Allah ve Sistemibeyaz.jpg (7735 bytes)

... GİBİ

ara.jpg (368 bytes)Allah gibi düşünen insan cümlesini eleştiriyor AHMAK !
“Allah ahlâkıyla ahlâklan” oluyor da Allah gibi düşü niye olmaz??? Hele hele... Allah gibi düşünmeden Allah ahlâkı edinilir mi??? Düşünmeyenin ahlâkı olur mu? ahlâk bir düşünce sisteminin sonucu değil midir?

ara.jpg (368 bytes)Dünya’nın, güçlünün güçsüze dilediğini zorla yaptırması esasına dayalı olarak kurulduğu gibi; tekrar söylüyorum, ötesi de böyledir!.  Siz bu arada âcilen birşeyler yapıp paçayı kurtarmaya bakın!.

ara.jpg (368 bytes)İslam Dini, insanların, sürü başını taklit eden koyunlar gibi yaşamasını tavsiye etmez!. Herkes imkânları nispetinde gerçekleri araştırmak ve sonrada düşünerek yaşamak zorundadır.

ara.jpg (368 bytes)Gelişme ya da çağ atlama şansı yok!… Yalnızca bekleyeceksiniz, ömrünü doldurup, takoz olmaktan çıkmasını!. Stalin veya Hitler veya Mussolini kafası gibi bir beyin!… Ormandaymışçasına bir yaşam, kaba güce dayanan!. Zorbalıkla beyinlere hükmedip; onları düşünmekten, sorgulamaktan, tartışmaktan engelleyen, dünün ilkel materyalizminde kalmış, mürteci bir beyin!.

ara.jpg (368 bytes)Beşeriyetiyle üzülenlerden bazıları, hakikatiyle seyirdedir!. Hastalığa yol açanları, hastalıklıları, hastalıkla tükenenleri; hastalığı oluşturanların temizlenmesini seyirde…  İnsan bu!… Verecek neyi var ki… Kiminin bir canı… Kimininse koca bir dünyası ve içindekileri… Kiminin ruhu, bedeninden, boğazından kara çalı çıkar gibi çıkarmış; kimininki yumuşak tereyağından kıl çeker gibi…

ara.jpg (368 bytes)“Ötekilerin” insanlara hiç bir düşmanlıkları olmamasına rağmen; ortamlarına gelen kuvvesiz insan ruhlarına, timsahın bir ördeğe, aslanın bir ceylana, insanın bir kuzu yada tavuk veya balığa yaklaşır gibi yaklaşacağını, bir türlü fark edip kavrayamıyor, hissedemiyorum!  Oysa bunlar, sistemin gerçekleri!.

ara.jpg (368 bytes)Rüyada, nasıl belli duygular ve düşünceler belirli sembollere bürünerek kişi tarafından seyredilmekte ise…  Kâbir âleminde de kişi, bir tür rüya gibi, dünyada edindiklerinin getirisini otomatik olarak seyretmekte ve yaşamaktadırlar. Bazen zevkle, bazen kabûslar şeklinde!

ara.jpg (368 bytes)Ne bir ferdin, ne de devletin, kişi üzerinde, “İslâm Dini” kurallarını zorla uygulatma ya da yasaklama hakkı yoktur. Zira zorlamayla yapılan davranış, kişiyi, istemediği bir şeyi yapma noktasına, sürükleyeceği için, o kişi “münafık”lığa itilmiş olur!. Buna da kimsenin hakkı olmadığı gibi; imanı az da olsa varolan kişiyi münafıklığa itmenin vebâlini o kişi sırtlanamaz; aksi takdirde o vebâlin altından kalkamaz!

ara.jpg (368 bytes)Aklımıza gelmiyor, yeni –yeniden veya yenilenen değil- yaratış ne demek?… Bu neleri kapsıyor? “Tecdid”i, yeniyi ortaya koymak gibi anlıyorum ben, “fiy halkın cedîd”den gelen bir şekilde; “eskiyi yeniden” ortaya getirmek olarak değil.

ara.jpg (368 bytes)Yaptığını bilinçli olarak yapmasan ve hikmetini kavrayamasan bile; yapılması gerekliliğine iman ederek ve HAKKINI VEREREK tatbik etmek zorundasın; semeresini almak, neticesine ulaşmak istiyorsan!.. Zîrâ, bunları yaptın diye, sana dışarıdan biri bir şey vermeyecek; sen sadece, yaptığın işin hasılasını elde edeceksin!.. Tıpkı, bal yiyenin, yediği baldaki özelliklerin sonuçlarını yaşaması gibi… Bal yedin diye, dışarıdan sana bir şey verilmiyor!.

ara.jpg (368 bytes)Fatihâ’sız salât olmaz, çünkü yönelişin anahtarı odur!.. Onun anlamının tefekkürüyle başlar “Allah”a yöneliş!… Anlamını tefekkür etmeden ister Arapça oku, ister Türkçe, yalnızca papağan gibi tekrarlamış olursun; “bal”, “bal” deyip, midesi “bal”dan mahrum, bedeni onun lezzet ve enerjisini tatmamış anlayışı sınırlı gibi!.. Sana “bal”ı öğretmişler ki, alıp yiyerek değerlendiresin, diye!.

