“SINIR”

 “Zâhir” ve“Bâtın” denir....

Tekrar ediyorum... Bil ki, bu iki isimle işaret edilen şey birbirinden ayrı değildir; ikisi, aynı tek şeydir!. Fark, gözden dolayıdır! Hepsinde, her an, tecelliler zuhur etmektedir. Sakın, bu ikisini birbirinden ayrı sanma!.

Bâtın”, gördüğünün, algılayamadığın yanıdır!.

Yani, görüş alanın içinde olmasına-görmene rağmen, görmekte olduğunun “algılayamadığın yanı”dır “bâtın”!.

 ara.jpg (366 bytes)

SONSUZLUK VE SINIRSIZLIK

TÂRİFİ DAHİ BİR BEŞERİ KAVRAMA NİSBETLEDİR.

ALLAH BU KAVRAMLARDAN DA MÜNEZZEHTİR

Öncelik veya sonralık devamlılık veya devamsızlık gibi kavramlardan münezzehtir. Çünkü buyurulmaktadır ki Allah vardır ve O’nunla beraber hiçbirşey mevcud değildir!

Buyurulmaktadır ki;

"KÂ'NALLAHÛ VELEM YEKÛN MEAHÛ ŞEY'A!"

"ALLAH VARDIR, VE ONUNLA BERABER HİÇ BİRŞEY MEVCUT DEĞİLDİR!."

Eğer bu uyarının mânâsını idrâk edersek, farkederiz ki, böylesine "TEK" olan bir varlığın, önceliğinden veya sonralığından, söz edilemez!.

Çünkü "öncelik" ve "sonralık" kavramı, var kabul edilenlere göre oluşmuş bir kavramdır... Halbuki "ALLAH sonsuz ve sınırsız tek"tir, diyoruz ya!.

Şimdi dikkat ediniz, "sonsuz-sınırsız" târifi dahi gene bir beşeri kavrama nispetledir.

"ALLAH", gerçekte, "sonluluk" kavramından münezzeh olduğu gibi, "sonsuzluk ve sınırsızlık" kavramından dahi münezzehtir!. Böyle bir kavramdan dahi beridir.

Ama beşeri değerlerle programlanmış, bezenmiş bizler; tanrı kabulünden arınabilmek için, bu izâfi değerlere bağlı sonsuzluk sınırsızlık ifade eden kavramlara sığınmak, onlara sarılmak; böylece "ALLAH" isminin mânâsını anlamağa yaklaşmak zorundayız!. Yani, bir zorunluluğun getirdiği tanımlamalardır bunlar!  

ara.jpg (366 bytes)

ZÂT’IN SIFATLARI VE ESMÂSI

SINIRSIZ BİR ŞEKİLDE TECELLİ ETMEKTEDİR

Eğer "ALLAH" isminin işaret ettiği mânâyı kavrayabilecek bir akıl verilmiş ise bize, bu takdirde düşünebiliriz ki...

Her an başsız ve sonsuz olarak, bu Zât’ın Sıfat’ları ve Esmâ’sı sınırsız bir şekilde tecelli etmektedir!.

O’nun tecelliyatının, bir başı ve sonu olamayacağına göre, evrenin ve evren içre evrenlerin, ve evren dışı evrenlerin ne başı vardır ve ne de sonu vardır... Sürekli dönüşüm sözkonusudur!.

ara.jpg (366 bytes)

SINIRSIZLIĞI,

BENLİĞİNİN VASIFLARI İTİBARİYLEDİR

Mânâları itibariyle sonsuzdur!. Sınırsızlığı, vasfı yönündendir!.. Sonsuzluğu mânâları, esmâsı yönünden!. Sınırsızlığı, Ben`liğinin vasıfları itibariyledir.

“Zât`ı hakkında tefekkür edilmez!.”

Hükmünce, Zâtı yönünden, ne sonsuzluğundan, ne de sınırsızlığından söz etmek mümkündür!. Hattâ, “Ahadiyet” dahi, vasfıdır. Zâtı`nın bir vasfıdır, yâni, sıfatıdır!.

ara.jpg (366 bytes)

ALLAH’IN SINIRSIZ VARLIĞINA İMAN EDİLDİĞİ ZAMAN

“O'NUN YANI SIRA İKİNCİ BİR VARLIKTAN SÖZ EDİLEMEZ

Evet, "ALLAH"a iman derken, "ALLAH"ı en asgari sınırı ile "İhlas" sûresinde belirtilen biçimde anlamak gerekir.

