-
Sıfat Boyutu(Sıfat mertebesi-Salt benliğini biliş mertebesi)
-
Sıfatları
yönünden sınırsızdır...
-
Sıfat mertebesi itibariyle yaratılma sözkonusu değildir.
-
Zâtî sıfatlar(“Rahmaniyet”-Esma
mertebesini ayakta tutan ve oluşumunu anlatan sıfatlar)
-
Zât'ın sıfatları ve Esmâsı, sınırsız bir şekilde tecelli
etmektedir.
-
Sınırsızlığı, benliğinin vasıfları itibariyledir.
-
Zât'ın mutlakiyet sıfatı...
-
Zâtını anlatan sıfat("Ulûhiyet")...
-
Zât'ının bir sıfatı (vasfı)... “Ahadiyet”!
-
Sıfat, "Zât"a işaret eder ama asla Zât'ı kapsayamaz...
-
Mutlak varlık, sıfatları yönünden de
sonsuz sınırsızdır.(Her birimdeki irade, "Sınırsız"ın
iradesi"dir.)
-
Sıfatları arasında öncelik vardır
-
Her "Zerre" adı altında "Hak", sıfatı
ile (Benliği hüviyeti ile) mevcuttur.
-
En mükemmel sıfatlar, Allah
içindir!
-
Hepimiz, Allah'ın Zâtî sıfatlarıyla varız!
-
İlâhi Sıfatlar, "İlâhi Rahmet"in
sonucudur.
-
"İnsan", enfüste ve âfâkta, Zâtî vasıfları tanıyabilme
istidad ve kâbiliyetine sahip bir varlıktır (Bkz.İ/İnsan)
-
Arz'da(Bedende) açığa çıkan kuvveler, Allah'ın sıfatlarıdır.
-
“Sıfatlar” asıldır... “İsimler” ise, onlara dikkati yöneltmek
isteyen araçlar!
-
Kendinde mevcud tüm mânâları “İlminde” seyreder… Seyreden
biz değil; Mutlak Varlıktır!
-
Sıfat mertebesinin sahip olduğu özellikler (Esmâ Mertebesi)
-
İsimler perdesi arkasından değil; Bizâtihi sıfat mertebesi
itibariyle Allah’ı bilmek...
-
Celâl ve Cemâl sıfatları
-
Kemâl sıfatlar
-
En mükemmel sıfatlar, "Allah"ındır!
-
Kemâl sıfatlar zuhur
eden kişinin(Hakikat ve Sünnetullah bilgisine vâris
kılınan-Bütün yaratılmışlar âcz ile vasıflandığını, kendinin
de âcz içinde olduğunu-Mutlak kudret ve kuvvet yalnızca
yaradan Allah’a ait olduğunu idrak eden-"Hakikat bilgisi"nin
hakkını vererek yaşayan-Kendinde bir varlık görememenin;
kendisinin acz içinde olduğunu görmenin sonucu, kendisindeki
kemâl sıfatlarının Allah’a ait olduğu müşahedesi içinde
olan-Kendini bir başka varlığa karşı büyük görmeyen-Kendinde
büyüklenme, böbürlenme, gururlanma kalmayan-Hayırlar,
yaşantıları ile öne geçen-Esmâ kuvveleriyle tahakkuk ederek
"Adn Cenneti" yaşamına girenin) zikir ve yaşamı
-
7 ZÂTİ SIFAT
-
“Bilgi”nin (Esmâ Mertebesinin-“data”nın) varlığını
oluşturan, 7 sıfattır.(Hayat,
ilim, irade, kudret, kelâm, semi, basar vasıfları)
-
7 Zâtî sıfatla "Hakikat"i
değerlendirme kuvvesi(Seb-ü Mesâni)
-
“HAYAT" SIFATI("El Hayy"
->Esmâ âleminin kaynağı! Tüm isim özelliklerinin hayatını veren,
varlığını oluşturan. Evrensel enerjinin kaynağı; enerjinin
hakikati!)
-
"Hayy" İsmi özelliğiyle, (Hakikat
İlmi yoksunu olan "Ölü"den), ölümsüzlüğünü fark
edeni("Diri"yi) çıkarır!
