ahulusiden_allahvesistemi.jpg (9048 bytes)

GERÇEKTE...

 
ara.jpg (466 bytes)Hâfıza fonksiyonu gerçekte, ruhta mevcuttur!.
 
ara.jpg (466 bytes)Oysa varlık, gerçekte, bölünmez, parçalanmaz, tek bir tümel yapıdır!
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte "madde" dediğin şey, moleküler-atomik bir yapıdır!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte evrende sayısız boyutta sonsuz mânâlar ve dolayısıyla varlıklar mevcutsa da; bunların her biri, kendi boyutundaki kendini değerlendirebilecek varlık türleriyle farkedilmektedir.
 
ara.jpg (466 bytes)Tasavvufta, ehil olmayanlarca Nefse ait olarak kabul edilen birçok özellik, gerçekte Nefse ait olmayıp, Nefsin bürünmüş olduğu; elinde olmadan ister istemez büründüğü bir takım özelliklerdir.
 
ara.jpg (466 bytes)Burçlar, meleki varlıklardır gerçekte!
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, bizim güneş sistemimiz dışındakilerle birlikte algılama alanımız içinde kalan tüm varlıklar, bizim bir alt veya bir “ÜST BOYUT”umuzda yaşayanlar arasında tek kelime ile bir “hiç” durumundadır.
 
ara.jpg (466 bytes)Madde âlemi, beş duyu verileriyle kayıtlanmış beynin "varsayım" dünyasıdır! Çünkü gerçekte evren tümüyle bir ışınsal yapıdır ki; her dalgaboyu kesitinden, farklı boyutlar yani âlemler oluşmuş bulunmaktadır.
 
ara.jpg (466 bytes)Senin ilâh-tanrı bildiğin, sandığın varlık gerçekte ALLAH`tır; ki O tanrı olmaktan münezzehtir"!
 
ara.jpg (466 bytes)Kâinatta var olan ana yapı, kendisini algılayan algılama aracının kapasitesine göre, özel bir kesitsel yapı olarak algılanır. Gerçekte ise varolan sadece ve yalnızca Allah`ın vechidir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Atomüstü boyutun tüm birimleri gerçekte “melek” diye anlatılmak istenen boyut varlıklarıdır. “İnsan” denen varlığın aslı, orijini de "melek"tir!
 
ara.jpg (466 bytes)Evrende kaos yok, kargaşa, karmaşa yok!.  Belki, sistemin ve düzenin getirdiği, gerekçesini henüz farkedemediğimiz lokalize kaoslar var; ya da bize öyle geliyor ki gerçekte o da sistemin bir parçası!.
 
ara.jpg (466 bytes)Varolmayan bir şey, gerçekte, ancak beşduyunun oluşturduğu zanda "var" kabul edilir; o zanda "var" kabul edilen "benlik", idrâk oluşunca da "yok" olur demektir!. Yoksa, gerçekten "var" olan hiç bir şey "yok" olmaz!.
 
ara.jpg (466 bytes)Tamamiyle sayısız dalga boylarından, ışınlardan, kuantlardan oluşmuş evren, ya da evren içre evrenler, eğer o boyutun algılama aracıyla bakabilirsek, TEK bir yapıdır! Ve bizim de «hayâl» dediğimiz şey, işte bu ışınsal kökenli yapıdır!. Ve de gerçekte, bizler dahi ışınsal varlıklarız. Ancak ne yazık ki, algılama sistemimizin beş duyu ile kayıtlı olması şimdilik bu gerçeği yaşamaktan bizi mahrum etmekte!
 
ara.jpg (466 bytes)Bugün modern bilim tesbit etmiştir ki, gerçekte "madde" diye bir şey yoktur!. Beş duyu dolayısıyle, biz maddenin varolduğuna hüküm veriyoruz. Oysa gerçekte, evrende var olan her şey, çeşitli dalga boylarındaki mânâlardan ibarettir.
 
ara.jpg (466 bytes)"Madde" adını verdiğimiz her şey atomlardan meydana gelmiştir... Ne isimle, hangi özelliğiyle işaret edersek edelim, o şey gerçekte, atomlardan oluşmuştur.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, zamanın ve mekânın olmadığı bir âlemin içinde yaşamaktayız da, bunun bilincinde değiliz!. Ve belki de şartlanmalarımız o kadar ağır basmakta ki; idrakımızın önünde olan bu gerçeği gene yapımız ve şartlanmalarımız sebebiyle inkâra kalkışmaktayız.
 
