KAVRAMLARLA KURÂN-I KERİM'E BAKIŞ

 

Ahmed Hulûsi'de Kavramlar

 

 

 

 

"KIBLE"

  • "Kâbe"  (Zât)
  • Varlığın-ın hakikati
  • Esma mertebesi
  • İnsanların imanının ayakta kalması ve devam etmesi için yöneldiği Hakikati
  • Rasûlün üzerinde olduğu/yöneldiği tek mutlak enerji(Kâbe)
  • Rasûlün (Razı olduğu) “Kalb”indeki! (Varlığındaki Hakikat!)
  • Kendilerine Kitap verilenlerin Rablerinden bir Hak…
  • (Din 'in direği olan) Namazın tamam olması şartlarından bir tanesi
 

 

YENİDEN VAROLUŞUNUZ,

"O"NA("HÛ") DÖNÜK OLACAKTIR!

  • {O, arzı (bedeni) size (bilincinize) tâbi oluşturdu! Onun omuzlarında yürüyün ve O'nun yaşam gıdasından nasiplenin! Yeniden varoluşunuz O'na dönük olacaktır!-Mülk/15}

 

"HÛ"NUN SALÂTI

(Tecelli)

 
  • "HÛ" ki, sizi (beden, benlik) karanlıklarından Nur'a (ilim-şuur boyutu yaşamı) çıkarmak için size salât(tecelli) eder ve O'nun melekleri (Esmâ kuvveleri) de...
    HER ŞEYİN YARATANI'DIR... (Âfakından değil boyutsallığından)! {İşte budur Rabbiniz Allah! İlâh yok, sadece "HÛ"!O'na kulluğunuzun farkındalığına erin! (En’âm/102)}

  • HER ŞEYİ YARATMIŞTIR! {"HÛ"; her şeyi Esmâ'sından yaratması ve onların hakikatinde Esmâ'sıyla olması nedeniyle onları bilir!(En’âm/101)}

  • "HÛ"DUR, ÖLÜMSÜZ DİRİ!(Esmâ âleminin kaynağı)->"EL HAYY"(Tanrı yoktur; sadece "HÛ")

  • Hayat, yaradılmış için gereklidir… Mutlak Zât, “Hayat Sıfatı”ndan de münezzehtir!

  • "HAYAT"IN KENDİSİDİR "O"! (Ve Âlemler O'nunla vücud bulur ve devam eder. Yegâne hayat olan ve her şeyi kendi isimlerinin anlamı ile oluşturan-devam ettirendir) -> "Allahu la ilâhe illâ HUvel Hayy’ul Kayyum"

  • "HÛ"DUR İKİ CİNSİ ERKEK VE DİŞİ YARATAN(Necm/45)

  • "HÛ"DUR ÖLDÜREN(Ölümü tattıran)!{“EL MUMİT”... Ölümü tattıran... Bir yaşam boyutundan diğer yaşam boyutuna geçirten!}

  • "HÛ"DUR, "HAYAT"A(ölümsüzlüğe) KAVUŞTURAN(DİRİLTİCİ)->"EL MUHYİ"{İhya edendir-Ölüleri hayata(ölümsüzlüğe) kavuşturandır-İlim yaşantısıyla hakikati müşahede ederek yaşamını sürdürmeyi oluşturandır-Bilgisizlikle yaşayan ölüyü ve (diğer) ölüleri de diriltendir.}
  • O, ölüleri elbette hayata (ölümsüzlüğe) kavuşturandır! "HÛ" her şeye Kaadir'dir.(Rûm/50)
  • "O"NADIR İKİNCİ YAŞAM(Neş'e-i uhrâ)-(Necm/47)
  • "HÛ"DUR, SÜREKLİ YENİ YAŞAM BOYUTLARINA DÖNÜŞTÜREN!("EL BÂİS")
  • Ancak algılayanlar (davete) icabet eder! Ölülere (ilimle diri olmayanlara) gelince, Allah onları (ölümü tattıktan sonra) bâ'seder, sonra O'na döndürülürler.(En’âm/36)
  • "HÛ"DUR  GÜLDÜREN... "HÛ"DUR  AĞLATAN!(Necm/43)
  • "HÛ"DUR  GANİ EDEN... "HÛ"DUR  FAKİR KILAN!(Necm/48)
  • "HÛ"DUR SİRİUS YILDIZININ RABBİ(Rabbüş Şi'ra)(Necm/49)
  • "HÛ"DUR ÖNCEKİ  AD'I HELÂK EDEN(Necm/50)

