KAVRAMLARLA KURÂN-I KERİM'E BAKIŞ

Ahmed Hulûsi'de Kavramlar-Av.Asuman Bayrakcı

 

 

"EŞ ŞEHİYD"

  • Varlığıyla varlığının şahidi olan.

  • Açığa çıkardığı Esmâ özelliklerinden varlığını seyredip açığa çıkanlara şehâdet eden!

  • Şehâdet edilenin kendisinden gayrı olmadığını yaşatan

 

 

 

 

“ŞEHÂDET”

  • Bütün varlıkta benliklerin değil; Esmâ açığa çıkışlarını müşahede ediş

 

 

 

ALLAH'IN ŞEHÂDETİ

ALLAH ŞEHÂDET EDER, KENDİSİDİR “H۔!

Tanrı yoktur; sadece "HÛ"!

 
  • ALLAH HERŞEYE ŞÂHİTTİR!{Şahit olarak Esmâ'sıyla hakikatin olan Allah yeter}

  • HAK OLARAK ŞAHİT OLANLAR(O’nun dûnunda şefâate sahip olanlar)

  • "ŞehidAllahu enneHU la ilâhe illâ HUve, vel Melaiketü ve ülül ılmi kaimen Bil kıst* la ilâhe illâ HUvel Aziyz’ül Hakiym"{Esmâ'sının kuvveleri olanlar (melâike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehâdet eder, Adl'i kaîm kılarlar. Tanrı yoktur, sadece "HÛ"; Aziyz, Hakiym'dir.(Âl-û İmran/18)

  • MELEKLERİN ŞEHÂDETİ

  • Fecir Kurân OKUması şâhitlendirilmiştir (Meleki yoğunluk)

  • Esmâ'sının kuvveleri olanlar (melâike) ve Ulül İlm de (ilim açığa çıkardığı mahaller) bu hakikatin Hak oluşuna şehâdet eder, Adl'i kaîm kılarlar. Tanrı yoktur, sadece "HÛ"; Aziyz, Hakiym'dir.

  • "ULÜL İLM"İN ŞEHÂDETİ

  • "ŞehidAllahu enneHU la ilâhe illâ HUve, vel Melaiketü ve ülül ılmi kaimen Bil kıst* la ilâhe illâ HUvel Aziyz’ül Hakiym"-Âl-û İmran/18

  • KADR ÂNINDAKİ ŞEHÂDET (“Hakikat”in doğması ile şuur, “Vech”i tanır)

 

"O"NDAN BİR ŞÂHİT->KUR'ÂN!

  • KUR'ÂN TAKİP EDER!{Kim dünya hayatını ve onun süslü değerlerini irade ederse, yaptıklarının karşılığını tümüyle orada veririz... Onların dünyadaki karşılığı hiç eksiltilmez (dünya için yaşayan karşılığını dünyada alır ve biter). İşte onlar öyle kimselerdir ki sonsuz gelecekte kendileri için ateşten başka bir şey yoktur... Yapıp ürettikleri şeyler orada getiri sağlamaz. Yapmakta oldukları şey boştur. Böyleleri, Rabbinden bir açık kanıt üzere yaşayan kimse gibi midir? O'ndan bir şahit (Kur'ân) onu takip eder; (üstelik) Ondan önce bir önder ve rahmet olarak Musa'nın Kitabı da (ondakileri tasdikler)... İşte onlar O'na hak olarak iman ederler... Sakın şunlardan olma: Kim O'nu inkâr ederse, onun vadedilmiş yeri Nâr'dır... Ondan bir kuşku içinde olma... Muhakkak ki Rabbinden Hakk'tır O! Fakat insanların çoğunluğu iman etmezler.(Hûd/15-17)}

  • "FECİR KURÂN OKUMASI"(Sabah Salâtı) ŞAHİTLENDİRİLMİŞTİR

  • Güneş'in, batıda gözden kaybolmasından gecenin kararmasına kadar ki süreçte salâtı ikame et. FECİR KURÂN'ını da (sabah salâtını da)... Muhakkak FECİR KUR'ÂN OKUMAsı şahitlendirilmiştir.(İsrâ/78)

 

 

 

“KELİME-İ ŞEHÂDET”İN DİLLENİŞİ

  • Bütün varlıkta benliklerin değil; Esmâ açığa çıkışlarını müşahede edişin dillenişi...

