AllahSistemi.jpg (9192 bytes)

 

OYSA...

ara.jpg (466 bytes)Yaşanan “an”lar var bilinçte…
Bir de insanların vehimleri; hayâlleri, umutları…
Oysa, oyunun sonu, başından belli senarist ve yakınlarınca!.

ara.jpg (466 bytes)İnsan bedeni, atomlardan meydana gelmiştir. Oysa, insanın dünyası ayrıdır,   atomun  dünyası ayrı!.

ara.jpg (466 bytes)Âşikârdır Zâtı Hak, görmeyi bir dilesen…
“Benliği”dir var olan, adını silebilsen!
Düşünürsün ki varsın; oysa bu varsayımın!!!
Zâtı Hak’tır varlığın,  “nefs”ini görebilsen!

ara.jpg (466 bytes)Kendisinde açığa çıkan ilim ile yetinen, orada kalır ve ötesinden mahrum olur!. Oysa açığa çıkan ilim ve hikmet, açığa çıkmamışlar yanında bir damla gibidir!.

ara.jpg (466 bytes)Tanrı kavramından arınmadan, somut gerçekler dünyasını değerlendiremezsiniz… Oysa genleriniz tıka basa Tanrı kavramıyla dolu!.

ara.jpg (466 bytes)Denizin üzerindeki her bir dalgaya ayrı bir isim ver, denizde bu kadar varlık var de… Oysa, hep gene dalga! Biri daha büyük, biri daha küçük, biri daha kavisli, biri daha az kavisli. Ama, sonuçta hepsi de denizin dalgası!

ara.jpg (466 bytes)Biz, yanlış anlayışımız dolayısıyla, Kur’ân-ı bloke etmiş, zincirleyip kilitlemiş ve çağlar öncesinin kutsal kitabı hâline getirmişiz!... Oysa Kur’ân-ı Kerim, “RÛHU” ve HEDEFLERİ” îtibâriyle, insanlık yaşadıkça onlara ışık tutup yol gösterecek özelliklere sahiptir ki; bu yüzden de “ZAMANÜSTÜ” Kitap durumundadır!.

ara.jpg (466 bytes)Kimse, yaptığı yanlıştan dolayı nasıl cezalandırılmış olduğunu pek farketmemektedir! Zîrâ, yanlış yapan, yaptığı yanlıştan dolayı cezalandığını farketse, ya da etrafındakiler anlasa, bu defa zorunlu inanca kapı açılacaktır! Oysa, sistem, kimsenin dünya hayatı içinde, kolay kolay yaptığı yanlışların cezasını çektiğini anlamaması üzerine kurulmuştur!.

ara.jpg (466 bytes)Gözlerinde seyretmek için gözleri olarak yaratmıştır “aşk”ı yaşattıklarını!.Avam anlamaz ve bilmez bu aşkı!. Bunun aşk olduğunu!. Oysa gerçek “aşk” O’nun ateşine pervane gibi atılıp; varlığını O’nda yitirip; O’nun “Bâki”liğini yaşattıklarıdır gerçek “âşık”lar!.

ara.jpg (466 bytes)Sizin gözünüzün algılama kapasitesi dışında kalan şeyler  siz “YOK” diyorsunuz!
Dokunma duygunuzun dışında olan şeylere “YOK” diyorsunuz..
İşitme sınırlarınız dışnda kalan şeylere “YOK” diyorsunuz...
Oysa...
İşitemediğiniz milyarlar ve milyarlarca ses var!
Göremediğiniz milyarlarca ve milyarlarca varlık var!.
Tutamadığınız milyarlarca ve milyarlarca varlık var!.
Ama bunların varlığını tesbit edebilecek algılama aracından mahrumuz!
Beyin ne düzeyde gelişme gösterirse, o düzeyde algılama aracına algılama frekansına sahip olur ve o frekansa  tekâbül eden varlıkların varlığına da şehâdet eder!

ara.jpg (466 bytes)Herkes, veri tabanına göre kendi hayâl dünyasında yaşamada!. Başkalarını da, tanıdığını sanarak, onlar hakkında budalaca yorumlarla yorulup, ömür tüketmede!. Oysa, o yorumlarının tümü, karşısındakine değil; kendi hayâlinde yarattığı ve karşısınındakinin adını taktığı kendi hayâlindeki yarattığına; yani kendine dönük! Asla karşısındakine ulaşmıyor!.

