AllahSistemi.jpg (12836 bytes)

ACABA...

 

ara.jpg (495 bytes)Biz “Allah, Allah” deyip duruyoruz. Sanki bir somut objeden veya yarı somut bir objeden bahseder gibi… Az ya da çok kafamızda şekillendirdiğimiz, belli özelliklerle bezediğimiz bir objeye takıyoruz bu adı… Acaba öyle mi gerçekte?

 

ara.jpg (495 bytes)Hep, beynin hükmü altında, bedendeki bütün hareketler!. Bedendeki tüm hareketler beynin hükmü altında olur da, bütün bu kâinatın beyni hükmünde olan Allah’ın ilminin dışında bir şeyin olması mümkün olabilir mi acaba?..

 

ara.jpg (495 bytes)Kabul eder”, “Kabul etmez” kavramını unutun!  Yaptığınız hiç bir şey, dışarıdan birisinin kabulü için değil! Nasıl ki yemeği yediğin zaman acaba “Allah kabul etti mi” diye  düşünmüyorsan, yediğin yemekte kabul oldu mu, kabul edildi mi kavramı sözkonusu olamıyorsa, kıldığın namazda da böyle bir kavram yoktur!.

 

ara.jpg (495 bytes)Acaba yaşam, eskinin kendini yenilemesi olarak mı açığa çıkıyor; yoksa yepyeni oluşlar var da, beynimiz hep eskiye kıyasla değerlendirme yaptığı için, biz öyle mi kabul etmek zorunda kalıyoruz?

 

ara.jpg (495 bytes)Her sabah, değişik bir rüyadan uyandığımız halde; acaba ne oluyor da, dünya rüyasından, beklemediğimiz bir anda uyanıvereceğimizi düşünemiyoruz?

 

ara.jpg (495 bytes)Varlığı olmayanlara ne mutlu!. “Varlıksız”, “yok”luğa hayli yakınlar; bir de “kendi varlıkları”ndan kurtulabilseler!.Peki, bu arada; “ben” nereden ve nasıl gelmekteyim acaba?

 

ara.jpg (495 bytes)Uyandığımızda, didişecek birileri kalmadığını gördüğümüzde, acaba hangi şartlar altında olacağımızı düşünüyor muyuz?

 

ara.jpg (495 bytes)“Ya Hulûsi hâlin nîcedir, Allah ilmini, dağıtırsın karşılıksız diye de; hâlâ, ne beklersin bu ilmin gereğini yaşasınlar diye!. Bu ilme vesile kılınmanın karşılığı olmaz mı?”  derler… De, öyle mi acaba? Var mı, bir beklentisi Hulûsi’nin bu yolda!. Biliriz ve dillendiririz ki… Herkes kendisine takdir edileni yaşayacak ve bunun sonuçlarını da daha sonraki anda görecektir…

 

ara.jpg (495 bytes)Nice çöllere karşılıksız yağar yağmur ama, kum taneleri sadece seyreder damlaları! Beklenti ya umuttandır, ya ilimsizlikten!. Toprak mezarını sırtında taşıyanlar, geçmiştir dünyadan ve içindekilerden… Zîrâ “fefirru ilallah” onlarda zuhur etmiş, firar etmişlerdir Allah’a!. Allah ef’âlini seyreder onlar, acaba bir gül daha açacak mı bahçede diye… Umutla… Sevgiyle… Bu da beklenti sanılır başkalarınca…

 

ara.jpg (495 bytes)Oysa, ortaya koyduğun davranış karşılaştırmıştır seni, o hoşuna gitmeyenle!. İdrâkında güneş tutulmuş; karanlıkta, yanlış değerlendirmeler yapmış; sonucunda bunlarla karşılaşmışındır!.

Ararsan kendinde ara; her ne var ise, kendinde var!” diyen Zâtın bu işareti, neye idi acaba? “Karşılaştığını oluşturan sensin” de var mı ki bu uyarıda?

 

ara.jpg (495 bytes)Birbirlerine göre, insanlar hürdür! Ama, acaba insanlar, gerçekten hür müdür?.

 

ara.jpg (495 bytes)Organlarının kirasıyla geçinmek bir yana; namus, şeref, haysiyet ve ebediyetinin karşılığı olan kira geliriyle yaşamak! Yaşarken, dem be dem tükenip gitmek! Satılık adam ya da kadın derken; kendimiz neyi pazarlayıp, neyin geliriyle yaşamaktayız, düşündük mü acaba hiç?

