekten bilmiştir.

 
HZ.RASÛLULLAH’IN SALÂTI
 
  • ZÂTİ İSTİDAD(Hz.Rasûlullah’a has istidad)

  • ZÂT'A YÖNELİK Mİ'RÂC->Sıfat mertebesine urûc{Kudüs'te bütün Rasûllere kıldırdığı Salât(Namaz)-Diğer peygamberlere namazın hakikatini yaşatması, yaşama yolunda orada kendisindeki tecelliyle onlara belli açılımlar getirmesi-Onlara imamlık yapması}

  • ZÂT MERTEBESİNDE URÛC(Zât mertebesinde Rabbiyle mükelleme etmesi)->{Bütün Rasûllerle birlikte sıfat mertebesine urûcu yaşadıktan sonra kendi zâti hakikatinin gereği olan esas mirâca geçmesi ve kendi mirâcını yaparak Zât mertebesinde Rabbiyle mükelleme etmesi}

 
 

 

 

 KURÂN'I BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUNUZ?

{O, âlemler(İnsanlar) için yalnızca bir Zikir'dir (HATIRLATMADIR!)-Tekvir/26}!

 

Şüphesiz ki O (evren), Kur'ân-ı Keriym'dir (56/77)

 
 

 

SALÂT(Namaz)

 

 
 

KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

2012 ® RADYO YANSIMALAR web sitesi. 24 saat yayın

www.allahvesistemi.orgg