 
  • Âcizsin, fakirsin, MUTLAK YOK OLAN BİR VARLIKSIN.! Mutlak yok olduğun içinde “yok”u yok etmek asla mümkün değildir... Eğer, “Hidayet” kelimesiyle anlatılan anlamı açığa çıkartırsa, o açığa çıkışın sonunda, BÜTÜN VARLIKTA BENLİKLERİN DEĞİL, ESM AÇIĞA ÇIKIŞLARINI SEYREDERSİN.  O esma açığa çıkışlarına sayısız isimler verilebilir, sayısız tanımlamalar yapılabilir. Ama o Hidayet üzere olan esmâ açığa çıkışı ise,” ben” adını takarak dillendiği nokta, karşısında da her birimde o esma açığa çıkışının kendisine hitap ettiğini müşahade eder. BU MÜŞAHADE EDİŞİN TANIMLAMASI İSE, “ŞEHADET'TİR! “Şehâdet mertebesi” denen olaydır. Ve işte o zaman ““KELİME-İ ŞEHÂDET”” o açığa çıkışta dillenmiş olur.

 

 

ŞÂHİTLERİN KIYAM ETTİĞİ SÜREÇ
(KIYAMET->TESLİM GÜNÜ>İSLÂM)

  • Zâtî tecelli
  • "Emrullah"
  • "Hû"nun salâtı
  • "Haccı Ekber" Günü
  • Din Günü
  • Uyanış
  • Kıyam edilen Gün
 
  • Muhakkak ki biz Rasûllerimize ve iman edenlere, dünya hayatında da şahitlerin kıyam ettiği günde de yardım edeceğiz.(Mü'min/51)

NEBİ, ŞÂHİT OLARAK İRSÂL OLUR

  • Ey Nebi... Muhakkak ki biz seni bir şahit, bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak irsâl ettik; Allah'a (Hakikatine) O'nun izniyle çağıran ve nur saçan bir ışık kaynağı olarak!(Ahzâb/45-46)

HER ÜMMETTEN ŞÂHİTLER ÇIKARILIR

  • O süreçte, her ümmet içinde, kendi nefslerinden aleyhlerine bir şahit bâ'sederiz.(Nahl/89)

  • İNSANLAR ÜZERE ŞÂHİT KILINANLAR{Böylece, sizi insanlar üzere şahit, Rasûlü de sizin üzerinize Şehiyd kıldık. Siz ümmeti Vasat'sınız (adalet ve Hakkaniyet üzere olan). Kendisine yöneldiğin kıbleyi, Rasûle tâbi olanlarla, ondan yüz çevirip geri dönenleri ayırt etmek için değiştirdik. Allah'ın hidâyet ettiklerinin dışındakilere bu olay çok ağır gelecektir. Allah imanınızı boşa çıkarmaz. Allah insanlara hakikatlerinden açığa çıkan Rauf ve Rahıym'dir.(Bakara/143)}

 

 

HER NEFSİN(Bilincin) BİRLİKTE OLDUĞU ŞÂHİT->”Vicdan”ın seslenişi
 

 

 

ÜZERİNİZE ŞEHİD KILINAN

(“VİCDAN”->İÇİNİZDEKİ RASÛL)
  • Uyarıcı
  • İçindeki Hakk'ın sesi
  • "Hakikat"i dillendirmek üzere irsal edilen(açığa çıkarılan), Allah âyetlerini (varlığın hakikatine dair işaretleri) size tilavet eden(okuyup anlatan), sizi arındıran ve Kitabı (hakikat ve Sünnetullah bilgisini), Hikmeti (varlığın oluş sistem ve düzenini, oluş mekanizmasını) ve bilmediklerinizi öğreten...
  • “İnsan”da bulunan Hak ile bâtılı ayırt eden muhakeme gücü...
  • Hesap görücü olan "Nefis"...
 
  • İÇİNİZDEN  (hakikati dillendirmek üzere) İRSAL OLUNAN RASÛL, SİZİ ARINDIRIYOR VE BİLMEDİKLERİNİZİ ÖĞRETİYOR{Nitekim, içinizden (hakikati dillendirmek üzere) Rasûl irsâl ettik (açığa çıkardık); âyetlerimizi (varlığın hakikati oluşumuza dair işaretleri) size tilavet ediyor (okuyup anlatıyor, sizi arındırıyor ve Kitabı (hakikat ve Sünnetullah bilgisini), Hikmeti (varlığın oluş sistem ve düzenini, oluş mekanizmasını) ve bilmediklerinizi öğretiyor.(Bakara/151)}

  • SİZİN SIKINTIYA UĞRAMANIZ O'NA AĞIR GELİR{Andolsun ki size Rasûl geldi içinizden, Aziyz'dir; sizin sıkıntıya uğramanız O'na ağır gelir... Size haristir! İmanlılara (hakikatine iman edene) Rauf (şefkatli) ve Rahıym’dir (hakikatlerindeki kemâlâtlarını yaşatıcıdır). Eğer yüz çevirirler ise de ki: "Allah bana yeter! Tanrı yoktur sadece 'HÛ'! O'na tevekkül ettim... Arş-ı Aziym'in Rabbi 'HÛ'dur!"(Tevbe/128-129)}