 

 

İSTİKBALİ KIBLE

(RABBİNE YÖNELMEK)

  • Hakiki Faile yöneliş

  • Varlığın-ın hakikatine yönelme(Esmâ mertebesine yöneliş)

  • Hakikatiniz olan Esmâ mertebesine yönelişin getirisi olan müşahede

  • “Yok“ olan “benliğin" deki "gerçek vücud sahibi"ni hissediş

  • (Derinliği itibariyle) Özündeki “ALLAH” a  yöneliş(Tüm özlerde mevcud olan O’dur!)

  • Her bir varlığın  hakikati olan Esmâ bileşiminin gereğini yaşaması

  • Bâtının ve hakikâtın olup, özünden Zâhir olanı hissedip, bunun sonuçlarını yaşamak

  • O’nun indinde hiçliğini, yok olduğunu yaşamakla başlayıp; kıyâmda, kendini dillendirişinin; rükûda, kudretinin önünde yaratılmışın kulluk etmekten başka şansı olmadığını açığa çıkarmasının; secdede, “lillahil vahidil kahhar” hükmünün eserini ortaya koyuşunun yaşanışı

  • Boyutsal anlamda Hak’ka urûc

  • Allah’a olan mânevi borcumuz

  • “Din”in direği

  • "Kâ'betullah"a yönelmek

  • Yüzünü-müşahedeni) Mescid-i Haram'a ("Kâbe"ye-içi mutlak yokluk-gayb olana-çokluğun gerçekte yokluğunun yaşandığı secde edilen mahale) döndürmek

  • Nereden (hangi düşünceden) çıkılırsa çıkılsın, vechi (yüzü-müşaheyi) Mescid-i Haram'a (çokluğun gerçekte yokluğunun yaşandığı secde edilen mahale) döndürmek

  • “Mi’râc”ın başlangıcı

 
  • Rabbine yönelmek, dışa değil; kendi Hakikatindekine yönelmektir!

  • RABBİNE YÖNELENLER->TEK ÜMMET{İman edenler-“Hanif” olan “İbrahim Milleti”-Sabredenler-Allah'a rûcu ediciler-Allah Rahmetinin içine dâhil edilenler-Sâlihler}

  • NUH Aleyhisselâm RABBİNE YÖNELMİŞTİ (Hani daha önce bize yönelmişti de, Ona icabet etmiş; (böylece) Onu ve ehlini o aziym sıkıntıdan kurtarmıştık.-Enbiyâ/76)

  • HZ.İBRAHİM DE{İbrahim milleti de(Varlığın-ın hakikatine iman etmişler-İbrahim milleti)} RABBİNE YÖNELDİ

  • EYYÜB aleyhisselâm da RABBİNE YÖNELİP SESLENMİŞTİ{Hani Rabbine: "Gerçekten hastalık beni yıprattı ve sen Erhamur Rahıymiynsin" diye nida etti. Biz de Ona icabet ettik ve hastalığından kurtardık... Ayrıca ona, indîmizden bir rahmet ve abidler (yakîn gelene kadar gerekli çalışmaları yapanlar) için hatırlatma olarak, ehlini ve onlarla beraber onların mislini de verdik.(Enbiyâ/83-84)}

  • HZ.YUNUS DA KARANLIKLAR İÇİNDE RABBİNE YÖNELDİ...