ara.jpg (466 bytes)Evren orijininde TEKİL bir yapı; ve gerçekte, tüm zerreler birbiriyle ilintili durumda olduğu için, her bir yoğunlaşma ve aktivite, hiç düşünemediğimiz bir noktada bambaşka   şeyleri etkilemekte ve harekete geçirmektedir... Yani evrende, birbirinden kopuk, ayrı, müstakil varlıklar ve onların özgür benlikleri ve iradeleri mevcut değildir!
 
ara.jpg (466 bytes)İNSAN, Allahû Teâlâ'nın kendisindeki sonsuz - sınırsız mânâları seyretmek üzere meydana getirdiği isimlerinin terkibi olarak yaratılmış varlıktır!. Ancak fark ve idrâk edilmelidir ki, burada yaratılmış olan, gerçekte "insan" ismidir!.
 
ara.jpg (466 bytes)İnsanlığın içinden sivrilen çok ender, beyinler dolayısıyla teknolojik bir sıçrama olmuş ve aya gidilmiş, Plüton’a uzanan uydular atılmış ise de; gerçekte, genel seviyesi itibariyle toplumlar hâlâ yüzyıllarca mâzide yaşamaktadırlar. İster Amerikan toplumu için olsun, ister Sovyet toplumu için olsun, ister Japon toplumu için olsun bu böyledir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Biz, kopuk kopuk, biribirlerinden ayrı yıldızlar tasavvur ediyoruz ya gözbebeğinin verilerine GÖRE; bir yıldız burada, bir diğeri bilmem kaç ışık yılı ötede, diyerek... Oysa gerçekte, şu bedende hücreler biribirinden ne kadar uzaksa, bunu üst boyuta aktardığımız zaman farkederiz ki, galaktik boyutta da, o yıldızlar biribirlerinden o kadar uzaklıkta!
 
ara.jpg (466 bytes)Bizim "Samanyolu" adını verdiğimiz, batının İngilizcede, "Milkyway", diye adlandırdığı galaktik yapı, gerçekte bir canlı birimdir, bir canlı varlıktır. 
 
 ara.jpg (466 bytes)"Evren" adını verdiğimiz, gerçekte Tek tümel yapı, kendi programı içinde her an yeni olmak üzere sayısız özelliklerini ortaya koymaktadır. İşte, evrenin bu ışınsal ana yapısı; bizim kendimizi madde zan edişimize ve madde dünyamıza nisbetle, "HAYÂL" olarak nitelendirilmiştir.
 
ara.jpg (466 bytes)Hatırlayınız ki Varlık gerçekte TEK`tir!. Kesret yani çokluk algılaması, vehmidir yani birime takdir edilmiş programın oluşturduğu varsayımdır!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte küllî ve cüzi irade diye, iki ayrı irade yoktur!.
 
ara.jpg (466 bytes)Beş duyu dolayısıyla, biz maddenin varolduğuna hüküm veriyoruz.. Oysa gerçekte, evrende var olan her şey, çeşitli dalga boylarındaki mânâlardan ibarettir.
Nur boyutundaki cennette yaşayanların tümü, gerçekte nur yapılı şekilden beri bilinç varlıklardır; algılayanın veri tabanına göre görüntü verirler.
 
ara.jpg (466 bytes)Evrenin, sonsuz dalga boyundan meydana gelen, bilemediğimiz sayıdaki boyutta olan gerçek yapısına karşın; insanın, sadece kesitsel algılama araçlarıyla (beş duyu) değerlendirme yapmak zorunda olması nedeniyle; gerçekte, asla "EVREN"den söz edilemeyeceği; ancak "İnsanın Evreni”nden  bahsedilebileceği, kesinlik kazanmıştır!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, mekân anlamında böyle ayrı ayrı âlemler mevcut değildir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, TEK bir sonsuz sınırsız mutlak var ki, O`nun için, "O"na GÖRE, "Zâhir", "Bâtın", "Evvel", "Âhir" gibi kavramlar sözkonusu değil!. Bunlar bize GÖRE târifler, tanımlamalar!. Anlayış sınırlarımızı genişletmek için verilmiş izahlar...
 