-
Hayat, yaradılmış için gereklidir… Mutlak Zât, “Hayat
Sıfatı”ndan de münezzehtir!
-
Tüm varlık, O’nun hayatı ile hayattadır.
-
Evrenin
hayatiyet vasfı dahi, bilincin imajından ortaya çıkar.
-
Kozmik Bilince göre bütün mevcûdat
“Salt enerji”den ibarettir… Maddi varlıklar ise “Salt
Enerji” dalgalarının yoğunlaşıp varlığa bürünmüş hâli! (Salt
enerji, “elektromanyetik dalgalar” adıyla varlığa bürünüp,
yoğunlaşır)
-
“Hayat Sıfatı”nın zuhuru(“Ruhullah”)
-
“Allah’ın Hayat Sıfatı”nın “Sistem”deki zuhur kaynağı,
Güneş’tir.
-
Birim, algılamayla "hayat" bulur.
-
"İLİM"
SIFATI("El
Aliym"->"İlim"
özelliği sebebiyle sınırsız sonsuz her şeyi ve her boyutu,
her yönüyle Bilen!)-(“Nokta”lar
düzlemindeki ilmî, şuursal açılımlar-Sıfat mertebesindeki
İlim-Allah'ın ilmî bakışı-Allah’ın kendine olan ilmi-Boyut
farkı)
-
İlim sıfatı, "O"nundur!
-
"Allah'ın İlim Sıfatı"nın
zuhuru["Allah'ın ilmi"ndeki "İlmî Sûretler"-“Âlemler"-"İlim
Sıfatı"nın açığa çıkışıyla varolan "ilmî
sûretler"-Kâinat-İlim Sıfatının "Nokta"daki şuursal
açılımı-"ilim sıfatının tafsili"-“Nokta”nın
varlığı-“Nokta”lar düzlemindeki, ilmî-şuursal
açılımlar-"Küllî Akıl" denen "Tek Akıl"-Çok boyutlu “TEK
KARE” bilginin; algılayan bilgi birikimlerinin
algılamalarına GÖRE kabul edildiği çok kareler-Mânâ
Sûretleri-"Musavvir"in meydana getirdiği "Mânâların
sûretleri"-Seyretmeyi dilediği mânâlara uygun
suretler-"İlminde" yaratılanlar-İlmi ilâhideki “ilmî
sûretler”-"İlim"de varolmuş “ilmî suret”ler-Esmâ âleminin
tenezzülü (anlamın algılanışı) ile oluşan “melekût” âlemi ve
tüm getirisi-Şuurlu ve bilinçli “NOKTA”nın varlığındaki
isimlerin işaret ettiği özellikler(Algılanan ve
algılanamayan, bilinen ve bilinmeyen her şey)-Ancak ve
sadece, ilim boyutunda ve "İSMEN" var olan; bunun dışındaki
varlıkları ise, "yok"tan ve "hayâl"den ibâret
olanlar-Varlıkları emanet olanlar-(İlim boyutunda
varlarsa...) "Var kabul edilişleri" itibariyle olan- Tüm
varlıkların yalnızca “ilmî sûretler” (sanal=var olarak
algılanan) hâli-“Var”lık kokusu dahi almamış olanlar-Sayısız
Allah isimleri ile işaret edilen özelliklere sahip
“TEK”illik boyutunda (“Vahidiyet”), yani, “tek kare resim”de
mevcut bulunan özellikler]
-
Varlığın aslı üzerinde "Allah’ın ilmi" ve kendisindeki
esmâsının özellikleri hâkimdir ve tasarrufluk meydana
getirir.[Bkz.İ/İlim/"İlim"in fiillere dönüş sınırı(Soyut
olan sırf mânâ ile çokluk arasındaki sınır-Soyutun somuta
döndüğü sınır-Mücerretin müşahhasa döndüğü
sınır-Eylemin-fiilin-oluşumların başladığı sınır-Düşüncenin,
İlmin, Bilincin eyleme dönüş sınırı-"Arş"]
-
Evrendeki holografik Bilinç, "Allah'ın
İlim Sıfatı”ndandır!
-
İlim
sıfatının mânâsıyla oluşmuştur, diğer esmâlar bunu
pekiştirmiştir.