Şayet "ALLAH"ın "AHAD" olduğunu akıldan çıkarırsak; veya "ALLAH"ın "AHAD" olduğunun mânâsını anlamadıysak; "ALLAH"ın "doğurulmamış ve doğurmamış olduğunun" manasını farkedemediysek, çözemediysek, idrak edemediysek; bu takdirde biz, "ALLAH`a inanıyorum" deriz; hem de "Âmentü billah" dememiş oluruz!. Lâfını etmiş, dille söylemiş oluruz; fakat, anlayış olarak bu kavramdan mahrumuzdur...

İşte bu durumdakilerin halini açıklayan âyet de şudur:

"İNSANLARDAN BİR KISMI # B #NİN ANLAMIYLA ALLAH`A VE GELECEĞİMİZE İMAN ETTİK DERLER; AMA SÖYLEDİKLERİNİN BİLİNCİNDE OLARAK İMAN ETMEMİŞLERDİR" (2-8)

Çünkü...

İhlâs sûresinde, "ALLAH"ın Ahad olduğu; bölünmez, parçalanmaz, cüzlerden meydana gelmemiş, parçalardan oluşmamış; sonsuz sınırsız TEK olduğu belirtildiğine göre...

Ve de "Samed" olarak, ona herhangi bir şeyin girmesinin, ya da ondan her hangi birşeyin çıkmasının mümkün olmadığı, anlaşılabildiği zaman...

Ve gene "O"ndan meydana gelmiş ikinci bir varlığın var olmadığı; ayrıca "O"nun başka varlıktan meydana gelmesinin söz konusu olmadığı farkedildiğinde; ve bunun anlamı kavranıldığında, zaten otomatik olarak bizim "ben" dediğimiz varlık, hiç "var" olmamış olarak "yok" olur!.

Ya da çok basite indirgeyerek açıklayalım... "ALLAH"ın "SINIRSIZ" varlığına İMAN EDİLDİĞİ ZAMAN!. Yani, "SINIRSIZ" varlığı dolayısıyla hiç bir boyutta "O"nun yanısıra ikinci bir varlığın mevcudiyetinden sözedilemeyeceği kavrandığı zaman... Görülecektir ki "sen"(ben) zaten hiç "var" olmamışsın... "Yok"sun!. "YOK" mayasından oluşmuş bir "yok" mevcutsun; ki gerçekte tüm varlık sadece "O"dur!

ara.jpg (366 bytes)

İNSANI KÂMİL’İN,

SINIRSIZLIĞA GÖRE İFADE ETTİĞİ SINIRLILIK...

TEK`in seyredilişi!

Öyle ise Seyreden’in, seyretmeyi murad ettiği şekiller ve mânâlar da O Tek`in eseri..

Bu açıdan baktığımızda tüm varlığı, Tek bir varlığın hayatı, ilmi, iradesi, kudreti, kelâmı, semi ve basarı olarak müşahede edeceğiz..

Ve, bütün bunları "Mükevvin`in kevni" olarak değerlendireceğiz..

Mutlak kudret sahibi olan O yüce Varlıkta, var olmayan yegâne şey "acz"dir. Mükevvenatta herşey ise acz ile malûldür, O, mükevvini meydana getiren mutlak kudret sahibine göre..

Bu yüzdendir ki, İnsan-ı Kâmil;

"İnsan zâlim ve câhildir."

Âyetinde anlatıldığı üzere, acz`in eseri olan bir ifade ile tavsif edilmiştir. Çünkü, tüm varlık birer âzâsı olan İnsan-ı Kâmil`in sınırsızlığa göre ifade ettiği sınırlılıktır.

ara.jpg (366 bytes)

“KENDİM” KELİMESİ SINIRLI ALGILAMADIR

(Soru: Üstadım, kendimi tanımak amacıyla bazı özelliklerimi farketmeye çalışmak ve karşımdakinin de TÜMün çeşitli özelliklerini yansıttığını gözlemek işin başı anladığım kadarıyla...  Ya sonra farkedilmesi gereken ne? Nasıl?)

 Kendim” kelimesinin bir anlamı da mekândır zaten!.

ara.jpg (366 bytes)

SINIRLI ALGILAMAYI MEYDANA GETİREN,

ŞEYTÂNİYET VASFIDIR

 İNSAN” kelimesi, meleki asıldan gelmiş şeytâniyet vasfına da sahip varlık demektir.

Eğer kişinin yapısında şeytâniyet vasfı yoksa, hiçbir cin hiçbir şeytan türünden cin o insanı etkileyemez.

Şimdi senin varlığın kendi özünden dışına gelen bir biçimde, bâtınından zâhirine gelen bir biçimde nasıl Allah’ın esmâsından Allah’ın nûrundan melekûttan maddeye doğru bir geliş varsa, işte bu geliş sırasında- tenezzül sırasında SINIRLANMALAR, KAPASİTE SINIRLAMALARI meydana gelir.

