AllahveSistemitaba.jpg (7902 bytes)

... RAĞMEN
 
ara.jpg (466 bytes)“Allah Sistem ve Düzeni” ezelde yaratılmış ve dilendiği şekilde uygulanmaya koyulmuştur!. Kimse bu sistem ve düzenin dışına çıkamaz ve bir yaprağı bile oynatamaz o “Sistem”e karşı veya rağmen!.

ara.jpg (466 bytes)Acaba bizler, fark edebildik mi gerçekleri 2000 yılının eşiğinde? İlmin tüm verilerine rağmen!.  Resûl-i Ekrem’in 1400 yıl öncesinden bizi uyarmak için elinden geleni yapmasına rağmen!. Bizim anlayışımıza göre, insanlık 2000 yılının eşiğinde olmasına rağmen, el'ân, Hazreti Muhammed'den önceki, gerçekleri görememe devrini yaşamaktadır!.

ara.jpg (466 bytes)Gerçekte en başta "var" olmayan şey nedir?...

Kendi bağımsız varlığın!...

"Var" olmamasına rağmen, vehim sana, onu var gösterir...

ara.jpg (466 bytes)Kitap, esmâ-ı ilâhidir; yani "ALLAH" isimleridir; yani "ALLAH"'ın kendinde seyretmeyi dilediği mânâlardır, özelliklerdir!.  Ancak bu ne kadar böyle olursa olsun, unutulmaması gereken bir âyet vardır:
"VALLAHU GANİYYÜL ANİL ÂLEMİN"!.- "ALLAH" âlemlerden Ganîdir!. Yani, bütün bu mânâları ortaya koymasına rağmen, bu mânâlarla kayda girmekten münezzehtir, beridir!.

ara.jpg (466 bytes)Varlıkta her ne algılıyorsak ve algılanıyorsa, hepsi de Allah'ın isimlerinin işaret ettiği mânâların terkibinden meydana gelmiş olmasına rağmen, dolayısıyla o ismin ardındaki varlık Allah olmasına rağmen; Allah'tan gayrı bir varlığın orada mevcûdiyetinden sözedilememesine rağmen; gene de o varlığa "Allah" denilemez!. Çünkü bu takdirde o varlık ve ihtiva ettiği mânâ ile Allah isminin işaret ettiği varlığı kayıt altına almış oluruz!.

ara.jpg (466 bytes)Güçlü kişi, inandığı yolda etrafa rağmen  yürüyebilendir!.

 

ara.jpg (466 bytes)"ALLAH" adıyla işaret edilenin yaratmış olduğu "Sistem"in gerçeklerini fark edebilenler uyarıyorlar bizleri... Sistemin gerçeklerine her ters düşüşümüzde, bir kez daha yanmamıza rağmen, elân ısrar ediyoruz o gerçeklere göre yaşamamakta!. Sonra da öteye dair mûcize beklentileri içine giriyoruz yeniden!.

 

ara.jpg (466 bytes)Ebubekr'in hassasiyetiyle, Ebu Cehl'in hassasiyet ve incelik anlayışı çok farklı idi.. İkisi de aynı Rasûlullah'ı dinlemesine rağmen!.

 

ara.jpg (466 bytes)Tüm varlık isimleri altında ortaya çıkan kudret ve mânâ, hep O'na aittir! Tüm varlıklar ve oluşturdukları tasarruflar hep O'na aittir; ve onların her biriyle bir diğerini etkilemektedir!. Ancak bütün bunlara rağmen de, ne mikro ne de makro plandaki hiç bir "şey" için, "ALLAH"tır denemez!  Fakat, oradaki " vücudu" da inkâr edilemez!.

 

ara.jpg (466 bytes)Okyanustaki balık için "su", bitmez tükenmez olarak algılanmasına rağmen; ona, dünyayı kuşatan gerçeğin hava olduğunu kolay kolay anlatamazsınız!.

 

ara.jpg (466 bytes) "VAHDET" hakikatı, mutlak gerçek olmasına rağmen, yalnızca bilinç boyutunda yaşanır!

 

ara.jpg (466 bytes)Îmân bilgisine sahip olması ve müslümanlığın gereği olan fiillleri uygulaması, onun îmânlı bir kişi olduğunu göstermemektedir, bu âyetten çıkan anlama göre! Hattâ, bu kişi imansız biri dahi olabilir tümüyle, gene bu âyetteki işarete göre! Zirâ, fiiller şüphe veya red düşüncesine rağmen ortaya konulabilir.