b.jpg (507 bytes)"Melek" kelimesinin kapsamına giren, atomüstü boyutun tüm birimlerinin gerçekte “melek” diye anlatılmak istenen boyut varlıkları olduğunu farkedeceksiniz.
 
b.jpg (507 bytes)Öyleyse biz hepimiz O’nun varlığıyla O’nun esmâsının özellikleriyle meydana geldiğimize göre, gerçekte herbirimiz O’nun tüm özellikleriyle âşikâr olduğuna göre, O’nun dilediği özellikleriyle âşikâr olduğuna göre, herbirimiz O’nun halifesi olarak saygıya sevgiye ve hürmete değer varlıklarız!.
 
ara.jpg (466 bytes)“Ben karımı seviyorum, kızımı seviyorum, paramı, malımı, mülkümü seviyorum” dediğin anda, Hak’ka şirk koşmaktasın!. Çünkü bu isimler altında gerçekte Hak’tan gayrı bir şey yok!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, mevcud olan TEK, bölünmez, parçalanmaz, sınırsız-sonsuz olan TEK'tir!. AHAD'dır! Eşi, misli, benzeri, mikro ya da makro planda kendisinin dışında hiç birşey olmayan "ALLAH AHAD"dır!.
 
ara.jpg (466 bytes)"Ben varım", dersin ya; bu, "ben" kelimesi ile kastettiğin şey nefstir!. Gerçekte, senin nefsinin benliği, Rabbi'nin benliğidir!. Senin kendine has bir benliğin yoktur!. Kâinatta var olan tek mutlak benlik, "ALLAH"'ın benliğidir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Ruhun yani şuurun kaymamış hâlinde iken ise; çeşitli uzantı ve özellikleriyle tek bir bedenin varolduğunu ve bu bedenin tümüyle tek bir şuur ve iradenin hükmü altında olduğunu anlayabiliyorsak; aynı şekilde, tüm dünyanın, güneş sisteminin, galaksinin, milyarca galaksiden oluştuğunu düşündüğümüz evrenin ve tüm boyutlarıyla ve bu boyutlara ait varlıklarıyla kâinatın gerçekte tek bir beden ve yapı olduğunu; bu yapıda TEK bir ŞUUR, TEK bir İRADE, TEK bir KUDRET’in hüküm sürmekte olduğunu müşahede ederiz.
 
ara.jpg (466 bytes)Hemen hepimiz, pek çok şeyi biliriz de, bir türlü bu bildiklerimizi uygulamaya koyamayız. Bunun da gerçekte tek bir sebebi vardır, İRADE ZAYIFLIĞI!.
 
ara.jpg (466 bytes)Tüm takım yıldızlar, yıldız birikimleri olan galâksiler hep vareden mutlak varlığın sayısız isimlerinin ve vasıflarının yoğunlaşmış halleridir gerçekte!. Ve bunların yaydıkları sayısız kozmik ışınım dahi kendilerini oluşturan mânâların tüm varlığa yayılmasından başka bir şey değildir.
 
ara.jpg (466 bytes)Evren, özü itibariyle tek ve tümel bir bilinç ve güç olduğuna, gerçekte sonsuz-sınırsız yapısına, ve her birimin kendi ilmi ve kudretiyle, ve gene kendi varlığıyla varolduğuna göre, insan için evrenin gerçeğine vardırıcı tek yol, gene insanın kendi bilinci ve özüdür.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekten, yaşamınızda “yalnız” olduğunuzu idrâk etmeye çalışın!. “Süreli-sınırlı” beraberlikler, asla gerçekte “yalnız” olduğunuz hakikatini; “yalnız” geçeceğiniz öte boyutu; ve veri tabanınıza göre oradaki “yalnız”lık yaşamınızı size unutturmasın!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, Evrende mevcut bulunan her şey, aynı özden meydana geldiği için, ister “yaratan güç” denilsin, ister günümüz deyişiyle "Salt Bilinç" diyelim bu Evrensel kudret ve ilim, hologramik bir biçimde, evrenin her katmanındaki her birimin her noktasında aynı şekilde mevcuttur!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, çok yok, TEK vardır!
 