  • Lâ ilâhe illâ ente subhaneKE inniy küntü minez zâlimiyn{"Tanrı yok (benliğim yok); sadece Sen (hakikatimi oluşturan El Esmâ mânâların)! Senin (Esmâ mânâlarını açığa çıkaran olarak bu işlevimle) tespihindeyim! Muhakkak ki ben nefsime zulmettim" diye yönelmişti.(Enbiyâ/87)

  • Muhakkak ki bu tek bir ümmet olarak sizin ümmetinizdir! Ben, sizin Rabbinizim! O hâlde bana kulluğunuzun bilincine erin! (Enbiyâ/92)}

  • ZEKERİYA DA RABBİNE SESLENDİ

  • "Rabbim... Beni hayatta tek başıma bırakma (bir vâris ihsan et)! Sen vârislerin en hayırlısısın" (Enbiyâ/89)

  • İman edenlerden(Firavunun karısı) ASİYE DE RABBİNE YÖNELDİ... Dedi ki: "Rabbim, benim için indînde, cennette bir ev bina et! Firavun'dan ve onun yaptıklarından beni kurtar! Beni zâlimler topluluğundan da kurtar!"(Tahriym/11)

  • (İffetini bir kale gibi koruyan İmrân kızı) MERYEM DE RABBİNE YÖNELDİ ... Rabbinin, Kelimelerindeki Esmâ'sıyla varlığını ve Kitaplarını (Bilgilerini) tasdik etti ve teslim olup itaat edenlerden oldu.(Onun içinde ruhumuzdan nefhettik (açığa çıkardık)-Tahriym/12)

 

RASÛLULLAH’IN YÖNELDİĞİ (razı olduğu) KIBLE->“KALB”İNDEKİ!

(Varlığındaki Hakikat)

 
 
 

"ÖZ"ÜNDEKİ(Ve tüm Özlerde) MEVCUD OLAN

 (Varlığın Hakikati)

 ALLAH'TIR!

 
  • Allah yanısıra DIŞSAL GÜCE (Tanrıya) YÖNELME!{Tanrı yoktur, sadece HÛ"!}

  • Muhakkak ki (Hakikatin olan) Allah O'nun dununda yöneldiğiniz şeyleri bilir.

  • "ÖZ"ÜNDEKİ(Ve tüm Özlerde) MEVCUD OLAN (Varlığın Hakikatine) ALLAH’A YÖNEL... Allah indindeki hiçliğini (“Yok“ olan “benliğindeki” gerçek vücud sahibini) fark edip-hissetmeye çalış ve "Allahû Ekber!" diyerek namaz başla!

  • "ALLAHÛ EKBER”! {Allâh Ekber'dir; gayrı bir varlık tarafından algılanıp değerlendirilemez ve herhangi bir değerlendirme sıfat-zuhur ile de sınırlanıp kayıtlanamaz büyüklük sahibidir!.-"Zâtı" itibarıyla "benzeri" olmayan; Esmâ'sının işaret ettiği özellikleriyle yarattıklarıyla kayıtlanmaktan ve sınırlanmaktan berî olan, "Ekber"dir!Basiretler O’na ulaşamaz…Görme-değerlendirme organları(Ebsar) "O"nu idrâk edemez... O, ebsarı idrâk eder (değerlendirir)! }

NE GÜZEL MEVLÂDIR(Sahiptir) O!

  • Eğer yüz çevirirler ise, iyi bilin ki Allah sizin Mevlâ'nızdır... Ne güzel Mevlâ'dır (sahiptir O) ve ne güzel Nasîr'dir (zafere ulaştırıcıdır O)!(Enfâl/40)

  • Esmâ'sıyla hakikatiniz olan Allah'a tamamıyla bağlanın! O, Mevlâ'nızdır (sahibiniz, her fiilinizin oluşturanı)...(Hac/78)