 

ara.jpg (466 bytes)İnsan haklarına tecavüzü engelleme dışında, hiç bir konuda zorlayıcı olmayan İslâm Dini’ni; Rasûlü’ne dahi, “sen onlar üzerine zorlayıcı değilsin” âyetine rağmen, zorlayıcı ve baskıcı bir Din anlayışı diye ithâm etmek çok büyük bir haksızlıktır ve “Kur’ân RÛHU”nu hiç algılamamış olmanın açık bir ifade şeklidir!.

 

ara.jpg (466 bytes)Geçen zamana rağmen benliğinden arınamıyorsan, yanlış yoldasın demektir!.

 

ara.jpg (466 bytes)Gerçek ehli iseniz, her şeye rağmen susmasını bilirsiniz!.

 

ara.jpg (466 bytes)Bedeninizin tüm değişmelerine ve parçalarının kesilmelerine rağmen; kendisinin bütün bunlardan etkilenmediği bir "BİLİNCİNİZ" yani "şuurunuz"; "ben" diye isimlendirdiğiniz varlığınızı algılamaktasınız...

 

ara.jpg (466 bytes)Oysa, nasıl bir yazarın kafasında türlü senaryolar olur da, hepsi onun kafasından, onun özellikleri istikametinde oluşursa; ve buna rağmen de yazarın kişiliğinden, "oluşturduğu" kişiliktir diye söz edilemezse; benzer şekilde, her birimi ve tüm varlığı kendisinden ve kendisiyle meydana getiren "ALLAH" da, o yarattıklarıyla sınırlanmaktan ve kayıt altına girmekten; ve onlar olmaktan beri ve ötedir!.

 

ara.jpg (466 bytes)Ne var ki, bugün bizim madde beden algılayıcılarımıza göre içinde bulunduğumuz ortam nasıl madde kabulümüzü oluşturuyorsa; aynı tarzda, o boyutta da içinde bulunduğumuz ortam -şu an bize GÖRE dalga boyut olmasına rağmen- bize madde ortam olarak gelecektir.

 

ara.jpg (466 bytes)Niçin Cehennem’den çıkmak  “İman”a bağlıdır? . Bir kısım felç olayları vardır ki, bunlar tamamıyla psikolojik kökenlidir!. Bedende patalojik hiçbir problem olmamasına rağmen, kişi kendisinin felçli olduğunu ve bir daha asla yürüyemeyeceğini vehmederek; tekerlekli sandalyesinde cehennemini yaşar!.Hastalık hastası diyebileceğimiz kişiler, kendilerini etki altında tutan vehim gücü yüzünden akıllarını yeterince değerlendiremez, çeşitli kâbiliyetlerini kullanamaz ve böylelikle de hayatlarını ıstıraba dönüştüren cehennemden çıkamazlar!.

 

ara.jpg (466 bytes)“Ben Allah için varım. O, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder, ne dilerse onu yapar”; diyebilirsek, yakın veya uzağımızdakilerden bize isabet edenlere rağmen, sonuçta kazanan biz oluruz. Yönelişimiz, “Mülkün Sahibi”ne olmaz da, maşasına olursa; seviyemiz de maşanın seviyesi olur!. Kınadığımızla aynı koltuğu paylaşırız!.

 

ara.jpg (466 bytes)Her şeye rağmen, verenlerden olmaya çalışınız!

 

ara.jpg (466 bytes)Bizim aldığımız tedbirlerin tümü de kader dışında ve kadere rağmen-karşı değil; aksine, kaderin sonucudur!.

 

ara.jpg (466 bytes)Her şeye rağmen, sizi affedebilecek insan annenizdir.

 

ara.jpg (466 bytes)Allah’ın hükmüne, emrine karşı gelebilecek her hangi bir yaratılmış söz konusu değildir. Buna rağmen, Allah, insanlara, emir ve hüküm yollu bunu yapacaksın dememiştir!. “Teklif” yollu talepte bulunmuştur. “Bunu yaparsanız, sizin için hayırlıdır”,  diyerek.