 

ara.jpg (466 bytes)Düşünemeyen insanlar, “isim”lere takılır ve orada kalır! İsim ile işaret olunan “Kavram”lar onlar için çok bir şey ifade etmez… O “ismin” işaret ettiği anlam ya da kavramı, herkes, kendi kafasında, diğerinden bir başka türlü anladığı için de, hiç bir ortak sonuca varılamaz… Oysa akıllı adamlar tartışırken, önce “kavram”da mutâbakat arar; sonra o kavrama  işaret eden çeşitli isimleri bire indirgerler.

 

ara.jpg (466 bytes)Somut nesneleri dahi hayâl dünyasında değerlendiren insanın, sembol ve mecazlarla anlatılanı gerçekçi bir biçimde deşifre etmesi ve değerlendirmesi ise oldukça zor bir iştir. Oysa, “DİN REALİTEDİR”! Ne var ki, bu realiteyi, insanların anlayışına kolaylaşsın diye, mecaz ve sembollerle anlatan Kurân, anlayışı kıtlar tarafından değerlendirilememiştir!.

ara.jpg (466 bytes)“SONRA” kelimesini de, Sistem’i (Din’i) anlamada kullanırken; zamana dönük anlamıyla değerlendirerek anlıyoruz... Yedikten sonra su içmek, gibi... Oysa, Dinsel kavramlar içinde “sonra” kelimesini üstten sonraki alt boyut olarak algılasak... Beden boyutunu dünya (dış-üst boyut), âhiret boyutunu şuur (alt-iç boyut) olarak algılasak...?

ara.jpg (466 bytes)Yöneliyorsun, vereceğine İNANÇLI olarak diliyorsun; oluşması için himmetini o konu üzerinde topluyorsun ve öylece talep ediyorsun… Dileğin oluyor!.  Kurabiyen sana icâbet etmiş oluyor!!!. Putuna yaktığın mum; türbeye bağladığın çaput; adadığın horoz ya da kurban, senin dileğini yerine getirdi sanıyorsun!. Alnındaki gözlüğü sokakta arıyorsun!. Oysa o şey, senin konsantrasyon objen!

ara.jpg (466 bytes)İnsanlar kelime-i tevhidin derinliklerindeki şu anlamla uyarılmak isteniyor: "Tanrıya tapınarak ömrünüzü heba etmeyin! Ömrünüzü israf etmeyin! Siz, ötede bir tanrı varsayıyorsunuz! Oysa ne ötede bir tanrı var, ne de sizin "ben" dediğiniz O`ndan ayrı bir varlık! Bu, "bâtıl"dır; aslı, gerçeği olmayan boş bir var kabul ediştir! Gerçekte asla böyle bir şey yok! Bir tanrı, bir de siz diye bir ikilem kesinlikle sözkonusu değil!

ara.jpg (466 bytes)Diğer yaratılmışlar da yer içer, çiftleşir, uyur, ürer.. Bütün bunları yapmak için özel bir bilince ihtiyacı yoktur. Bedenin tabiatı-doğası, onu o istikamette sürükler götürür. Oysa, insanı bilinçli bir varlık olarak diğer mahlûkattan ayıran şey, "tefekkür" dediğimiz derin ve kapsamlı düşünce; "muhakeme" dediğimiz, farklı şeyleri değerlendirmeye tâbi tutarak ortaya bir mânâ çıkarma özelliğidir.