ALLAH,

KENDİSİNE DÖNÜP YÖNELENİ "HAKİKAT"E ERDİRİR

  • ALLAH’A YÖNELİŞİN GETİRİSİ {Kişinin beşeriyet dünyasından arınıp;  Allah hakikatına yönelişinin sonucu)->(Salâtın ikâmesi-“Mi’râc”-Rableri indînde (hakikatleri olan Esmâ mertebesinin getirisi olan) dereceler-Mağfiret (Esmâ kuvvesi olan ilmin benliği örtmesiyle oluşan bağışlanma)-Kerîm rızık (cömert-şerefli rızık, maddi veya manevî rızık- Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesi-Hakikatinin seslenişini duyacağı makam (Kurb makamı)-(Allah'a kulluğundan gâfil olmayacağı vaadine sadık) Tertemiz bir nesille müjdelenme}

  • "Arza (bedende Esmâ kuvveleriyle tasarrufa), Benim salâha ermiş kullarım (velâyet hakikati) vâris olur!"(Enbiyâ/105)

  • Onlar ki iman etmişlerdir ve şuurları Allah'ı hakikatlerinde olarak hatırlayıp hissetmenin tatminini yaşar! Kesinlikle biline ki, şuurlar Bizikrillah (Allah'ı, Esmâ'sının işaret ettiği anlamlar doğrultusunda hakikatinde HATIRLAYIP hissetmek) ile mutmain olur!(Râ’d/28)

ALLAH, İMAN EDENLERDE MEVLÂDIR!

  • Allah, iman edenlerde Mevlâ'dır! Hakikat bilgisini inkâr edenlere gelince, onların mevlâsı yoktur!(Muhammed/11)

 

YÜZÜNÜ VEYA ŞUURUNU

 "DOĞU"YA VEYA "BATI"YA DÖNMEK

 
  • "VECHULLAH"{"Allah'ın Vechi"-"Allah'ın yüzü"-"İlâhi İsimler mertebesi"-Allah Esmâ'sının açığa çıkışı-"Kudret ve kuvvet sıfatı"nın açığa çıkışı-"Allah'ın isimleri"nin("İlâhi isimler"in) mânâları-Allah'ta mevcut bulunan mânâları müşahede-"Bilinç gözü"yle görülen "Mânêvi vücud"-Esmâ-ül Hüsnâ'da bildirilen isimler veya bunun dışında, ismi o listede, o sıralamada sayılmamış olan isimler kuvveden fiile çıktığı anda aldığı isim}

  • "ALLAH'IN YÜZÜ"(İlâhi İsimler mertebesi)

  • "Allah İsimleri", kuvveden fiile çıktığı anda, "Vechullah"-"Allah'ın yüzü" adıyla anılır.

  • "VECH"{Yüz-Şuur-Hakikat-Müşahede-Holografik gerçeklik temelinde, hakikatindeki esmâ mertebesi noktan...-İç Dünyan}

  • Herkesin O'na dönen bir vechi vardır.

  • "DOĞU"->Varlığın hakikati{Doğuş mahallî-Maşrik}

  • "BATI"->Sistem bilgisi{Batış-kayboluş-ölüm-Mağrip}

  •  

NE YANA DÖNERSEN, "VECHULLAH" KARŞINDADIR!

(Allah Esmâ'sının açığa çıkışıyla karşı karşıyasın)!

 

NEREDE OLURSANIZ OLUN, O SİZİNLEDİR!

  • (Her an-her yerde) ne yana dönersen Vechullah("Allah'ın Vechi") karşındadır!(Allah Esmâ'sının açığa çıkışıyla karşı karşıyasın-"Nerede olursanız olun, O sizinledir!.")

  • "BÂKÎ VECH"{"Bilinç gözü"yle(Kalp gözüyle) görülen mânevi vücud}

  • Bâkî olan, "Allah'ın vechi"dir! (Dün-bugün-yarın var olan ve var olmakta devam edecek olan, "Bâkî Vech" tir!)

