DÜN, DERS ALMAK;
O DERSLE “YENİ”Yİ DEĞERLENDİRMEK İÇİN GEREKLİDİR;
GERİ GİDİLMEK VE YAŞANMIŞI TEKRAR YAŞAMAK İÇİN DEĞİL!
BU ALLAH SİSTEM VE DÜZENİNE AYKIRIDIR!
“DÜN”DE YAŞADIĞINIZ SÜRECE KENDİNİZİ KAYITLAR
VE YENİ YARATILMIŞ SAYISIZ KEMÂLÂTI KAÇIRIRSINIZ!
Diğer YazılarBeyin, biz daha farketmeden, olayları, kendi veri tabanına göre çok daha değişik şekilde değerlendirir!.
Beyne bir veri gelir… Beyin, gelen bu yeni veriyi-dalgaboyunu, kendi eski verileriyle karşılaştırır… Eğer daha önce ona, yeni geleni andıran bir veri yüklenmişse, hemen onunla eşleştirerek sentez ve ona göre bir değerlendirme yapar. Siz, eski veriler ışığında o yeni veriyi değerlendirirsiniz böylece… Bundan da, “ben onu biliyordum zaten” çıkar…
Bu, ruha da böylece yüklendiği içindir ki, Cennet boyutunda yaşayanlar bir takım şeyler için, “bu daha evvelce tattığımız şeylere benziyor” diyeceklerdir!… Oysa orada tadılan, bambaşka bir şeydir!… Ama bunu, anlatmaya çalıştığım olay yüzünden, burada farketmiş olanlar dışındakiler, fark edemeyeceklerdir!.
Bu sebepledir ki, bu dünyada, yepyeni ve ilk defa karşılaştığımız şeyi, hep eskiyle kıyaslamaya ve eskiye GÖRE değerlendirmeye kalkarsak; o yeni karşılaştığımızdaki ORİJİNALLİKTEN perdeleniriz kendimiz!… Sonra da deriz ki, “yeni bir şey yok”!.
Oysa, eski bir şey yok!.
“O”, her an yeni bir yaratışta!… Eskiyi tekrar yaratmıyor, yeniden veya yenileyerek!.
Öyle olsaydı, reenkarnasyon olur; meselâ, Abdülkadir Geylânî yeni baştan gelirdi dünyaya bir başka resim veya isim altında!… Ya da bir başkası!.
Bilin ki…
“Düne ait ne varsa, dünde kaldı cancağızım”; diyor kaç yüzyıl önce Mevlâna Celâleddin… Ama bu sözün derinliğini ve kapsamını hiç düşünmüyoruz!.
Hep, yaşamı, eskinin, veya eskilerin veya eskiden verilmiş mertebe, değer ve pâyelerin devamı olarak kabul ediyoruz!. Aklımıza gelmiyor, yeni –yeniden veya yenilenen değil- yaratış ne demek?… Bu neleri kapsıyor?
“Tecdid”i, yeniyi ortaya koymak gibi anlıyorum ben, “fiy halkın cedîd”den gelen bir şekilde; “eskiyi yeniden” ortaya getirmek olarak değil.
Yenileri, eskiyle değerlendirdiğimiz için de, otomatik olarak geçmişin hayâl dünyasında yaşıyor; yarın, geçmiştekinin değişik elbiselisini göreceğimizi tasavvur ediyoruz!.
Dünyayı da böyle değerlendiriyoruz, Dini de, tasavvufu da, evliyayı da!…
Oysa, dün, ders almak; o dersle, yeniyi değerlendirmek için gereklidir; geri gidilmek ve yaşanmışı tekrar yaşamak için değil!. Bu Allah’ın sistem ve düzenine aykırıdır!.
“Dün”ü değerlendirmek, ayrı şeydir; “dünde” yaşamak ayrı şey!.
Hayâl dünyanızdaki dünden gelen değer yargılarınız, pâyeleriniz ve kurgularınızla kendinizi bağlayıp, kayıt altına aldığınızın; bu yüzden yeni yaratılmış sayısız kemâlâtı gözden kaçırdığınızın farkında mısınız acaba?