ara.jpg (466 bytes)Esasen “görüş” denen şey, gerçeği itibariyle bir konuda ilim sahibi olmaktır! Çünkü gerçekte beyin kendisine gelen görüntü sinyallerini değerlendirerek ilim sahibi olan bir merkezdir.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, evrende mevcut her şey, bizim bir altımızdaki boyutta dalga yani ışınsal yapı hâlindedir.

ara.jpg (466 bytes)Neyi seversen sev, gerçekte yalnızca “HÛ”yu sevmektesin ve zaten yalnızca “O”nu sevmek için varsın!.

ara.jpg (466 bytes)Görülen herşey dendiğinde, ayrı ayrı pek çok şey var sanılır! Oysa gerçekte, ayrı ayrı var sanılan bu şeylerin hiçbirisi yoktur; sadece TEK bir yapı mevcuttur! Ki bu da “VECHULLAH”dır! 
 
ara.jpg (466 bytes)Kim, ne zaman, nerede, neyi severse sevsin; sevdiğinin ismi ne olursa olsun, gerçekte sevilen hep O’dur!
 
ara.jpg (466 bytes)Senin göz dediğin algılama aracının kapasitesi dolayısıyla mekân diye bir şey görüyorsun. Eğer gözündeki perdeden kurtulursan, mekân diye bir şeyin varolmadığını görürsün. İşte bu sebeple gerçekte "mekân" diye bir şey yoktur!

ara.jpg (466 bytes)Öyle ise, öncelikle, gerçekte hiçbir şeyin sahibi olmadığını idrâk etmen ve sahiplenmeyi terketmen gerekir; ki, en basit mücahede budur!

ara.jpg (466 bytes)İslâm dini’ne göre ”Din adamları sınıfı” yoktur. Maalesef geçmişte de, günümüzde de, insanların yapısı gereği gelecekte de “Din adamları sınıfı” olacaktır. Fakat gerçekte İslam Dini’nde “Din adamı  sınıfı” yoktur!

ara.jpg (466 bytes)Zulmetmeyin ona!. Allah’ın yarattığı “yok”lar olan çokluktaki hayâl sûretleri ile beraberliğin,  gerçekte, “ALLAH”la BİRlikte olmakla hiç bir alâkası olmadığını anlatmaya çalışmayın ona!

ara.jpg (466 bytes)“KURBAN KES”, hükmüne itaat edip, gerçekte varolmayan “BEN”ini (ene’ni) yok etmek; Bâki’ye Fâniyi kurban etmektir!.

ara.jpg (466 bytes)Kuvveden fiîle çıkış itibariyle, Emmâreden başlayıp, Sâfiyeye doğru yedi mertebe gibi saydıysak da, bu tümel yapıyı; gerçekte olay, işleyişi itibariyle tam tersinedir!.

ara.jpg (466 bytes)Kişi tekâmül ederken, emmâre nefs bilincinden çıkıp levvâme bilincine; levvâme bilincinden çıkıp mülhime bilincine geçmez gerçekte; her ne kadar anlatım, açıklama sadedinde böyle konuşulsa da… O bilinç boyutunun bakış açısı kendisinden açığa çıkar!.

ara.jpg (466 bytes)Biraz daha geniş düşünenler ise, bu hayâlimizde var kabul ettiğimiz "TANRI"nın gerçekte varolmasının mümkün olmadığını belirterek; "biz tanrıya inanmıyoruz" derler ve bu yüzden de "ateist-tanrı tanımaz" olarak adlandırılırlar… Oysa gerçekte, ne tanrı tanımazların (ateistlerin), ne de duyduklarına göre hiç düşünmeden şartlanma yollu bir tanrı var sananların; Hz. Muhammed'in açıkladığı "ALLAH"tan haberleri yoktur!
 
