-
ZÂT ÂLEMİ (Lâhut Âlemi)
-
ALLAH’IN ZÂTI
-
ZÂT’IN HAKİKATİ(Ahadiyet Mertebesi)
-
Zâtı itibariyle şirk ve Tevhid kavramlarından münezzehtir.
-
Zâtı itibariyle şirk ve Tevhid kavramlarından münezzeh olanın bildirdiği “Şirk”!
-
ZÂT’IN HÜVİYETİ(“Hû”-“O”)
-
ZÂT’IN ZÂTINA OLAN İLMİ
-
Zâtın Zâtına olan ilminin sonucu
-
"Zât"ı itibariyle sonsuzluğundan ve sınırsızlığından söz edilemez!
-
Zâtî İlmin Kendine nazarı {Fiil sözkonusu olmadığı “DEHR” (“AN”- Allah katındaki zaman birimi) boyutu}
-
ZÂT-I BAHT(Zât`ın mutlakiyet sıfatı-“Âlemlerden Ganî”lik vasfı)
-
ZATIYLA KAİM VARLIĞIN BENLİĞİNİ BÜRÜNDÜĞÜ MÂNÂLAR(Esmâ’ül Hüsnâ)
-
“GÖLGE”-HAYÂL-“VÜCUD”
-
Zât’a nisbetle “Gölge”-“Hayâl” olan “Vücud”!
-
ZÂT’IYLA ZÂTINI SEYRETMESİ
-
“ZÂT”IN KENDİSİNİ SEYRETTİĞİ AYNA->“ALLAH” İSMİ AYNASI
-
Yüce Zât, "ALLAH" ismi aynasında kendini seyreder!
-
ZÂTİ RAHMET
-
ZÂT’IN TÜM VASIFLARIYLA KENDİNİ BİLMESİ(“Rahmaniyet” mertebesi)
-
HER VARLIĞIN ZÂTI->ALLAH!
-
Varlıkta Zâtıyla kâim olan varlığın büründüğü çeşitli mânâlar
-
Yarattığı âlemlerde Zâtı ile mevcuttur!
-
“ŞEY”İN ZÂTI->O “Şey”in Nefsi!
-
ZÂT’IN İLMİ VE İRADESİ İSTİKAMETİNDE OLUŞAN VARLIK ÂLEMİ
-
Her şey, "şey"in varlığı–isteği-iradesi dışında; evreni meydana getiren Zât`ın, ilmi ve iradesi istikametinde oluşuyor.
-
“İNSAN”IN ZÂTI{“BEN” Noktası-“Ben Bilinci-"Ben varım bilinci”}
-
“BEN” kelimesi, Zâtıma işaret eder.
-
İnsanın mustakil bir Zâtı yoktur…İnsanın Zâtı, Mutlak Varlığın Zâtıdır!( O Zât`ın varlığı ile kâimdir)
-
"İNSAN”DAKİ ZÂTÎ TECELLİ{"Tecellî Zâti"-“Berkî” Tecelli-“Muhammedî Meşreb”e has tecelli-zamanın İnsân-ı Kâmil'ine ve Gavs'ına has olan "Tecellî Zâti"}
-
"Allah Adem'i Rahman sûretinde halk etti"
-
YÜCE ZÂT’IN, “ALLAH İSMİ AYNASI”NDA “İNSAN”LA KENDİNİ SEYRİ
-
Dilenmiştir ki, "ALLAH" ismi aynasında, insanla kendini seyretsin!
-
"ZÂTİYYUN"
-
“ZÂT”I TANIMA MERTEBESİ{Zâtıyla zâtını bilişin, âlemde zuhur yollu izhârı için meydana gelen bir şan"NEFS'i hür olanlara mahal kılınan Mutlak mânâda "NEFS"="BEN"-Velâyetteki "Ulül Azîm" mertebesi-"Aktabiyet" veya "Müferridun"luk durumunun hâsıl olduğu Muhammedî meşreb-"Tenzih" ile "Teşbih" görüşünün eşit ağırlıkta sentezi olan "Tevhid" müşahedesinin oluştuğu mertebe-Kalbleri(bilinçleri) Allah'ın ilmiyle dolu bir halde hadsiz hesapsız sırlarla dolu "HÜR" zevâtın mahalli}
-
ZÂTÎ SIR
-
ZÂTÎ İSTİDAD{Hz.Rasûlullah'a has Zâti istidad-Zât'a yönelik Mi'râc}
-
”ABDULLAH”{Hakikati olan Esmâ-Sıfat boyutlarının kapsaması ve gerekleriyle yaşayan Zât!}->(Allah kulu” yani “Abd-ı Allah”)
-
ZÂT’I TALEP
-
"Rızasından" kurtulup "Zâtı" talep edebilmek
-
ZÂT’A YÖNELMEK
-
Zât’a yönelmek istediğinizde, o hâli anlatacak kelime->”HİÇ”!