  • Vechlerinizi (yüzünüzü veya şuurunuzu) doğuya veya batıya (varlığın hakikati veya sistem bilgisine) çevirmeniz BİRR (işin hakikatini yaşamak) değildir. Asıl BİRR, "B" işareti kapsamında Allah'a iman edip, gelecekte yaşanacak sürece, melâikeye (algılanıp fark edilemeyen varlığın hakikati olan Allah Esmâ'sının kuvvelerine), Kitaba (varlığın hakikati ve Sünnetullaha), Nebilere iman eden; Allah sevgisiyle malı, akrabaya, yetimlere, miskinlere, yolda kalmışlara (yuvasından-vatanından ayrı düşmüş), yardım isteyenlere, kölelikten kurtarmaya veren; salâtı ikame eden (Allah'a yönelişinin bilfiil hakkını veren); zekâtını veren (Allah'ın kendisine bağışladığından bir kısmını karşılıksız paylaşan); söz verdiğinde sözünde duran; sıkıntı, hastalık ve şiddete maruz kaldığında buna dayanandır. İşte bunlar sâdıklar ve korunanlardır.(Bakara/177)

  • "DOĞU"DA "BATI"DA ALLAH'A AİTTİR!

  • Ne yana dönersen Vechullah karşındadır (Allah Esmâ'sının açığa çıkışıyla karşı karşıyasın)! Muhakkak ki Allah tüm varlığı kapsar ve ilim sahibidir.(Bakara/115)

  • Hangi düşünceden(Nereden) çıkarsan çık, müşaheden(Vechini-yüzünü)çokluğun gerçekte yokluğunun yaşandığı secde edilen mahale (“Mescid-i Haram”a) döndür!

 "VECHULLAH"I GÖRMEK

("Allah'ı görmek-Allah İlmiyle mücehhez olmak-Basiretle görmek-Rü'yet")

  • Allah'ı Zâtı itibariyle göremezsiniz! (Ancak O’nun ilmini, O’nun nurlarını hissedebilirsiniz içinizde!.)  Ancak Allah Kendisi, kendisini görür!

  • "Allah'ın yüzü"(Vechullah-"Bilinç gözü"yle görülen "Mânevi Vücud", şuur gözüyle ("Kalb gözü"yle) görülür.

  • Gözler, O'nu idrâk edemez... Fakat O, görüşleri idrâktadır!
    Allah'ı görme, görme fiili değil; bir idrâk-bir ilimdir.
    Basiretinle(İlim ile) baktığında, varlık "Tek bir bütün"dür...
    "Allah'ın yüzleri"ni değil.... "Allah'ın yüzü"nü!("Vecihlerini" değil; "Tek Vechi" görürsün!)

  • O ismin, o resmin, o rengin, o dilin, o dinin, o ırkın ardındaki varlık, Allah’a ait varlıktır.

  • "Nefslerinizde! Hâlâ(Fark etmiyor) görmüyor musunuz?

  • "Kim ki, ilimden sonra hâlâ rü'yet isterse(Kişi gerçekten madde veya şekil olarak görülecek bir Rabbi olduğunu zannetmekte ise, o kişi farkında olmadan hayâlinde var olan bir tanrı mevhumuna tapmaktadır. Allah bu tür zanlardan münezehtir!) o, perdelilerdendir.

  • Allah'ın vechi, Cennette görülür! Vechini gören de Cennet ehlidir!

  • Kim vechinin(Hakikatinin) Allah(esmâsının açığa çıkışı) için olduğunu hissederse, onun için ne korku vardır ne de hüzün verecek bir şey! Onun mükâfatı Rabbindendir (hakikatindendir).

  • Allah'ın vechini görmek istiyorsan, "Allah!" de... Ötesini bırak!

 

“DECCALİYET”İN KIBLESİ (Yönlendirdikleri)

  • Şirk ehlinin Allah dûnunda varsayıp yöneldiği dışsal güçler

  • Gökten gelecekler!

  • Tanrılar

  • Şefâate sahip olamayanlar

 
  • ALLAH’A YÖNELİŞİ YİTİRENLERİN ÂKIBETİ

  • Şirk ehlinin Allah dûnunda yöneldikleri şefaate sahip olamazlar!(Hak olarak şahit olanlar müstesna!)