ara.jpg (466 bytes)Birinin gıybetini yapan, onu aldatan, ya da ona kötülük yapan, hakkını gasbeden; gerçekte onun “hakikat”ı olan “ALLAH”a yapmıştır bu davranışı!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte kim, "BEN" derse, bu "BEN" kelimesiyle özündeki varlığını oluşturan "ALLAH"ın isimler bileşimine (terkibine) işaret etmektedir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Varlıktaki nesnelerin, yani kesitsel algılama araçları ile algılayabildiğimiz veya algılayamadığımız; tesbit edemediğimiz ama akıl yollu varlığını kabul ettiğimiz bütün varlıklar, gerçekte hep meleklerin varlığından ibarettir.
 
ara.jpg (466 bytes)Hutbeler, “Din”le alâkası olmayan konularda, upuzun kendini tatmin konuşmalarına dönüştürülmüş; namaz da iki-üç ayetle geçiştirilmeye başlanmıştır!. Oysa gerçekte hutbenin, elden geldiğince kısa tutulması, namazında olabildiğince uzatılması; okunan âyetlerin de dikkatli seçilmesi gerekmektedir!
 
ara.jpg (466 bytes)Ve bu 70 senelik ömür, dikkat edin, sizin için BRÜT bir süre! Yani buna çocukluk devresi, gençlik devresi, yaşlılık hastalık veya bunama devresi dahil! Bu brüt devredeki net  düşünebildiğiniz, yaşamı değerlendirebildiğiniz süreye inerseniz daha ne kadar saniye kalacak! Yani düşünün ki; Dünya üzerinde yaşamakta olduğunuz süre, gerçekte ölümötesi yaşamı kazanma, ölümötesi yaşam bedeninizi inşâ etme ölümötesi yaşam sermayenizi elde etme süreci!
 
ara.jpg (466 bytes)Bu bedende yaşarken bu beyinde oluşan şuur, eğer derin tefekkür- muhakeme-müşahede gücünü kullanırsa, kesitsel algılama araçları olan 5 duyunun verdiği örneklerden ibret alır; yaşamın sırlarına ve derinliklerine yönelirse; Yüce peygamberlik gücünün verdiği verileri doneleri gerektiği gibi değerlendirip 5 duyunun kayıtlarından azâde bir biçimde hür tefekküre geçebilirse, evrenin tüm boyutlarıyla ve kesitleriyle gerçekte tek bir ‘’kozmik bilinc’’in mânâlarını ortaya sergilemekte olduğunu seyretmeye başlayabilirse, işte  o zaman şuur boyutunda yaşamaya, kendini şuur boyutunda tanımaya başlar.
 
ara.jpg (466 bytes)Fiil” dediğimiz şey gerçekte isim dediğimiz mânâ ile aynı şey ise, mânâ da mânâ sahibinden ayrı bir şey değildir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Esasen Zât, sıfat, esmâ ve ef’al dediğimiz bu dört mertebe gerçekte tek bir boyut, tek bir mertebedir. Ve bu tek mertebede kendini bulan, dördüyle birlikte bulmuş olur... Bunlardan sadece herhangi birinde kendini bulma ve ötekilerini öteye atma, sendeki “ikilik” anlayışının ortada kalkmamasındandır.
 
ara.jpg (466 bytes)Tabiatlar, huylar, benlik, cehennem ateşi olduğuna göre, karşındakinin huyuna tabiatına, benliğine uygun olarak yaptığın her hareket ve konuşma, gerçekte, onun cehennem ateşini arttırmaktan, alevlerini körüklemekten başka bir şey sağlamaz!.
 
ara.jpg (466 bytes)Ef’al mertebesinde müşahede edilen, gerçekte aynen Zât'tır; ancak, herhangi bir kayıt veya sınırlama sözkonusu olmaksızın, kendi boyutunda!
 
ara.jpg (466 bytes)Bağırıp çağırdığın sinirlendiğin zaman gerçekte Allah’a sinirlediğinin idrâkında değilsen!!!.
ara.jpg (466 bytes)Size, "insan", "salt bilinçten" ibarettir derken, zihnî fonksiyonlardan sözediyordum... Nitekim bu saydığım özellikler hep "şuur" türünden birbirinin tamamlayıcısı olan fonksiyonlardır. Ve bunların hepsini, kısaca "bilinç" kelimesiyle ifade ederiz. Gerçekte ise, akıl ayrı bir özelliktir, hafıza ayrı bir özelliktir, nefis ayrı bir özelliktir!. Ama bunların tümü bilincin öğeleridir.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, bilimin eriştiği gibi, madde açısından bakılınca zıdlar, ve zıdların birleşmesinden doğan birlik ve bu birliğin çeşitli safhalarda aldığı değişik bir görünüm değil mi âlem?...
 