-
“Nokta”nın ilim mertebesinde ilmî
açılımı ile “melekût âlemi”(evren içre evrenlerin meydana
geldiği “salt enerji okyanusu”) meydana gelmiştir.
-
İlim sıfatından
programlanma
-
"İlim Sıfatı"nın açığa çıkışı,
Muhammed Aleyhisselâm ile gerçekleşmiştir.(İlim Sıfatı ancak
Zât'ına seçtiklerinde(Muhammed Ümmetinde) açığa çıkar.)
-
Kendini tanımak(“Hakikat”ini bilmek),
ancak “İlim Sıfatı”nın açığa çıkışıyla mümkündür.
-
İlim sıfatının tafsili
(Küllî Akıl denen "Tek Akıl"-Nefsin kendini ilim sıfatı ile
tanıması)
-
İlim sıfatına bürünme ["Nefs"in
kendini "İlim Sıfatı" ile (kendi aslı ve orijinali, hakikatı
ile) tanıması(Hakk`a bağlanan "ilim sıfatı"]...
-
İlim, sıfat mertebesindeki varoluştur.(Bkz.İ/İdrâk/,
Allah’ı Zâtı itibariyle idrâk edemez. Fakat O görüşleri
idrâktadır)
-
"Ârif-i Billâh"ta(Hakikat ilminin mevcut olduğu şuurda)
izhar olan ilim("İlm-i İlâhi"-Mârifet İlmi)
-
Mârifet İlmi ile "Yaşamdaki Sistem"in nasıl var
olduğu-nasıl işlediği-bu işleyişin gereği neler
yapılması gerektiği fark ettirilir.
-
"İlim Sıfatı"nın neticesi olan düşünce
-
İRADE
SIFATI
("Mürid"->İsteyen-Dileyen-Dilediğini
gerçekleştiren-İrade eden-Allah’ın İrade sıfatı)
-
Tüm varlıkta mevcut olan irade, "Sonsuz ve
sınırsız"ın iradesidir!.
-
İrade
edişi(Dilemesi), "Rububiyet"in kuvveden fiile dönüştüğü
mertebedir.
-
Dilemesiyle(İrade etmesiyle) "Mürid" İsminin mânâsı ortaya
çıkar.(Bkz.“Mürid” İsminin tahakkuku)
-
Evrende ayrı-birbirinden mustakil varlıklar ve onların benlikleri ve
iradeleri mevcud değildir.
-
"Gizli İrade"(Varoluşun
sonsuz basamakları)
-
"Gizli İrade"
saklı ve çok büyük doğası
-
Gizli irade,
maddenin her şekline-hayata-bilince-kuantlardan kişinin
bilincine kadar herşeyin
aslıdır.
-
İrade-i Kül(Allah’a
bağlanan irade-Ana
sistemdeki irade-Bölünmez, parçalanmaz, cüzlere ayrılmaz Tek
Külli irade-İlâhi İrade)
-
"İrade-i Küll"ün tecellisi(Terkibinin
sınırlarını genişletirsen, senden ilahî irâde sâdır olur)
-
İrade-i Cüz(Allah'ın,
"Mürid" isminin neticesi olarak, "Allah" muradının kuldan
açığa çıkması-Allah kudret ve kuvvetinin kuldan açığa
çıkması-Allah kudret ve kuvvetinin kuldan açığa çıkışı(olaya
dışarıdan bakmamız sebebiyle)-"Sistem"in
oluşturduğu programın meydana getirdiği birimden ortaya
çıkan irade-Külli programın birimden ortaya çıkması
hâli-Külli irade`nin ve hükmün, birimden ortaya çıktığı
haldeki adı-Bir
mahalde mevcut olan İlâhi İsimlerin varlığı-Bireysel
bakışla, cüz`de açığa çıkan irade-Birime
takdir edilmiş programın oluşturduğu varsayım-Terkibe
bağlanan irâde-Mâhiyeti
olarak orijinin(İrade-i Küll"ün aynı, fakat potansiyel
olarak farklı olan irade )
-
Kişideki irade, mâhiyet olarak
orijinin aynı-potansiyel olarak farklıdır.