  • Onlar aralarında işlerini (din-sistem anlayışlarını) paramparça ettiler... Hepsi bize rücu edicilerdir. (Enbiyâ/93)

  • YOK EDİLEN BÖLGELER

  • Nihayet Ye'cüc ve Me'cüc kapılarının açıldığı zaman, her hadebden (yüksekçe yer-belki de uzay gemilerinden) hızlıca inerler!(Enbiyâ/96)

  • Muhakkak ki siz de, Allah dûnundaki taptıklarınız da cehennem yakıtısınız! Siz oraya varacaksınız!(Enbiyâ/99)

  • Ey iman edenler! Nefslerinizi ve ehlinizi, yakıtı insanlar ve taşlar (tapındıkları heykeller, putlar türü cansızlar) olan Nâr'dan koruyun! Onda hükmedildiği üzere emredildiklerini yapan; kendilerine emrettiği konuda Allah'a âsi olmayan, çok güçlü, çok şiddetli acımasız, melekler (kuvveler) vardır!

  • ZEBÂNİLERİN HİTABI: "Ey hakikat bilgisini inkâr edenler! Bugün mazerete yer yoktur! Siz yalnızca yaptıklarınızın sonucunu yaşıyorsunuz!"(Tahriym/6-7)

Zâlimler için ne kötü bir dost seçimi!

NE KÖTÜ BİR MEVLÂ VE NE KÖTÜ BİR ARKADAŞ!

  • İnsanlardan kimi de vardır ki, Allah'a tek taraflı (işine gelen şeyler yönünden) kulluğu kabul eder. Allah dûnundaki ne yararı ne de zararı olmayan şeylere yönelir... İşte bu tam bir (hakikatten) sapmadır! (O), zararı yararından fazla olana yönelir... O (taptığı) ne kötü bir mevlâ ve ne kötü arkadaştır!(Hac/11-13)

  • Bilmez misin, semâlar ve arz (şuur ve madde-beden boyutu) Allah'ın mülküdür (her an dilediği gibi tasarruf etmektedir, tamamında)... Sizin için Allah dûnunda ne bir dost ne de bir yardımcı olmaz!(Bakara/107)

 

"KIBLE”NİN (Kudüs'ten Kâbe'ye) DEĞİŞTİRİLMESİ

 
  • Nihayet sizden birinin ölüm vakti geldiğinde, Rasûllerimiz (kuvvelerimiz-işlevlendirdiklerimiz) onu vefat ettirir! Onlar geç kalmazlar! Sonra Hak Mevlâları olan Allah'a döndürülürler... Kesinlikle bilin ki, hüküm O'nundur ve O, hesap görenlerin en süratlisidir. (En’âm/61-62)

  • "Kendisine yöneldiğin kıbleyi, Rasûle tâbi olanlarla, ondan yüz çevirip geri dönenleri ayırt etmek için değiştirdik"

  • Yoksa siz, Allah sizden mücahede edenleri, Allah'tan ve Rasûlünden ve iman edenlerden başkasını velî (sırdaş, dost) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yapmakta olduğunuz şeylere Habiyr'dir (nefsinizdeki Habiyr ismi mânâsı ile). (Tevbe/16)

  • ZÜL-KARNEYN'İN YECÜC VE MECÜC'E KARŞI SET OLUŞTURMASI

  • NAMAZA DURMAK

  • TEKBİR GETİRMEK("O" öylesine sınırsız, sonsuz ilim ve güç kuvvet sahibidir ki, "O"nun dışında bir varlık yoktur")

 

 KURÂN'I BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUNUZ?

{O, âlemler(İnsanlar) için yalnızca bir Zikir'dir (HATIRLATMADIR!)-Tekvir/26}!

 

 

SALÂT(Namaz)

 

 
   

KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

2012 ® RADYO YANSIMALAR web sitesi. 24 saat yayın

www.allahvesistemi.org