kavramlar.jpg (6719 bytes)

 

"SIDDÎK"

  • Allah ahlâkıyla ahlâklanmış olan “Abdullah”...

  • “Mukarreb"

  • Velâyet mertebeleri içinde en üst mertebe("Sıddıkîyet) ehli...

  • Şehidlerin de üstündeki “Evliyaullah” denen zevât...

  • Allah’a karşı kurbiyyet sahibi kişi...

  • Allah’a karşı yakınlık elde etmiş olan...

  • Varlıklarındaki Allah’ı ve varlıklarındaki o ilâhi güçleri bulup o ilâhi güçlerle yaşamağa başlayan...

  • Sıdk; sadakat, doğruluk, teslimiyet, iyi niyet, güvenirlilik gibi vasıfları hâiz insan...

  • Yaşarken, ölmeden evvel kendi varlığını-kendi benliğini öldürüp, şu bedene ne olursa olsun ondan dolayı bir üzüntü-bir sıkıntı-bir bunalım duyma hâlini terkedip kendini şuur boyutunda şuur boyutunun gücüyle tanıma düzeyine gelmiş kişi...

  • İç dünyalarındaki yaşama rağmen dış dünyalarında aramızda dolaşan...Yiyip içen... oturup kalkan(Fizik bedenin gereği olan yaşam düzeyi itibariyle...)...

SIDDIKÎYET

(Hakikati yaşayarak tasdik)

Gelen BİLGİ içinde İbrahim'i de hatırla (zikret)! Muhakkak ki O Sıddık'tı, Nebi idi.

 (İbrahim) babasına demişti ki: "Ey babacığım... İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeye niçin tapınıyorsun?"

"Ey babacığım... Kesinlikle sende olmayan ilim, bende açığa çıktı! Bu nedenle bana tâbi ol, seni düzgün yola yönlendireyim."

"Ey babacığım... Şeytana kulluk yapma! Muhakkak ki şeytan Rahman'a âsi oldu."

"Ey babacığım... Ben, sana Rahman'dan bir azap dokunmasından, böylece (gelecek yaşamda da) şeytanın dostu (bedensellik sınırları içinde kalmış) olmandan korkarım."

 (Babası) dedi ki: "Sen benim tanrılarımdan yüz mü çeviriyorsun, İbrahim? Yemin ederim ki eğer vazgeçmezsen, seni mutlaka taşlatarak öldürürüm... Uzun müddet benden uzak kal!"

 (İbrahim) dedi ki: "Selâm üzerinde olsun. Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Muhakkak ki O, bana çok ikramda bulunandır" dedi.

"Sizden de, sizin Allah dûnundaki yöneldiklerinizden de uzaklaşıp; Rabbime dua ediyorum. Rabbimin yönelişi ile mutsuz sona ermeyeceğimi umarım."

 (İbrahim) onlardan ve onların Allah dûnundaki yöneldiklerinden uzaklaşınca, Ona İshak'ı ve Yakup'u hibe ettik... Hepsini Nebi oluşturduk!

Onlara rahmetimizden hibe ettik ve onlarda Sıddıkiyet (Hakikati yaşayarak tasdik) ilminin yüce anlatım kuvvesini oluşturduk. (Meryem/41-50)

 

ara.jpg (366 bytes)

"SIDDÎKİYET", velâyet mertebeleri içinde en üst mertebedir ki, onun üstünde sadece "nübüvvet" vardır..

ara.jpg (366 bytes)

 

SIDDÎKLAR,  

ŞUUR BOYUTUNDA, ŞUUR BOYUTUNUN GÜCÜYLE

KENDİLERİNİ TANIMIŞ; İLÂHİ GÜÇLERLE YAŞAMAĞA BAŞLAMIŞLARDIR!

 Bir de şehidlerden daha üstün olan sıddıkların mertebesi var.

“Sıddîkiyn”

 O da yaşarken, ölmeden evvel kendi varlığını kendi benliğini öldürüp, şu bedene ne olursa olsun ondan dolayı bir üzüntü bir sıkıntı bir bunalım duyma hâlini terkedip kendini şuur boyutunda şuur boyutunun gücüyle tanıma düzeyine gelmiş kişilerdir, Sıddıklar.

Bir diğer adıyla “Mukarrebler” ; yani Allah’a karşı kurbiyyet sahipleri! Yani Allah’a karşı yakınlık elde etmişler.

Yani varlıklarındaki Allah’ı ve varlıklarındaki o ilâhi güçleri bulup o ilâhi güçlerle yaşamağa başlamışlar!

İşte şehidlerin de üstündeki “Evliyaullah” denen zevâtın mertebesi!

Ama bütün bu yaşama rağmen, içdünyalarındaki bu yaşama rağmen dış dünyalarında aramızda dolaşırlar. Yerler içerler otururlar kalkarlar. Çünkü fizik bedenin yaşam düzeyi yemesi içmesi vs.dir.

ara.jpg (366 bytes)

HZ. EBU BEKİR’E NİÇİN “SIDDÎK” DENMİŞTİR?

Sıdk; sadakat, doğruluk, teslimiyet, iyi niyet, güvenirlilik gibi kavramları içine alan bir kelimedir.

Hazret-i Ebu Bekir’e “Sıddîk” denilmesi de işte bu özelliklerin hepsinin onda mevcut olması dolayısıyladır.

ara.jpg (366 bytes)

SIDDÎKIYET MERTEBESİ ODUR Kİ…

"Mi`râc" olayını yaşadıktan sonra Hazreti Rasûlullah, gerçekten insanlar için büyük bir imtihan vesilesi oldu...

Bir çokları, hafsalaları almadığı için, böyle bir olay olabileceğini inkâr etti. Bu olayı gerçekleştiği yönüyle düşünüp, anlayıp, idrâk edebilen bir çok kişi de çok yüksek mertebelere ulaştı!.

Kimini inkâr, ebeden mahrumlardan kılarken; kimini de tasdik, en yüce mertebelere ulaştırdı..

O, imanı tasdik sayesinde, en başta, Hazreti Ebu Bekr, "Sıddîkiyet" vasfını aldı. Hazreti Ebu Bekr es-Sıddık diyoruz. Sıddîkiyetin mertebesi odur ki:

"Yer yüzündeki bütün insanların imanı terazinin bir kefesine, Ebu Bekr`in imanı öbür kefesine konsa, Ebu Bekr`in imanı ağır basar..."

diyor, Hazreti Rasûlullah ...

Bunun getireceği neticenin bir tanesi de şudur:

İnsan, hiç bir zaman, o ana kadar için öğrendiklerinin; hafızasına girmiş olan verilerin sonucu ile, söylenen herhangi bir olayı inkar etmemelidir!.

Ahmed Hulûsi

yazdir

 Tüm Kavramlar Programı

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücretsiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org