ara.jpg (466 bytes)Bilir misin kendini?.. Sudan, topraktan, havadan, ateşten öte benliğini? Uzay kökenliliğini!. Uzayın bölünmez parçalanmaz tekilliğini!. Sanırsın ki uzay bir havasız boşluktur... Karanlıktır... Cansız, şuursuz bir varlıktır! Oysa uzay, nefesi Rahman; saltanatı Subhan’dır!.

ara.jpg (466 bytes)Bir kâbusun uyanışı vardır ama diri diri mezara girmenin uyanışı yoktur!Kıyamete kadar milyarlarla sene   belki de o mezarda kalacaksın!
Nasıl uyanacaksın o mezardan?
Hiç gördün mü o mezardan kalkanı, o kâbustan kurtulabileni?
Nasıl gözün, için, idrakın alabiliyor orada birinin kaldığını?
Oysa  sana ebedi huzur ve saadeti müjdeliyor Allah Rasûlü!
Arınmış kişi!
MUSTAFA!
Adıyla bile sana bir mesaj ıulaşıyor!
Mustafa’nın sesine kulak ver!
O, ıstıfa etmişi arınmış, orijin, saf, hakikat olan varlık sana sesleniyor.. Diyor ki: ÖLMEDEN EVVEL ÖL!
 
ara.jpg (466 bytes)Bilinç boyutundan “eşyanın hakikatine” baktığın zaman "Küll`e ait irade, ''Küllî irade" diyorsun... Beş duyuyla bakarsan, aynı irade, cüz sûretlerinden göründüğü için, "cüz`i irade" diyorsun. Oysa, gerçekte, ikisi de aynı şey!..

ara.jpg (466 bytes)Biz, yanlış bir bilgilenme sonucu olarak, sanıyoruz ki bütün bu çalışmaları, yukarıda ötelerde bir yerde oturmakta olan TANRI`nın gönlünü hoş edip, onun rızasını kazanıp, bizi cennnetine sokması, ya da kafası kızıp cehennemine atmaması için yapmalıyız!!!. Oysa, ne ötelerde bir yerde oturup, bizi sınayan ve sonunda da hoşuna gitmezsek cehennemine atacak olan Tanrı var; ne de kandırabilirsek cennetine sokacak ilâh!.

 

ara.jpg (466 bytes)Her varlığın gücü ilminden kaynaklanır. Her varlık, aklı kadar ilim sahibidir. Her türün kendine özgü akıl düzeyi olduğu içindir ki, türler birbirlerini akılsız sanırlar!. Her akıl, kendi kapsamı içindekini de, dışındakini de “akılsız” nitelendirir!. Oysa Allah, dilediklerinin oluşması için, her bir birimi, hangi amacını gerçekleştirsin diye yaratmışsa, ona, bu amaca göre hakkettiklerini verir; ve bu da “Allah’ın adaleti” denen şeyin ta kendisidir! Bu yüzdendir ki, evrende, ne geçmişte ne de gelecekte gerçek anlamda zulüm kesinlikle mevcut değildir!. Herkes ve her birim yaratılış amacına göre hakkettiğini, her an almaktadır!.

 

ara.jpg (466 bytes)“Tanrı” kavramının hiç bir aslı, gerçeği olmadığını anlamayan bu kişiye, siz “Allah” ismiyle işaret edilen mutlak varlığın özelliklerini anlatmaya başladığınız zaman; bu defa o kişi, bu bilgileri kafasındaki “tanrısına” enjekte ederek - aşılayarak; “tanrısını Allah’laştırıyor”!. Oysa yapılması gereken işlem, “tanrı” kavramından kurtularak “Allah” ismiyle işaret edilen mutlak gerçeği farketmek”!.