ara.jpg (368 bytes)Kişinin, kendisinde vehmettiği bireysel bilincin ötesindeki TEK Bir gücün, her şeyi dilediği gibi oluşturduğunu, basiretiyle görmesinin adı “îmân”dır.

ara.jpg (368 bytes)“îmân”, Tek bir Fâtır ve Yaratıcının dilediğince yarattığı olaylar içinde yaşadığımızı kabullenmektir… Böyle olunca… Artık kişi yaşamda yersiz veya yanlış veya olmaması gereken etiketli hiç bir şey göremez!. Çünkü Tek Bir, dilediği gibi herşeyi yaratandır, ve yarattığında dilediği gibi seyredendir!

ara.jpg (368 bytes)Îmân bilgisi ise, eşeğin sırtındaki ilim kitapları yükü gibidir… İnsan hem iman bilgisini taşır beyninde ve dilinde; hem de yanmaya devam eder olaylar içinde yaşamı boyunca! "Bu neden böyle oldu, keşke olmasaydı" suçlamaları içinde ve bunun getireceği başka duygu alevleri içinde yanarak!. İnsan’a “iman” bilgisinin verilmesinin amacı, onun taşınması değil, anlamının yaşanmasıdır!.

ara.jpg (368 bytes)Biz, koyun gibi, çobanın ya da etrafımızdakilerin güttüğü yönde davranışlar ortaya koyup, sıradan bir mahlûk gibi mi yaşayacağız?... Yoksa, Akıl ve şuur sahibi düşünen bir yapıyla yaşamına yön veren mükemmel varlık insanlığımızı mı hissedeceğiz?..

ara.jpg (368 bytes)Beyinde, ilgili konudaki hücreler arasında bir faaliyet vardır; ve bu faaliyet zaman içinde kendi doğrultusunda yayılıp genişler… Dolayısıyla da yanlış günden güne artar!. İşte bu gelişme ortamında iken, insanın ilâhi bir zorlama olmaksızın, düzen değiştirmesi fevkalâde güçtür!… O sebepledir ki, bizler düşüncelerimize hâkim olmak; ve hangi konu içinde olursak olalım, o konuya Allah gibi bakmak ve değerlendirmek; ya da en azından, îmân esasları noktasından o konuyu ele alarak değerlendirmek zorundayız.

ara.jpg (368 bytes)Arap harfleriyle (mânâsını bilmeden de olsa) kelimeleri okuyabilmek, günümüzde “Kur’ân okumak” zannedilmektedir... Bazıları da, meâl okumayı “Kur’ân okumak” diye yorumlamaktadır.. Bunlar, Kurân “oku”manın ön aşamalarıdır, ancak... Sistemi “OKU”maktan sözettiğimiz, gibi, Kur’ân-ı “OKU”maktan da sözedilebilir...

ara.jpg (368 bytes)Risâlet” ve “Nübüvvet”, “Velâyet”in içindeki üst sınıftır... Tıpkı “askeriye” genel tanımı içinde “generaller” sınıfı gibi...

ara.jpg (368 bytes)Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateşe!.

ara.jpg (368 bytes)İlkel insan, kendi gibi sanır karşısındakini; ve kendi beyin kapasitesiyle sınırlı olarak bakıp değerlendirir… Bilmez ki, kendi bardağındaki suyla sınırlı değildir yalı sahibi!.

ara.jpg (368 bytes)Bir insan, îmân bilgisini, îmânın gereği gibi yaşam, hâline dönüştürmedikçe, “mekr” belâsından kendisini kurtaramaz!.

ara.jpg (368 bytes)Benim istediğim gibi yaşarsan seni boğarım sahip olduklarıma, der beğenen!. Onun zaten fıtratında yoktur sevgi, bilmez aşkın ne olduğunu!.. Ne üzere yaratılmışsa, odur tüm meşgalesi… Karınca gibi çalışır; maymun gibi çiftleşir; aslan gibi yavrularına sahip çıkar… Ama pervane gibi sevemez!. Atamaz kendini ateşe!.

 ara.jpg (368 bytes)Aslan gibi hükmetmeyi; sırtlan gibi ele geçirmeyi; karınca gibi biriktirmeyi; tilki gibi kandırmayı; maymun gibi “insan”ları taklit etmeyi; ayı gibi yaşamayı “insan”lık bilirler içinde yaşadıkları “insan bedeni” dolayısıyla insansılar!.

ara.jpg (368 bytes)Çok mu zor geliyor bize bazı gerçekleri anlayabilmek?… Okuduğumuz, ezberlediğimiz ve defalarca konuştuğumuz bazı gerçekleri görüp; gereği gibi değerlendirmek o kadar çok zor mu?

ara.jpg (368 bytes)Bilmediklerinden etkilenmediğin gibi algıladıklarından da etkilenme!

ara.jpg (368 bytes)Bedene tâbi duruma düşen bilinç, gerçek değerini yitirmiş, gerçek varlığından ve özelliklerinden örtünmüş bir hâlde; kendini beden kabul etmiş olarak yaşamına devam eder. Tıpkı diğer canlılar gibi!