  • SIDDIKLARIN VE RABLERİNİN İNDİNDE ŞEHİD OLANLAR{Esmâ'sıyla hakikatleri olan Allah'a  ve Rasûlüne iman edenler-Hem Nebiye hem Rasûle iman edenler}

  • Allah için, O'nun Hak cihadı olarak, mücahede edin! O, sizi seçti ve Dinde size bir zorluk yüklemedi... Babanız İbrahim'in milletinin (din anlayışıdır bu)... Daha önce de şimdi de O, sizi "Müslimler = teslim olmuşlar" diye isimlendirdi ki, O (Sistemi "OKU"yan, vahdeti açıklayan) Rasûl (Hz. Muhammed s.a.v.) sizin üzerinize bir şahit olsun, siz de insanlar üzerine şahitler olasınız! Artık salâtı ikame edin ve zekâtınızı verin; Esmâ'sıyla hakikatiniz olan Allah'a tamamıyla bağlanın! O, Mevlâ'nızdır (sahibiniz, her fiilinizin oluşturanı)... Ne güzel Mevlâ'dır ve ne güzel Nasîr'dir (O).(Hac/78)

  • ŞEHÂDETİNDE KÂİM OLANLAR{Salâtlarını bilfiil muhafaza edenler-Allah'a yöneliş hâllerini sürekli koruyanlar-Cennetlerde ikram olunanlar}

  • ŞÂHİT TUTULMAYANLAR(Cinler)

  • Ben onları (cinleri) Semâlar ve arzın yaratılmasına da, kendi yaratılmalarına da şahit tutmadım! İnsanları saptıranlar hiçbir zaman bana hizmet vermez!(Kehf/51)

 

ŞEHİD

lümü Allah için göze almış ve bedeninden geçmiş kişinin içinde bulunduğu duygusal ve düşünsel hâl)

 

(Soru: “Şehidlik “ kavramını açar mısınız... Savaşta öldürülen herkese şehid diyebilir miyiz?..)

İslâm Dini’ne düşman bir kısım insanlar, müslümanlar arasında kavram kargaşası yaratmak için, dinî anlamı başka olan kelimeleri, orijinal anlamının dışında kullanarak, müslümanları yanlış yollara sürüklemek istiyorlar...

"Sahne şehidi" deyimi gibi...

“Şehid“, Allah inancı dolayısıyla dünya yaşamına değer vermeyip ölümü Allah için göze almış ve bedeninden geçmiş kişinin içinde bulunduğu duygusal ve düşünsel hâli ifade bâbında kullanılan bir kelimedir.

Bu anlamın dışında kullanılan her yer saptırmadır.

 

“ŞEHÂDET”

(Şehâdet Mertebesi)

  • "Hidayet üzere olan esmâ" açığa çıkışının, karşısında-her birimde o esmâ açığa çıkışının kendisine hitap ettiğini müşahade edişi...

 

 

“ŞEHİD”LİĞİN ŞARTI

“FİYSEBİLİLLAH”TIR!

Kur’ân, “Şehid“lik şartı olarak “fiysebilillâh“ açıklamasını getirir!..

ara.jpg (366 bytes)

“ŞEHİD”LİK İKİ ANLAMDADIR

“Şehid”lik iki anlamdadır İslâm’da…

1-Bedensel şehidlik.

2-Şuursal şehidlik.

ara.jpg (366 bytes)

 

BEDENSEL ŞEHİDLİK

Kişinin, “Allah” için bedeninden vazgeçerek, bir şekilde öldürülmek suretiyle, bedensiz kalarak bir şekilde ruh boyutunda yaşamaya başlamasıdır.

 ara.jpg (366 bytes)

 

ŞUURSAL ŞEHİDLİK

“Zen”de, “ölürsen ölmeden, ölünce ölmezsin” cümlesiyle ifade edilen; bizim kaynağımızda “ölmeden önce öl” şeklinde ifadesini bulan; “kendini şuur boyutunda tanımak ve yaşamak” diye açıklık getirebileceğimiz olaydır. Buna “velâyet” mertebesi; yani, “Veli”si “Allah” olan; yani, hakikatinin gerektirdiği şekilde yaşayan da denir.

ara.jpg (366 bytes)

 

İLİM ÖĞRENMEKTE İKEN ÖLEN TALEBE ŞEHİDDİR!