 

ara.jpg (495 bytes)Şeyhlere para yatırıp, mâneviyat ve mertebe satın alacağını sanan, bu arada elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan uyanık tüccarların, gerçekleri fark etmeleri için, acaba son nefeslerini verip, ölüm ötesi yaşamın gerçekleriyle mi yüzyüze gelmeleri zorunlu?

 

ara.jpg (495 bytes)Söylediğiniz söz, ağzınızdan çıkan nereden geliyor acaba? Beyinden derseniz; elbette doğru!… Ama beyinde nasıl oluşuyor ve beyinden hangi etmenle açığa çıkıyor o fikir?

 

ara.jpg (495 bytes)Kur’ân-ı Kerîm'ioku”mak çok çok önemli de…  Acaba bizi O’nunla yüzyüze getiren Allah Rasûlü'nü “oku”mak daha mı geride?… Allah Rasûlü'nüoku”madan, acaba O’nun bize tebliğ ettiği “Kitab”ı ne kadar ve nasıl “oku”yabiliriz?

 

ara.jpg (495 bytes)Sen hâlâ, kendini et-kemik sanarak, bu et-kemik boyutuna ait konularla ömrünü tüketiyorsan; etin bol olsun!. Yolun açık olsun!. İnsanların yaşamlarını ve sonsuz geleceklerini cehennem etme özgürlüğü vardır!.Zaman ve mekân kayıtları ötesindeki “insan”!… Evrensel değil, Galaktik boyuta göre et-kemik ömrü birkaç saniye olan “insan”ın bundan sonraki yaşamı acaba nerede ve nasıl? Ne diyor KUR’ÂN?

 

ara.jpg (495 bytes)Duyduk ki, kâbir yakınlarından geçen bazıları, kâbirlerin içinden gelen ızdıraplı iniltileri, feryâdları işitirmiş… O yüzden mezarlığa gitmeyi kaldırmazmış yürekleri!… Bu yüzden mi insanların arasından uzaklaşıp, uzlete çekilirlermiş acaba?

 

ara.jpg (495 bytes)Acaba yaşam, eskinin kendini yenilemesi olarak mı açığa çıkıyor; yoksa yepyeni oluşlar var da, beynimiz hep eskiye kıyasla değerlendirme yaptığı için, biz öyle mi kabul etmek zorunda kalıyoruz?

 

ara.jpg (495 bytes)“Eğer benim bildiklerimi bilseydiniz, rahat yataklarınızda yatamaz, Allah Allah diyerek dağlara kaçardınız” diyen Allah Rasûlü; acaba, algıladığı sistemin hangi gerçeği dolayısıyla bunu söylüyordu, yalnızca para kazanıp keyif çatmak için yaşayan bizlere?…

 

ara.jpg (495 bytes)Niçin, “FÂTİHA’sız “salât” olmaz”?

Acaba farkında mıyız?…

 

ara.jpg (495 bytes)Değer mi ebedi hayatımızı Cehennem etmeğe üç günlük çıkar için!?… Hele bir de, o günkü çıkarlarımızı düşünerek bildiğimiz gerçekleri söylemiyor, karşımızdakinin yanlış yolda yürümesine göz yumuyorsak? Bunun vebâlini alacak kadar güçlü müyüz acaba?…  Hele hele sevdiğimizi söylediğimiz insanların, bildiğimiz gerçekleri onlarla paylaşmayarak, kangrenlerinin ilerlemesine göz yumuyorsak dünya rahatımız ve çıkarımız için; bu zulmün bedelinin faturası nasıl gelecek acaba karşımıza?

 

ara.jpg (495 bytes)Acaba, her şeyin izâfi (göresel) olduğu bir evrende, gerçek diye bir şey olabilir mi idi? Her şeyin varlığı, bir diğer şeye nisbetle, bir diğer şeye göre idi... En basitiyle, yaza nisbetle kış, soğuğa nisbetle sıcak, teke nisbetle çok, sonluluğa nisbetle sonsuz... Ya, bu izâfeti yani göreselliği meydana getiren dar görüşlülük ortadan kaldırılırsa?... O takdirde hâlâ ayrılıklar mevcut olabilir bilir miydi ki?.