-
"İrade-i Cüz"ün oluşumu[Bölünmez, parçalanmaz, cüzlere
ayrılmaz "Tek İrade”(Külli irade)
yanı sıra bizim cüz`ümüzdeki genel
programın doğal sonuçlarının oluşması]
-
Sıfat mertebesindeki güç oluşturma ismi...‘’Mürid"
İsmi
-
Tüm varlıktaki (Her varolan
ve kendini bilen varlıktaki)irade, (Varoluşunu bilişinin
devamı olarak), "Sonsuz ve sınırsız olan Mürid"in
iradesidir.
-
"Mürid" İsmi, senin varlığında zâhir
oluyor.
-
"Mürid" İsmi, kişinin Allah'ı
tanımasında en süratli yoldur.
-
“Mürid” İsminin tahakkuku...
[Dilemesiyle-İrade etmesiyle "Mürid" İsminin mânâsının
ortaya çıkışı-“Mürid” İsminin mânâsının(“İrade”
sıfatının-Varoluşunu bilişinin devamı olarak; her varolan ve
kendini bilen varlığın, arzusu ve iradesi, dilemesinin)
ortaya çıkışı-Arzusunu, isteğini tahakkuk ettirme...]
-
İrade gücü(İrade
kuvvesi-Melekî
güç, kuvve-Dileme Gücü-Dileklerini gerçekleştirme gücü)
-
"Mürid"
İsmi("İrade Sıfatı"nın ismi)nin zikri, "İrade Gücü"nü
arttırır.
-
Terkibine-tabiatına ters düşen hareketi yapman, irade gücünü
ortaya koymanı sağlar. (Bkz. İ / İlâhi İsimler/ Aklın, şuurun
İlâhi İsimlerin mânâlarının dayandığı Zât’a gider.)
-
"İrade-i
Cüz"ü kullanma(İlâhi
isimlerin mânâlarını ortaya koyma)
-
İrade gücünün kullanılması,
ilme bağlıdır.("Mürid" isminin işaret ettiği "İrade"
sıfatıyla ilminin getirdiklerini dileyebilir)
-
"İrade-i Cüz"ünü, kendindeki mevcud "İsimler"in("İlâhi
İsimler"in gücü kadar kullanabilirsin ancak...
-
“İlâhi
İrade"ye mutlak teslimiyet
-
“İlâhi İrade"ye mutlak teslim hâlinde olduğunun bilincinde
olan... “Müslim”!
-
Özgür İrade!
-
İrade zâfiyeti(İrade gücünü kullanamayış-İrade noksanlığı-İrade
zayıflığı)-(Bkz.İrade gücünün kullanılması ilme bağlıdır)
-
Kişinin
iradesini zorlayan dış etkenlere karşı korunmak için...
-
KUDRET SIFATI("El Kaadir"->İlmindekileri kudretiyle bir nedenselliğe
dayanmaksızın yaratıp seyreden! Bu hususta asla
sınırlanmayan!)
-
“Allah'ın Kudreti”("İlâhi
Kudret"-“Kudretullah”-“Kudret-i İlâhi”-“Kendindeki mânâları
seyretme gücü”-“Melekût Âlemi”-“Melek”-“Ruh”-“Varlığın Özünü
meydana getiren kaynak enerji”-DEHR kelimesiyle anlatılmak
istenen boyut-Tüm varlığın kendisinden oluştuğu evrensel
enerji-“Evrensel Enerji”-“Salt Enerji”-Kâinatın oluşmasında
ilk basamak-ilk aşama olan “Enerji”-Evrenin kendisinden var
olduğu; "zaman” ve “mekân” kavramlarının olmadığı
“Enerji”-“Allah’ın İlmi”-“Bilinçli Enerji”-“Kozmik
Bilinç”-”Nur”)
-
Allah'ın Kudret vasfının(Sonsuz
sınırsız güç- kuvvet-ilim-nur-Evren içre evrenlerin
varlığını meydana getiren şuurlu enerjinin)kuvveden fiile
çıkması("Allah'ın Vechi"-Melekût-Birimin derûnundan zahirine
(bilincine) açığa çıkan, birimin varlığını meydana getiren
mertebe]...