 

ara.jpg (466 bytes)Takdirinde varsa, "dua" edersin ve onunla olacağa yön verirsin!. Oysa "Hakikat"ta yönlendiren kendisidir; sen değil!.

ara.jpg (466 bytes)Ömrün mecazlar, sembollerle harcanıp giderken; sen, onların işaret ettiği gerçeklerin hiç farkında olmadan; “bal” zikrini günde bin defa çekip de, “bal”ı tadamamış adam gibi geçip gidiyorsun dünyadan! Oysa sana, “bal” zikrini vermişler, ne olduğunu bilip, bulup, yiyesin de güzelliklerini yaşayasın diye!.. Daha nice kere tekrar edeceksin “bal”ı!?…

ara.jpg (466 bytes)Yenileri, eskiyle değerlendirdiğimiz için de, otomatik olarak geçmişin hayâl dünyasında yaşıyor; yarın, geçmiştekinin değişik elbiselisini göreceğimizi tasavvur ediyoruz!. Dünyayı da böyle değerlendiriyoruz, Dini de, tasavvufu da, Evliyâyı da! Oysa, dün, ders almak; o dersle, yeniyi değerlendirmek için gereklidir; geri gidilmek ve yaşanmışı tekrar yaşamak için değil!. Bu “Allah’ın sistem ve düzeni”ne aykırıdır!.

 ara.jpg (466 bytes)Yenileri, eskiyle değerlendirdiğimiz için de, otomatik olarak geçmişin hayâl dünyasında yaşıyor; yarın, geçmiştekinin değişik elbiselisini göreceğimizi tasavvur ediyoruz!. Dünyayı da böyle değerlendiriyoruz, Dini de, tasavvufu da, Evliyâyı da! Oysa, dün, ders almak; o dersle, yeniyi değerlendirmek için gereklidir; geri gidilmek ve yaşanmışı tekrar yaşamak için değil!. Bu “Allah’ın sistem ve düzeni”ne aykırıdır!.

ara.jpg (466 bytes)Akıl, eline geçen verilere göre, bir mantık kullanarak kendine yol bulur... Oysa "ölüm"le başlayan sonsuz yaşam ise, aklın hiç bir zaman elde edemeyeceği veriler ihtiva eder... Aklın veri tabanını oluşturan beş duyunun yani kesitsel algılama araçlarının bu sahada bir şeyler elde etmesi olanaksızdır!.

 

ara.jpg (466 bytes)Orta çağın engizisyonlarını kuranlar; ve o engizisyonları günümüze taşımaya çalışanlar, herkesi cehenneme postalayanlar hep bu tür kişilikler ile onlara körü körüne, düşünmeden tâbi olanlardır!. Oysa, KUR`ÂN hükmüne göre, "DİN İÇİNDE iKRAH YOKTUR!." "İKRAH"ın anlamı "ZORLAMA"dır!.

 

ara.jpg (466 bytes)Akıl, kesitsel algılama araçlarımız olan beş duyu verilerine dayanan bir biçimde şartlanma yollu verilere dayalı hükümler vererek kendine tayin ettiği hedefe doğru yürür...Oysa aklın bu kanallardan elde ettiği veriler, genel veri potansiyeli içinde, okyanusta bir damla oranında bile değildir!.

ara.jpg (466 bytes)Yaşamınızı etkileyip, yön vermeyen sohbet DEDİ-KODU dan başka bir şey değildir!... Oysa Dinde DEDİ-KODU yasaktır!

ara.jpg (466 bytes)Biz, bizi yaratanın - âlemlerimizi yaratanın Zâti sıfatlarından, Sıfatlarından, velhâsıl bizim yaratılışımıza GÖRE bize açıkladıklarından sözediyoruz… Oysa, "ALLAH  Adıyla İşaret Edilen” âlemlerden “GANΔ dir; yani âlemlerin varlığını borçlu olduğu, onları var gösteren Esmâ ve Sıfatlardan GANÎ ‘dir!.

 

ara.jpg (466 bytes)Bizim Samanyolu değil, Evren o Nokta’dan çıkmıştır!.

Bu Evren, Tek Nokta ’dan oluşan evren!

Oysa noktalar sayısız... Sayısız noktalardan oluşan sayısız açılımlar var!.

Ahmed Hulûsi

 ara.jpg (466 bytes)

UNUTMA Kİ... 

AB4.jpg (1117 bytes)
www.allahvesistemi.org