ara.jpg (466 bytes)Şu anda gerçekte kişiliğiniz, tümüyle bir şartlanmalar bütünü olarak mevcut!
 
ara.jpg (466 bytes)Oysa, gerçek kişiliklerine erişmiş kimselerin şartlanmaları yoktur, ki bakış açıları olsun! Olaylara, bir açıdan değil de, her yönden bakan ise hükümden kaçınır! Çünkü, hükmün özünde, göresellik yatar! Bir şeyin böyle olması, o hükmü alması, daima başka bir şeye göredir!  Ancak gerçekte, ortada olan tek bir gerçek ise, kıyaslanacak ikinci bir şey yok ise, bu durumda hâlâ hükümden sözedilebilir mi?
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte, unutma diye bir olay kesinlikle yoktur. Senin gibilerin unutma dedikleri şey, beyindeki, ruhtan dışa aktarma işlevini yapan bölümlerin, yetersiz faaliyeti sonucu mikrodalga bedene intikal etmiş şeylerin yeterince beyne aksetmemesinden ibarettir.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte sizin her biriniz, belirli bir anlam taşıyan dalgaboylarından başka bir şey değilsiniz!”
 
ara.jpg (466 bytes)Herkes gibi, "yıldız falı" der geçerdi burçlarla ilgili konulara... O güne kadar hiç düşünmemişti "yıldız falı" denilen şeyin gerçekte bütün insanlığa yön veren bir bilim dalı olduğunu!
 
ara.jpg (466 bytes)Gözle değil de, ilimle bakarsanız eğer..  Gerçekte, bedeniniz ile hava ve karşınızdaki kişinin bedeni, tümüyle bileşik atomik bir kitledir!. Ancak unutma ki, bu da bu atom boyutunun gerçeğidir!. Mutlak gerçek değil!. Atom boyutuna GÖRE gerçektir bu!
 
ara.jpg (466 bytes)Oysa bu duyu sınırlamasına dayalı olarak  “YOK”  dediğimiz gerçekte “var” olan şeylerin ne haddi var ne de hesabı!!!   Câhillikten dolayı “YOK” sandılarımız gerçekte “VAR”ların hesabını kimse bilemez!
 
ara.jpg (466 bytes)Gözün değişik gördüğü, ampullerin büyüklükleri ve şekilleri ve verdiği ışıklardı!. İdrâk ehli olmayan, bunların hepsi de başka başkadır, dedi.. Rabbin gerçeği idrâk ettirdiği kullar ise, evet, bunların büyüklükleri, şekilleri, verdikleri ışık başka başka; ama bu, ampullerin o kapasite ve özelliklerle yapılmalarından ötürüdür, dediler... Gerçekte ise hepsinin enerjisi birdir!.. Elektriktir asılları!.
 
ara.jpg (466 bytes)Rabbinin tecellilerini düşünür, Rabbinin zâtı üzerinde tefekkürden kaçınır, sadece «O  EKBER»dir, der. Rabbin tecellileri için de “Ekber” kelimesini kullanmaz. Bilir ki «Ekber», gerçekte sadece “ALLAH”tır; Zâtına mahsustur!.
 
ara.jpg (466 bytes)Kezâ ruhun gelmesi, gitmesi, çağırılması gibi hâller dahi asla vârit değildir!. Ruhu, sadece Rabbı çağırır; ve Ruh da asli âlemine rücû eder, cesedi terkederek!. Bütün ruha atfedilen hâller, gerçekte fıtrî tecelliler; zâhirde ise beyne ait fizik bulgulardır.
 
ara.jpg (466 bytes)Kâinatta ne tür varlık varsa hepsinin de aslı "melek"tir! "Cin" denilen "nârî" yapı, gerçekte, "nûr" denilen yapının, belli bir esmâ terkibi sonucunda yoğunlaşmak suretiyle, bir üst boyutta yeni bir tür olarak oluşmuş hâlidir.
 