(Soru: "İlim öğrenmekte iken ölen talebe şehiddir" Hadisini, "Sistem”i OKUma konusunda nasıl değerlendirmeliyiz?.. Teşekkürler..)

“İlim öğrenmek” demek, OKUmasını öğrenme çalışmaları demektir... Bilgi ezberlemek değil!.

ara.jpg (366 bytes)

 

ŞEHİDİN CESETİ YIKANMAZ!

(Soru: Şehid'in cesedi neden yıkanmaz?..)

Şehid, kendi kanıyla yıkanmış- abdest almıştır, arınmıştır da ondan!

ara.jpg (366 bytes)

 

ŞEHİDLERİN RUHU MEZARA GİRMEZ!

Adam Allah’a inandığı, ebedi hayata inandığı için şehidliği göze alıp canını feda ediyor. “Ben Allah için ölmeyi göze aldım” diyor ve ne olursa olsun bu bedeni Allah için feda ediyor. Allah yolunda bunu feda etmesinin ve şehid olmasının karşılığı, ilk elde ettiği nimet, bu bedenden vazgeçip bu bedenden yüz çevirmesinin neticesi sahiplik duygusu ondan gidiyor. Bu bedene karşı sahiplik duygusu ondan gittiği için de öldüğü zaman mezara girmiyor! Ruhu serbest dolaşıyor, hadis’le ve âyetle sabit!

“Şehidlerin ruhu mezara girmez!”.

ara.jpg (366 bytes)

ŞEHİDLER, KABİR ÂLEMİNİN KISITLAMALARINDAN

KURTULMUŞ OLARAK BERZAH’TA SERBEST DOLAŞIR

"BERZAH âlemi yaşamı", "FİYSEBİLİLLAH" ALLAH yolunda ŞEHİD olmuş kimseler ile, "ölmeden ölmüş" diye târif edilen evliyaullah ve nebilerin, kabir âlemi kısıtlamalarından kurtulmuş olarak, "RUH BEDENLERİYLE" serbest dolaşım şeklinde süren yaşam şeklidir.

ŞEHİDLER, EVLİYAULLAH ve NEBİLER, Berzah âlemi içinde serbestçe gezerler, dolaşırlar ve mertebelerine göre de birbirleriyle iletişim kurarlar.

Ölüm tattıkları anda Münker ve Nekir’le muhatap olurlar. Cevapları verirler, serbest ruh olarak yaşarlar. O bahsettiğim diri diri mezara girip asırlar boyu binlerle sene o mezarda hapis kalma azâbından kurtulmuşlardır

ara.jpg (366 bytes)

Bunlar, aramızdan kaybolmaları ve bedenlerinin kullanılmaz hâle gelmesi itibariyle “ölü” hükmünü alırsa da bizler tarafından; gerçekte onlar “ölü” değil, ruh bedenle serbest bir şekilde o boyutta yaşamaktadırlar.

ara.jpg (366 bytes)

ŞEHİDLER, BAŞLANGIÇTA

ÖLDÜKLERİNİ BİLE FARKETMEZLER!

Bu, yüksek bir mertebe olmasına rağmen “velâyet” mertebesinin altındadır; çünkü bu Kabir âleminde değil, “berzah” yani geçiş boyutundadırlar. Dünyada olup bitenlere de vâkıf oldukları söylenmektedir. Bunların öldüklerini bile başlangıçta fark etmedikleri anlatılmaktadır.

ara.jpg (366 bytes)

ŞEHİDLİK,

"VELÂYET MERTEBESİNİN ALTINDADIR!

Bu, yüksek bir mertebe olmasına rağmen “velâyet” mertebesinin altındadır; çünkü bu kişide “şuursal şehidlik” oluşmamıştır; yani, “ene” ortadan kalkmamıştır!. Oysa esas hedef hayatta, dünyada iken “ene”yi terktir! Ki, gerçek “BEN” diyen açığa çıksın… “OL” dediğinde “olsun”!.


 

 ("Cum'a salâtı"nın yöneticisi-yol göstereni-önderi-imamı)

HZ.RASÛLULLAH'I KÂİM HALDE TERK Mİ EDİYORSUNUZ?

KURÂN'I BIRAKIP NEREYE GİDİYORSUNUZ?

{O, âlemler(İnsanlar) için yalnızca bir Zikir'dir (HATIRLATMADIR!)-Tekvir/26}!

 

"B" HARFİ İLMİ

Word olarak yükle

 
 
 

 

SALÂT(Namaz)

UNUTULANLAR

KIYAMET GÜNÜ

 

 
 

KUR'ÂN-I KERÎM ÇÖZÜMÜ

2012 ® RADYO YANSIMALAR web sitesi. 24 saat yayın

www.allahvesistemi.org