-
İlâhi Kudret, "Enerji" olarak
algılanır.(Enerji,
Allah değildir. Allah’ın “Kudret Sıfatı”dır)
-
Zaman ve mekân kavramlarının olmadığı
"Enerji"...
-
"Dehr"(Tüm varlığın kendisinden
oluştuğu evrensel enerji-“Kudret Sıfatı”-Sayısız boyut
algılayıcılarının algıladığı sayısız evrenlerin içinde yer
aldığı açının yaratıldığı TEK NOKTA, TEK AN)
-
"Kudret" ile kendindeki sayısız
mânâları seyreder.
-
"Göz bebeği"nin algıladığı yoğunlaşmış
atomik yapı..."Hücre"!(“Basar”ın algıladığı-Nötronlardan,
nötrinolardan, kuarklardan, ışık zerreciklerinden ibaret
“Enerji kütlesi”-“Kudret-i İlâhi”-“Melekût Âlemi”-“Melek”)
-
Yaşamda Kudret hâkimdir. Sistemde her
an ilmî veya fiilî kudret, âcize galebe çalıp onu bir
şekilde imha etmektedir!
-
Allah, bir birimde Kudret izhar ettiği
içindir ki o birim güçlü gözükür.
-
Allah'ın yaratış sisteminin
gerçekleri... Her Kudret sıfatının izhar olduğu varlık,
kudret sıfatının izhar olmadığı varlığı yer, yerner, yok
eder!
-
Gelecek boyuttaki güçlülerden kurtulmanın ve korunmanın
yegâne yolu, kendi özündeki gücü harekete geçirmek ve yeni
kuvveler elde etmektir.
-
"Nokta"ndaki Kudret(“Sır”)
-
İnsanın
zâhir ve bâtın dünyasında hâkim olan tek kudret, Allah'tır!
-
Bilincimiz her an İlâhi Kudrete
tâbiidir.
-
Kudret olmazsa, irade tahakkuk etmez!
-
Kişide "Kudret"in açığa
çıkışı(“Sevap”-“Pozitif Enerji”-“Ruh’taki Kudret”)
-
Kişinin bâtın sırları ile tahakkuku
ancak kudret sıfatının kendisinde açığa çıkmasıyla
mümkündür.
-
"Kudret Sıfatı"nın izharı, "Ledün İlmi"ne(“Öz”den
gelen ilme) bağlıdır.
-
Kudret sıfatı ile kendindekini açığa çıkarmaya dönük
özellikler meydana gelir.(İlâhi
Sıfatlar, "İlâhi Rahmet"in sonucudur.)
-
Kişide kudret sıfatının açığa çıkması(Kişinin bâtın sırları ile tahakkuku-“Pişmiş balığın” canlanması)
-
Muhammedî ilmin yer almadığı kudret
zuhuru
-
Deccal'de açığa çıkan Kudret Sıfatı,
onun zehiri olmuş ve helâkına vesile olmuştur.
-
"İŞİTME"
SIFATI("Es Semi")
-
"GÖRME"
SIFATI("El Basiyr")
-
"Hakikat"i tek ve net görmek için
gerekli olan "İlim Gözlüğü"(İki camından birisi, "B"
harfi ilmi, diğeri "el AHAD-üs SAMED" ilmi olan "İlim
gözlüğü")
-
“KELÂM”
SIFATI("El
Mütekellim"-> Kendini bilişin tafsilâtlı müşahedesi)
-
“Kelâm” sıfatı “İfade”
yeteneği kazandırır.