 

ara.jpg (466 bytes)Kimi otuzunda, kimi otuz beşinde, kimi kırkında, kimi altmışında yaşıyor olmasına rağmen, ölmüşler!.Sanki zombiler! Zombiler gibi mezarlardan değil de, yataklarından kalkıyorlar sabahları!… Kafalarında var olan tek fikir hırs!. Kimi para, kimi koltuk, kimi isim yapmak, kimi de seks aleti için yaşıyor yalnızca!

 

ara.jpg (466 bytes)Kuvvetli kişiliğin, kapsamlı düşünen akıllı beynin, “herkes”e ihtiyacı yoktur!. Bu beyinler, kişiler, araştırırlar, soruştururlar, düşünürler ve doğruluğuna hükmettikleri şeyi “herkes”e rağmen uygularlar!. Onların ağzından “herkes” kelimesini duymazsınız! Onlar yaşamlarına “herkes”e göre    yön vermezler!.

 

ara.jpg (466 bytes)Sorgulayıp, tefekkür edip buna rağmen gerçeği bulamaması dolayısıyla hata eden; beynini çalıştırmayıp taklitle isabet edenden daha değerlidir!. Zira birincisi, öte boyutta ruhuna yüklediği sorgulama, araştırma, yeni yeni şeyler keşfetme özelliğiyle sonsuzluğun sonsuz güzelliklerine kanat açarken; ikincisi, eline geçenle Cennet'ini yaşayacaktır, diğerine göre son derece kısıtlı olanaklar içinde!.

 

ara.jpg (466 bytes)Evrenselliğe ulaşmamış insanların, evrensel Allah Rasûlü'nü değerlendirebilmesi çok güçtür! Dolayısıyla Evrensel Dini farkedebilmeleri de öyle!. Bunu kavrayabilen evrensel insanlar, tüm örf, âdet ve anânelere saygılı olmalarına rağmen, kesinlikle o yöresel ve GÖRESEL değerlere bağlanarak, kayıt altına girmezler; tıpkı Celâleddin Rûmi, Şemsi Tebrizi, Yunus Emre, Hacı Bektaş Veli gibi!.

 

ara.jpg (466 bytes)Görüş alanın içinde olmasına, görmene rağmen, görmekte olduğunun “algılayamadığın yanı”dır “bâtın”!.

 

ara.jpg (466 bytes) İnsansıların yaşamlarında ana unsur “TAKLİT”tir!.. Dinle ilgilenseler taklit yollu ilgilenirler... Tasavvufla ilgilenseler taklit yollu ilgilenirler!. Akılları gelişmemiştir zeki olabilmelerine rağmen!.

 

ara.jpg (466 bytes)Dünyada zaman var, kâbir âleminde zaman var, kıyamette zaman var, mahşerde zaman var, cehennemde zaman var kendi boyut şartlarına göre!.Bunlara rağmen, cennet ortamında zaman kavramı yoktur. Çünkü Cennete nur yapıyla girilecek… Nur yapılı ortamda ise zaman kavramı kalmaz… Kişi kendi veri tabanına göre zaman kavramları oluşturur ve onu yaşar. ışık hızına erişilir.

 

ara.jpg (466 bytes)Gerçekleri görmenize rağmen; gerçekleri farketmenize rağmen; gerçekleri duymanıza rağmen, zaman zaman şartlanmalarınız ağır basacak; zaman zaman duygularınız ağır basacak; zaman zaman “etraf ne der” fikri ağır basacak;  ve o gerçekleri yaşamaktan geri kalacaksınız! Bu, kaçınılmazdır! Yürümeye çalışan, emekleyen bebeğin ayağa kalktığında, zaman zaman düşüp elini yüzünü kanatması gibi; sizler de gerçeği fark etmenize, idrak  etmenize  rağmen; zaman zaman çevre şartları, etraf vs gibi duygusallıklarla, birtakım yanlışlar yapacaksınız... Bu, kaçınılmazdır! Önemli olan; bu yanlışınızı en kısa sürede fark edip; yeniden o gerçeklere göre hatanızı düzeltmektir!