ara.jpg (466 bytes)Kur'ân-ı Kerîm ve sayısız Hadîsi Şeriflere dayandırılarak izah edilen "Vahdeti Vücûd" görüşüne göre, mevcûd olan herşey, gerçekte, TEK Hak’kın vücûdundan başka birşey değildir!.
 
ara.jpg (466 bytes)Evet, gerçekte, bizim algıladığımız her şey, şuurumuza yani bilincimize yansıyan "Allah” ismiyle İşaret Edilen’in bir kısım özelliklerini açıklayan isimlerinin çeşitli terkipler hâlindeki mânâlarından başka bir şey değildir.
 
ara.jpg (466 bytes)Beyinlerimiz genel yapısı itibariyle, sadece beşduyu dediğimiz "kesitsel algılama araçlarıyla" gelen verileri değerlendirmek için programlanmış olduğundan, algıladığımız kesitin dışında kalan boyutlardan ve bu boyut katmanına ait canlılarından habersiz yaşamaktayız!. Oysa, gerçekte, bırakın başka gezegen ve yıldızlarda yaşayanları; "cin" ismiyle işaret edilen ve her an beyinlerimizi etkilemeye çalışan aramızda yaşamakta olan canlı türlerinin dahi farkında değiliz!. Nerede kaldı, başka gezegenler ya da yıldızdakiler!.
 
ara.jpg (466 bytes)Gerek Türkiye’de, gerek batı dünyasında, hattâ Doğuda, Uzak doğuda Ruh ve Madde ikileminden, düalizminden söz ediliyor… Halbuki Ruh ve Madde düalizmi ikilemi mevcut değil gerçekte!.
 
ara.jpg (466 bytes)Biz sizi çeşitli korkularla açlıkla elinizdekileri elinizden almakla imtihan edicez, deneyeceğiz!” diyor…. Kötülük, şer dediğimiz şeyler de bize gelecektir! Bu kötülük, şer dediğimiz şeyler falancadan, filancadan gelmez!. Falanca filanca eliyle gelir.  “Falanca, filanca eliyle” de,  bir anlatım, bir yaklaştırma ifadesidir! Çünkü gerçekte “falanca, filanca” yok; hep Kendisi vardır!
 
ara.jpg (466 bytes)Her fiil gerçekte mânâdır; "mânâ ihtiva eder"
demiyorum dikkat edin!  Fiil mânâdır, mânânın ta kendisidir! O mânâ, algılama aracına bağlı olarak fiil şeklinde değerlendirilir!
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte müslüman toplumların ihtiyacı olan şey, ilimdir. Müslümanlar, “uyarıcı” - “mehdi”ler ve konfeksiyon kurtuluş reçeteleri beklemeyi terkedip, ilme yönelmek, sorgulamak, düşünmek ve gerçekleri kavramak zorundadırlar.
 
ara.jpg (466 bytes)Yiyorsun, yeniliyorsun, bir fâsit daire içinde yaşamını sürdürüyorsun!. Sen ey gerçekte beşinci element!. Bilir misin kendini?.. Sudan, topraktan, havadan, ateşten öte benliğini? Uzay kökenliliğini!. Uzayın bölünmez parçalanmaz tekilliğini!.
 
ara.jpg (466 bytes)AHMAKLAR, mecâz ve sembollerden oluşmuş hayâl dünyalarının esâretinden kendilerini kurtaramadıkları için, “din afyondur” demişlerdir; ki bu sözleriyle de, gerçekte, “DİN”i değil, kendi hayâl dünyalarını tanımlamaktadırlar!
 
ara.jpg (466 bytes)Türk Milletinin ana sorunu, iplerin gerçekte daima demokrasiyi istemeyenlerde olmasıdır!.
 
ara.jpg (466 bytes)Sonsuzluktaki sonsuz oluşları, kemâlâtı seyr hâlinin adıdır gerçekte,  “haşyet”; ki celâlin kemâlinden gelir!
 