-
“ZÂT”A YAKLAŞMAK
-
“İsimler”i bırakıp Zâtı tanımaya çalışmalıyız.
-
Esmâların oluşturduğu, esmâlardan teşekkül etmiş bir Zât değil! Zat`ın ilim sıfatının oluşturduğu mânâlar söz konusudur.
-
İLÂHİ ZÂTI ZÂTINDA MÜŞAHEDE
-
İlâhi Zâtı Zâtında müşahede eden ilk beşer(Hz.Muhammed Mustafa aleyhisselâm)
-
ZÂTİ SIFATLAR{“Nokta”-“Esmâ mertebesi”nin ana vasıfları-“Heyula”}
-
Ef’al mertebesinde müşahede edilen, gerçekte aynen Zâttır; ancak, herhangi bir kayıt veya sınırlama sözkonusu olmaksızın, kendi boyutunda!
-
ZÂTÎ İLİM
-
Zâtî İlimden söz edilmesi, muhaldir!
-
“ZÂT”I TEFEKKÜR
-
Akıl-şuur dediğin şey, “İlâhi İsimlerin mânâları”nın dayandığı Zât’a gider!
-
“ALLAH’ın ZÂTI üzerine tefekkür etmek muhaldir!”
-
ZÂT’TA FENÂ OLMA(Teklik müşâhedesinin oluşması- İkiliğin kalkması-Hakkel yakîn’in oluşması -Kişinin kendini Hak'tan ayrı bir varlık olarak düşünme hâli ortadan kalkması-Vehimdeki "benlik" kavramı kesin olarak kaybolması)
-
“ZÂT”IN TANINMASI
-
Zât, “Esmâ”sıyla tanınır!
-
Zâtını idrâk edebilirsin; ama, “Zât”ı asla!
-
ZÂT’IN HİÇLİK NOKTASI
-
Ef’âl mertebesinden çıkan düşünce, Esmâ ve Sıfat mertebesinden geçer; “Zât’ın “Hiçlik Noktası”na çarpar; tekrar Sıfat mertebesine döner ve Esmâ mertebesinde tefekküre başlar!
-
“ZÂT” HAKKINDA HÜKÜM VERMEK
-
Allah’ın Zâtı hiçbir şekilde açığa çıkmaz; onun için de konuşulup tartışılmaz ve Zât hakkında hüküm verilemez!
-
“ZÂT”I BİLMEK
-
“Ben” kelimesiyle işaret ettiğiniz Zâtınızı anlatamazsınız!
-
Kişinin Zâtı olan Allah’ı bilebilmesi için, mutlaka terkibiyet oluşumundan çıkması şarttır!
-
“ZÂT”I BİLİNMEZLİĞİYLE BİLMEK
-
Zâtı bilinmezliğiyle bilmek, “Ahadiyet Sırrı”na vâkıf olmakla mümkündür!
-
ZÂT’A NİSBETLE ÂLEMLERİN SONU KABULÜ{“ALLAH”'ın kelimelerinin sonu yoktur!.. Âlemlerin sonu kabulü, “hükmî”dir ve ZÂT'a nispetledir!}
-
ZÂTI TENZİH VE TAKDİS ETMEK
-
ZÂTİYYUNUN İBADETİ (Zâtiyyûnun unutmuşluğu)
-
ZÂTÎ İLETİŞİM{Birim, "Öz"üne, "Zât"ına doğru bir yolculuğa çıkabilirse; veya bir diğer ifadeyle, "Zât"ına doğru bir sıçrama yapabilirse, o Nokta`da, kendisinden sayısız defa mikro veya sayısız defa makro plandaki birimlerle iletişim kurabilir!.}
-
Râbıtan, "Zât-ı Hak" olsun!
-
ZÂT’IN PERDELERİ{Esmâ Perdesi)
-
Ceberut mertebesinin hâli dahi Zât’a perdedir!
-
Vâkıfîyn, Zâtı ancak esmâ perdesi arkasından seyir hâlindedir!.
-
“Esmâ mertebesinin” “Allah’ın Zâtı” sanılması, “tanrı” varsayımlarının ürünüdür.
-
"ZÂTÎ HAKİKAT"İNİ “OKU”YAMAYAN