 

ara.jpg (466 bytes)Hakikat deyince bunu tek bir kat veya boyut diye kabul etmeyin. Meselâ yerin altından gelen su, bazen 20 metreden gelir beş tabakadan  geçer ve o tabakalardaki mineralleri ihtiva eder, bazen ise 500 metreden ve o   kadar tabakadaki mineralleri... Gelen sudur ama geldiği boyutun pardon katmanın  ihtiva ettiği mineraller anyon-katyonlar birbirinden çok farklıdır.. Dolayısıyla, hiç bir veli, bir Rasûl veya Nebinin mertebesine ulaşamaz!.   Onların dayandığı kemâlât da “velâyet” olmasına rağmen!.

 

ara.jpg (466 bytes)Bu varlık sayısız ayrı ayrı yapılar olarak gözükmesine rağmen, dışardan bakılması hasebiyle  farklı ,ayrı ayrı varlıklar yapılar görülmesine rağmen esasında tek bir yapının değişik uzantılarıdır.

 

ara.jpg (466 bytes)Hepimiz, netice olarak aynı, "ALLAH!" isimlerinden meydana geldiğimiz için, Zât ve sıfat mertebeleri itibariyle aynı kemâlât basamakları veya katmanları potansiyel olarak mevcuttur. Gerek "ALLAH" zâtı, ve gerekse varoluşun tüm mertebeleri boyut boyut, katman katman varlığımızda mevcuttur! Ne var ki bu kemâlâtın açığa çıkması için yapımızı oluşturan isimler bileşiminin elvermesi zorunludur!  İnsanlar, hakikatları itibariyle hep aynı kemâlâta sahip olmalarına rağmen, aralarında mertebe farklarının olmasının sebebi de işte bu inceliktir!

ara.jpg (466 bytes)Algıladığımız ve algılanan her varlıkta, her zerresinde ve boyutunda, Allah'ın varlığı dışında hiç bir şey olmamasına rağmen; yine de ona, asla "Allah" denilemez!  Ve böyle bir yanlış anlama sonucu verilecek hükümden Allah kesinlikle münezzehtir!. Zîrâ "Allah", her türlü mânâ ile kayıtlı olarak düşünülmekten beri, sonsuz - sınırsız AHAD'dır!.

ara.jpg (466 bytes)Gerçekte her insan, en mükemmel bir yapıya sahip olmasına rağmen, kendisindeki bu mükemmelliği beyninde gerekli gelişimleri yapmaması sebebiyle, madde dünyasında ortaya koyamamakta; ve Yaratıcısı tarafından da bu yüzden sorumlu tutulmaktadır.

ara.jpg (466 bytes)Siz bir konuya iman ettiğiniz zaman sizi o imanın  gereğini uygulamaktan kesip alakoyacak duygulara yer kalmaz. Yer kalmayınca imanla akıl bütünleşir ve  insanı zirveye çıkartır... İnsanlığının zirvesine çıkartır. EŞREFİ MAHLÛK durumuna sokar!  İşte onun içindir ki Kurân akla dayalı verileri doneleri ortaya koymasına rağmen İMAN esasına dayalı olarak gelmiştir: ki duygular, hisler, aklın gereğini uygulamaktan insanı alakoymasın!.

ara.jpg (466 bytes)Nasıl, yediğimiz yemek, içtiğimiz su, belli bir enerjiyi oluşturup bedenimize yararlı oluyor diye bunlara tapınmak gerekmiyorsa ve tapınılmıyor ise; aynı şekilde beyinlerimizin çalışma düzeni üzerinde ilâhî takdir ve tedbir gereği olarak tesirli olan bu burçlara ve planetlere de asla tapınılmaz ve onlar ilâh düzeyinde mütalâa edilemez!. Halbuki, bu gerçeğe rağmen dünya üzerinde bugün güneşin oğluna tapıp, bayrak edinenler mevcuttur.

ara.jpg (466 bytes)Mevcudât, "Tek" den ibaret olmasına rağmen; siz beş duyu ile bloke olmuş beyinleriniz yüzünden taktığınız çeşitli isimler dolayısıyla, ayrı ayrı şeylerden oluşan bir çoklukla karşı karşıya olduğunuzu sanıyorsunuz!..