ara.jpg (368 bytes)"Sen insan gibi düşünüyorsun, Allah gibi değil"!.. Evreni var eden Mutlak Varlığın ilmi ile algılananları değerlendirmek; anlamında kullanılan bir ifade.

ara.jpg (368 bytes)Biz içinde yaşadığımız madde boyutunu -alemini-; yani, sonsuzluk skalasında yer alan sayısız katmandan sadece birini, “beş duyu” diye bilinen “kesitsel algılama araçlarıyla” farketmekteyiz. Bizim dünyamız ve güneş sistemimiz dışındaki sistemlerde yaşayan canlılar yanında, bizim bildiğimiz türler okyanustan bir damla gibidir!

 

ara.jpg (368 bytes)Kesinlikle fark edelim ki, insan yaşamındaki en önemli şey ölüm ötesi yaşam gerçeğidir!. Şayet ölümötesi yaşam gerçeğini idrak edemiyorsak, buna gereği gibi hazırlanamıyorsak, yaşamımızdaki en büyük zulmü kendimizden görüyoruz, demektir..

 

ara.jpg (368 bytes)"HAMD ALLAH'A AİT İŞTİR"!. Ve bu konuda da ortaktan münezzehtir!.. Nitekim bu hususta, Kur'ân-ı Kerim’i ele aldığımız ilk anda, uyarılmaktayız "FÂTİHA" Sûresinin ilk âyetleriyle  -Aklınızı başınıza alın ve O'nu basit bir gök tanrısı gibi düşünüp, övmeye, methetmeye, ona yaranmak için bin türlü hallere girmeye kalkmayın!. Siz bu konuda O'nu değerlendirmekten âcizsiniz... ALLAH'ı ancak ALLAH değerlendirip, ALLAH'a ancak ALLAH HAMD eder!. Size de yakışan, HAMD'ı ancak Allah'ın yapabileceğini idrak ederek, bu konuda yetersizliğinizi farketmiş bir halde haddinizi bilmektir!.

ara.jpg (368 bytes)Her birimi dilediği gibi meydana getirip, varediş gayesine uygun bir biçimde kemâline ulaştıran ALLAH'ı anlayıp, idrak edip, değerlendirmek, birimlere ait bir şey olmayıp; HAMD ancak her "şey"in "RAB"bı olan ALLAH'a mahsustur!..."

ara.jpg (368 bytes)"İnsan"da, onun varlığını oluşturan Mutlak Varlık "Allah"ı müşahede edememenin sonucu, İblis gibi "lânet"lenerek tardedilmektir!

ara.jpg (368 bytes)Kişi, hangi çevrede yaşıyorsa, o çevrenin şartlanmalarını, gerçek ve mutlak değerlermiş gibi kabul eder! Bu kabul ediş, onun, varlığını, özünü, hakikatını, kendi varoluş gayesini; "Ben" dediği varlığın hakikatını tanımasına engel olan en büyük perdedir! Zîrâ her boyut, kendi yapısının varlıklarına veya algılayıcılarına göre "madde"dir! Tıpkı rüya içinde yaşarken, rüyada geçen olay ve yapıların bize "madde"ymişçesine gelmesi gibi!

ara.jpg (368 bytes)Bu bedende nasıl, hiç görevi olmayan bir varlık, bir birim yoksa; her organın, her hücrenin, her birimin nasıl belli bir vazifesi varsa; bu bedenin içindeki mikro dalga bedenin görevi vazifesi, şuuru olduğu gibi; görev şuuru ve bilincinin getirdiği görevi olduğu gibi, makro planda da böylesine şuurlu, bilinçli varlıklar ve onların îfa ettiği görevler mevcuttur..

ara.jpg (368 bytes)İnsanlık denen yapının bilinci olduğu gibi; aynen dünyanın da kendine has bir bilinci vardır. Dünya ismi ile işaret ettiğimiz bu planetin de kendine özgü bir şuuru vardır!

ara.jpg (368 bytes)Dünya`nın bir şuuru olduğu gibi, Güneş`in de bir bilinci vardır! Güneş`in bir şuuru olduğu gibi, Galaksi`nin de bir şuuru vardır! Bu Galaktik bilinç indinde güneşin bilinci, bizim yapımızın şuuru yanında bir hücremizin bilinci mesâbesindedir. Galaktik yapı, aynen, bir insanın bilinci gibi, evren içinde bir bilinç sahibi birim olarak mevcuttur!

ara.jpg (368 bytes)Ve Allah, tüm bu mânâlardan Ganî`dir, münezzeh`dir. Yani, açığa çıkan bu mânâlara dayanılarak, "Allah böyledir"; ya da "Allah bu kadardır" diye düşünülemez! Tıpkı yapmış olduğu binlerce resimden yalnızca birine göre ressam hakkında hüküm verilememesi gibi!

Ahmed Hulûsi

ileri.jpg (615 bytes)

UNUTMA Kİ...

 

AB.jpg (988 bytes)

www.allahvesistemi.org