 

ara.jpg (495 bytes)Sudan bir âlem, dalgalardan varlıklar! Elektrikten bir âlem, ampullerden varlıklar... Hep sembolik anlatımla yaklaşım şekilleri! Ya gerçeği?. Oluşumu bu varlıkların..? "Elf" tipi, tümel akıl varlıklarının ya da setrililerin oluşumu nasıl?. İnsan adını alan varlıkların yapıları... Ampuller demek çok kolay ve basit bir yakıştırma oluyor.. Ama nasıl oluyor bu?.  Bırak göremediklerini, görüyorum dediğin insanlar ne biçim şeyler acaba?.

 

ara.jpg (495 bytes)Bu takdirde sual olunacaktır mânâsına gelen mesûliyetin, yaptığının nedenini açıklatacaktır anlamı taşımadığı ortadadır. O takdirde "sual edilmeden" gaye nedir?... Acaba, yaptıklarının neticesine erme, şeklinde bir açıklık getirebilir miyiz buna?.

 

ara.jpg (495 bytes)Zîrâ kendini şu anda yumurtanın içindeki bir civciv gibi hissediyordu! Bütün dünyası, o küçücük yumurta! Elf ise dış dünyanın gerçeklerine dair bilgi kırıntılarını bir şırınga ile dünyası olan yumurtanın içine sokuyordu! Ve o da, o bilgi kırıntılarından yumurtanın dışındaki gerçeklik âlemini tanımaya çalışıyordu...Ve sorun yumurtanın çatlatılıp, kırılıp, kendisinin o gerçeklik âlemine intikâli idi!... "Ölmeden evvel ölünüz" işaretiyle vurgulanan "insanlar uykudadır, ölünce uyanırlar" mesajı bu yumurtanın çatlatılması ve kırılmasıyla mı alâkalıydı acaba?.

 

ara.jpg (495 bytes)Benim kitaplarımı okuyup anlayan kişinin anladığının göstergesi; O’nun beyninden “kabul oldu mu acaba yaptığım“ gibi bir kavramın silinmesidir! Eğer birisi benim kitaplarımı okuduğunu söylüyorsa; sonra da “kabul oldu mu  acaba yaptığım” gibi bir kavram kafasına geliyorsa; o daha benim kitaplarımın kapağını  bile açmamıştır!

 

ara.jpg (495 bytes)Ben” dediğim, nasıl bir şey?... İşte bu, meçhûl!. “Ben”deki, bazı özellikler biliniyor. Biliyorum!. Açığa çıkarmışım, tesbit etmişim ama, bunun ötesinde, ben”de acaba neler var?... “Ben”i görebiliyor muyum? “Ben”i algılayabiliyor muyum? Hayır!.Sadece, “BEN”in varlığını tesbit ediyorum algılamakta olduğum özellikleriyle, ilim özelliğimle.

 

ara.jpg (495 bytes)Hazreti Rasûlullah Aleyhisselâm, Allahû Teâlâ’nın ikrâmı olarak mi'râc ‘a çıktığı zaman, ceberût âleminde, Rabb-ül âlemîn’in tüm mevcûdat üzerinde esmâ yollu mutlak tasarrufunu müşâhede etti, "Kâ'be kavseyn" noktasında."Ev ednâ". Hattâ bunun da ötesinde, Hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem ismi altında, "gören gözü, işiten kulağı, söyleyen dili, tutan eli ve yürüyen ayağı olarak"; "Şehâdet etti ki Allah, kendisinin dışında, ötesinde bir TANRI mevcut değildir"! Ve sonra Rabbı ile mükâleme etti Rasûlullah Aleyhisselâm! Ve sonra Rabbının emirlerini hâmil olarak tekrar insanların arasına döndü Muhammed Mustafa adıyla, RASÛLULLAH! Acaba, bu cümleler bize Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’in hüviyeti, eniyyeti ve kişiliği hakkında bazı ipuçları verebiliyor mu?..

ara.jpg (495 bytes)"ALLAH" beşeri kavram ve değer yargılarından beri olduğuna göre, acaba zamanüstülükte, "SÜNNET" kavramını nasıl anlamamız gerekir... Ki bu "SÜNNET", zamanla hiç değişmemektedir!.

Ahmed Hulûsi

ara.jpg (495 bytes)

UNUTMA Kİ...  

 

AB.jpg (1252 bytes)

www.allahvesistemi.org