Melekut boyutunda en geniş kapsamlı bir saha varken bu, şeytâniyet vasfında daha sınırlı bir kapsama düşer. Beden boyutunda daha da sınırlı bir algılama kapsamına düşer.

İşte bu şeytâniyet vasfı, sınırlı algılamayı meydana getirir.

Sınırlı algılama ile biz varlığı değerlendirdiğimiz zaman, algıladığımız varlığın Allah’ın varlığı dışında bir varlık olduğu zannına kapılırız. Yani İblis’in Âdem’i sınırlı bir varlık olarak görüp özündeki esmâyı görememesi gibi bir hâli yaşarız.

ara.jpg (366 bytes)

“SINIRSIZ”IN KAVRANAMAYIŞININ ÂKIBETİ

Tüm acı ve ızdırapların gerçek sebebi, "sınırsız"ın kavranamayışıdır!.

ara.jpg (366 bytes)

SINIRSIZ BİLİNCE KAYIT GETİRDİĞİN SÜRECE

SAİR MAHLÛKAT GİBİ YAŞARSIN

Sınırsız olan bilince, vehmin ve şartlanmaların ile kayıt getirdiğin sürece, sâir mahlûkat gibi yaşarsın!. Bilincin sınırsızlığına erdiğinde ise, mahlûkat gene bildiği gibi yaşama devam eder!.

ara.jpg (366 bytes)

SINIR KAVRAMINDAN KURTULMUŞ OLMANIN ALÂMETİ

Eğer düşünen, akıllı bir insan olarak yaşamak istiyorsak, sadece fikirleri eleştireceğiz. İnsanlar hakkında hiçbir yorumda, değer yargısında bulunmayacağız.

Çünkü bir insanı yargılayıp hüküm verebilmemiz için, o insanın bütün düşünce dünyasına âşina olmamız gerekir ki, bu da mümkün değil!.

TEK’i bilenin değer yargısı olmazmış!.

Sınır kavramından (Zâhir-Bâtın) kurtulmuş olanın alâmeti, değer yargısız çokluğu seyirdir!.

Eğer değer yargısına dayanan yorum varsa, bu Tek’liği kavramış olmayı göstermez!.

ara.jpg (366 bytes)

SINIRLARI ERİTENİN YAŞAMI

“HİÇLİK”TİR!

Ezel ve Ebed mânâlarının sınırlarını eritmiş, benliğinin gerçeğini yaşayan ve "ben"liğinin sınırsızlığı ve sonsuzluğu içinde, "Hiç" olan!

Aslında, sonsuzluk derken, Esmâ âlemine işaret ediyoruz. Çünkü, "Zât"ı itibariyle sonsuzluğundan söz edilmez!

ara.jpg (366 bytes)

SINIRSIZLIKTAN NASİP ALMAK

Şeytâniyet, gördüğü ile kayıtlamak ve kayıtlanmaktır... Hilâfet ise gördüğünü kayıtlamamak, sınırlamamak ve sınırsızlıktan nasip almaktır!...

Şeytan gördüğüyle kayıtlandı... Halife ise her an sınırsız ve kayıtsız olanın ahlâkıyla ahlâklanmış olarak, Halife olmuştur...

ara.jpg (366 bytes)

İNSAN SINIRSIZLIĞA, ÖZÜNDEN GELEN

EVRENSELLİK BOYUTUNDAN AÇILABİLİR

İnsan, evrenselliğe özünden gelen evrensellik boyutundan açılabilir; dışarıdan bedensellikten değil!.

Özündeki sonsuz ve sınırsızlığı hissedemeyen, madde batağında boğulur!

Ne bedbahttır ki, parası ya da bedeni yüzünden madde batağında kaybeder sonsuz geleceğini!…

Ne mutludur ki, parası veya bedensel çıkarları onu maddede kayıtlamamıştır; o bütün bunlar yüzünden sınırsızlığa ulaşmaktan geri kalmamıştır.

Ahmed Hulûsi

 

Yayınlarımızın Telif Hakkı Yoktur. Sitemizdeki tüm bilgiler, Hz. MUHAMMED'in (aleyhisselâm) bildirip açıkladığı "ALLAH" ismiyle işaret edilenin hakikatinin ne olduğunun öğrenilmesi ve "DİN" denilen yaşam sisteminin bu vizyonla değerlendirilebilmesi için, tüm insanlarla karşılıksız paylaşılmak üzere hazırlanmıştır. Tüm yayınlarımızı ücresiz okur; dinler, bilgisayarınıza indirebilir, çoğaltabilir; YAZAR ve KAYNAK BELİRTMEK ŞARTIYLA her yoldan bütün çevrenizle paylaşabilirsiniz. Allah ilmine karşılık alınmaz. Prensibimiz maddî ya da manevî karşılıksız paylaşımdır.

www.allahvesistemi.org