ara.jpg (466 bytes)Dünün gelişmemiş beyinlerine, dar kafalılarına, şeklin ötesini düşünemeyen mukallitlerine, bugün ne gözle bakıyorsunuz?... Farklı yaratık türlerinin algılama sistemlerine göre farklı evrenlerin söz konusu olduğunu; evrenin başı sonu olmadığını; yalnızca sürekli dönüşümlerin süregittiğini her an yeni bir şanda olarak;  gerçekte “baş” - “son” kavramlarının göresel olduğunu anlamayanlara!
  
ara.jpg (466 bytes)Aramızdan bir kısım insanlar kendini dine vermiş ve dünyadan elini çekmiştir; bunun karşılığında da belli mertebelere erip, koyun gibi yaşarlar ama yüksek dereceli evliyâdırlar(!!! ) sanırız.. Ham hayâl!.  Bu düşündükleri, “TANRI”larının “evliyâsı”dır ancak!. Gerçekte ise balon!.. Patladığında sahibini de hüsrana uğratacak balon!.
 
ara.jpg (466 bytes)Bir kişinin bu gerçeği idrâk etmesi demek, o kişide artık kendini büyük görme, böbürlenme, gururlanma gibi hâllerin kalkmış olması demektir. Artık o kişi, izhar olan kudretin yanında, gerçekte âcz içinde olduğunun idrâki içindedir.
 
ara.jpg (466 bytes)Kime kem gözle bakarsan, kime dil uzatırsan, kimden yüz çevirirsen, gerçekte Allah’tan yüz çevirmiş olursun!. Onun içindir ki Allah sana hangi zamanda hangi noktadan ne şekilde yüz gösterirse göstersin, o gördüğün yüzün şekliyle Allah’tan perdelenme. Çünkü o görünüş senin için imtihandır!.
 
ara.jpg (466 bytes)Hakikate eren kişi görür ki; “ben” dediği varlık mevcud değil; gerçekte ayrı ayrı birçok birimler yok; varolan, sadece Allah’tır!   Ve “sadece varolan  Allah’tır!” anlayışı içinde kendi birimselliği kavramı silinir gider!
 
ara.jpg (466 bytes)Beyin, kendisine ulaşan dalga boylarına göre dünya ve nesneler tasavvur ediyor!. Gerçekte o nesneler ve o dünya acaba öyle mi???
 
ara.jpg (466 bytes)Hükmen Allah’ın varlığına göre “sonlu” kabul ettiğimiz, gerçekte bize ve diğer bu varlığı algılayan tüm varlıklara göre “sonsuz” hükmünde olan bir evrende varız!
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte aklı başında bir adam Allah için “BÜYÜK” kelimesini kullanmaz! Çünkü “büyüklük” bir şeye göredir, izâfidir, göreseldir. Allah’ı kıyas edeceğiniz bir varlık yoktur ki, O ona göre ondan daha büyük olsun!
 
ara.jpg (466 bytes)Senin maddi mânevi bütün varlıksal özelliklerin, hepsi Allah’a aittir!. Ve gerçekte, senin BEN dediğin - BEN kelimesiyle işaret ettiğin varlık, Allah’ın o isimlerinin özellikleridir!
 
ara.jpg (466 bytes)Sen  fiilerin çeşitli   birimlerden sâdır olduğunu, ortaya çıktığını görürsün ama gerçekte o fiilleri orada ortaya koyduran Allah’tır!
 
ara.jpg (466 bytes)Gerçekte bütün bu varlık Allah’ın varlığından meydana geldiği için, hepimizin varlığında ÖZünde O olduğu için; biz kimi ve neyi seversek sevelim   gerçekte sevdiğimiz o şeklin suretin ardında Allah’ın varlığıdır.    
 
ara.jpg (466 bytes)Din, gelmiş olduğu toplumun anlayış seviyesine göre anlatıldığı için,  toplumlar arasındaki anlayış seviyeleri de çeşitli asırlarda farklılaştığı için anlaşılanlar itibariyle o dine değişik isimler verilmiş insanlar tarafından ve böylece de farklı dinler varmış gibi bir zehâba kapınılmıştır... Gerçekte tek bir din vardır:  İSLÂM!

Ahmed Hulûsi

      geri.jpg (732 bytes)

 ara.jpg (466 bytes)

UNUTMA Kİ... 

AB.jpg (1117 bytes)
www.allahvesistemi.org