ara.jpg (466 bytes)Kur'ân-ı Kerîm'de "AKLA" son derece büyük önem verilmiş ve hep akıl sahiplerine hitâp edilmiştir. Aklını kullanamayanlar çok kınanmış, insanların aklını kullanarak gerçekleri görmeleri talep edilmiştir. Aklını kullanamayan, düşünebilme yeteneği olmayan, buna rağmen de kendini aydın sanan bazı okuma-yazma öğrenmiş kişiler; gerçek beyin düzeylerini ortaya koyan yazılarla, “KUR'ÂN TANRISI”nın ilkeliğini vurgulayarak; ateistliklerine dayanak bulmaya çalışmaktadırlar!.

ara.jpg (466 bytes)“Peygamber” kelimesi İranlıların konuştuğu Farsça kökenli bir kelimedir; Perslerin “tanrı” anlayışıyla beraber kullanageldikleri çok eski bir kelimedir... Bu kelime Farsça’da, Kur’ân ‘da geçen hem “Nebi” hem de “Rasûl” kelimeleri yerine kullanılmaktadır. Dilimizde de böyle kullanılmaktadır. Kurân‘da bazı Farsça kökenli kelimeler olmasına rağmen asla PEYGAMBER kelimesi kullanılmamıştır.

ara.jpg (466 bytes)İnsanların hepsinin, temel yapıları, itibariyle sahip oldukları bir kemâlât vardır ki o da beyinleridir. Esasen beyin kâbiliyeti olarak bütün insanlar, bütün özellikleri ortaya çıkartabilecek özelliklere sahiptirler. Ancak, her biri değişik kozmik tesirlere ya da orijinal ifadesiyle melekî programlamaya mâruz kaldıkları için; ve de farklı bilgi genetiğine sahip oldukları için birbirlerinden ayrılırlar. Ama buna rağmen, neticede hepsi de belirli ilâhî isimler bileşimidirler.

ara.jpg (466 bytes)Gene bu konuda söylenen, "namazda aklına başka şeyler geliyorsa namazın kabul olmaz" fikri de kesinlikle uydurmadır!. Elbette o sırada aklına başka şeyler gelebilir; ve buna rağmen de namazın geçerlidir!.

ara.jpg (466 bytes)Eğer iman yoksa o kişide, şartlanmalar ve tabiat ve duygular perdelerini kaldırmasına rağmen; "nefs" perdesi onda kalkmaz!. "nefs" perdesinin onda kalkmayışının sebebi iman nurunun onda açığa çıkmamasıdır!.

ara.jpg (466 bytes)"Siz şu anda madde bedenle yaşamanıza rağmen, belli bir süre sonra ölüm denen olayı tadarak, madde beden boyutu ötesinde, yeni bir bedenle bedenlenmek suretiyle, yeni bir bedenle ba`s olmak suretiyle yaşamınıza devam edeceksiniz. Yani ölüm bir son değil, yeni bir yaşam boyutuna geçiş kapısıdır.

ara.jpg (466 bytes)Eğer ki sen meleklerin ne olduğunu anlayıp, -ki bunun için de imanla yola çıkacaksın- daha sonra da idrak edersen; şâyet cehennemden de kendini kurtarabilmiş isen; kademe kademe arınmalar neticesinde, bu meleki boyutta yerini alıp; insan kemâline sahip melek olarak yaşamına sonsuza dek devam edersin, “cennet” diye târif olunan ortamda!. Yok eğer kendindeki bu meleki özelliklere ve güçlere rağmen, gerekli arınmayı sağlayamamışsan; o zaman dalga(wave) beden boyutunda kalırsın; ki bu boyutta cinlerin boyutudur!. Bu cehennem diye bahsedilen âlemde sonsuza dek yaşarsın...

ara.jpg (466 bytes)Aklın ölümötesi yaşam konusunda kendisine yön verebilmesi belki şu donelerden hareketle bir dereceye kadar mümkün olabilir.. "Var olan hiç bir şey yok olmaz; yoktan da hiç bir şey var olmaz!." prensibi bir gerçek olduğuna göre... Benim de bedenin tüm değişimlerine rağmen bunlardan etkilenmeyen bir "BİLİNCİM" olduğuna göre... Demek ki, bedenim ne tür değişimlere tabi olursa olsun, "BİLİNCİM ASLA YOK OLMAYACAKTIR"!. Bu da insanın ölümsüzlüğü, demek olur!."

Ahmed Hulûsi

 ara.jpg (466 bytes)

  UNUTMA Kİ...  

AB.jpg (1117 bytes)
www.allahvesistemi.org