-
Sıfat Tecellisi("Hafî"-Tecelli-i
Sıfat mertebesi-Mâiyet sırrının yaşandığı mertebe-Salt
benliği biliş mertebesi-Esmâ mertebesi ise benliğindeki
mânâları buluş-"Rabbin kurbu"nda olgunluğa erme-İlâhi
sıfatlarla tahakkuk-İndînde Hakikat BİLGİSİnden bir
ilim-Mardiye yaşamı-Yücelik makamı-Rahman’ın kullarına
gayblarından vaat ettiği Adn Cennetleri-Esmâ kuvvesiyle
tahakkuk etme özelliği-“Selâm”ın işitildiği boyut-Selâm
isminin mânâsı açığa çıktığı ve böylece kendi
hakikatlerinden açığa çıkan kuvvelerin konuştuğu
*sabah-akşam, yaşam gıdalarıyla beslenmenin olduğu*
boyut…-Korunanların (yalnızca fiillerde değil, düşünsel
anlamda korunanların) mirasçı yapılacağı cennet
boyutu…-Kendi varlığının varolduğunu, kendisinin olmaması
diye bir şeyin söz konusu olamayacağını bilmesi hâli-Rahmete
ermek-"Samediyyet tecellisi”-Kişinin birimsel varlığının
ortadan kalkması-"Hakk-el Yakîn" hâli-“Sıfat Cenneti”)...
-
Sıfat mertebesinde kendini bilen bir
varlık kastedilir.
-
İlâhi Sıfatlarla tahakkuk ancak Ledün ile mümkündür.
-
Kul, Allah yanında vehmî benliğinin “yok”luğunu yaşadığı
zaman artık ikram yollu Hakkani Sıfatlar zâhir olmaya başlar.
-
"Umarım Rabbim beni kurbunda olgunluğa
(Mâiyet sırrının yaşandığı Tecelli-i Sıfat mertebesi)
erdirir."
-
“Şuur”un kendini beden kayıtlarından
kurtarmasıyla (Benliğinin yokluğunu yaşamasıyla-Vehmin
kaydından kendini kurtarmasıyla), ondan Hakkani Sıfatlar
zâhir olmaya başlar(İlâhi sıfatlar tahakkuk eder-Fiili
ölümle şuur boyutu yaşamına geçilir-Ölmeden evvel ölme
tahakkuk eder)
-
Sıfat mertebesinden gelen
hükümler(Terkipsizliğin gereği olan hükümler), Esmâ
mertebesindeki terkipleri bozar, yıkar, atar!
-
İlâhi Kuvvelerle tahakkuk Bayramı
-
İlâhi Sıfatlarla yaşam ortamı (İlâhi sıfatlarla tahakkuk
edebilme ortamı-Cennet yaşantısı-"Rıdvan"(İnsandaki
Esmâ hakikatiyle tahakkuk kuvvesi, melekesi-Hakikatinin farkındalığıyla bunun sonuçlarını kuvveden fiile çıkarma
özelliği)-“Âhiret”-Yolun-yurdun
sonu-Adn cennetleri-Kudret-bilinç boyutu)
-
Kendindeki İlâhi Sıfatları yaşamak(Kendini Tanımak)
-
İlâhi Sıfatların kişiden zuhuru
hâlinde yaşanılanlar...
-
İman
edenlere,
Rahîm Rab'den "Selâm" sözü ulaşır.
-
Dünya yaşamında gerçeği görüp yaşamış
bilinçler, gerçeği yaşamanın getirisi kuvvelerle "Beyinötesi
boyut"ta(“Berzah boyutu”nda-Kabir âleminde)yaşamlarına devam
ederler.
-
Sıfat mertebesi itibariyle “Seyr” mümkün değildir.
-
Kişi, yaşadığı kemâlin oluşturduğu vasıfla belli bir “İsim”e
hak kazanır.
-
Ârif-i Billâh,(Sıfatlarla
tahakkuk ortamında)
sıfatların gereği olan halleri kendiliğinden
ortaya koyar.
-
İlâhi Sıfatların birimden zuhuru hâlinde yaşanan hâl("Adn
cenneti"-Sıfat Cenneti)
-
Cüziyet görüşü...(Cüz'i Hayat... Cüz'i İlim... Cüz'i
İrade... Cüz'i Kudret... )-(Gizli Şirk)
-
İlâhi Sıfatları örtme(İzhar olanın Hakikatini
yaşayamama-İlâhi sıfatlardan gelen büyüklüğü müşahede
edememe-“Küfür”)
-
Sıfatlardan mahrum kalacak olanlar(Arz’da
benlik taslayanlar)
-
Kötü sıfatlar(Gelecek
sonsuz yaşam süreçlerine iman etmeyenlerin vasıfları)-(Bkz.Kemâl
sıfatlar)