AllahveSistemguncelyazilar.jpg (4687 bytes)

 

HER BİRİM ALLAH’IN YARATIŞ  AMACINA UYGUN OLARAK

KENDİSİNE KOLAYLAŞTIRILANLARI ORTAYA KOYMAK SURETİYLE 

YARADANIN YARATIŞ HEDEFİNE ULAŞIR.

İŞTE BU GERÇEK,  

KURÂN’IN ANLATTIĞI "SİSTEM"İN ÖZÜ VE ÖZETİDİR!

Mânâsını bir türlü anlayamadığımız bir cümle var. Dikkat edin!. hazmedemediğimiz demiyorum, anlayamadığımız diyorum!.

Nasıl, duşa girdiğimizde üzerimize dökülen su akıp gidiyor ise; üstümüzden akıp giden su gibi, beynimizden de akıp giden bir cümle var!.

Üstümüzden akıp giden suyun, hücrelerimize nüfûz eden miktarı ne kadarsa, bu cümlenin manâsı da, beynimizde o kadar yer ediyor; ya da hiç etmiyor!.

Nedir bu cümle?..

"Allah, her bir insanı, bir gaye, ve bir amaç için yaratmıştır; ki, kişi, ancak, o yaradılış amacına uygun olarak kendisine kolaylaştırılmış davranışları ortaya koymak suretiyle, yaradanın yaratış hedefine ulaşır… Ki bu da onun fıtrî kulluğudur!."

Eğer bu cümlenin mânâsı beynimizde yer ederse; bu cümlenin anlamını idrâk edersek; bu anlamı hazmedebilirsek; bizde kızma ve sinirlenme, eksik, yanlış, kusur görme gibi haller kalmaz!.

Biliriz ki, o kişinin yaradılış amacı, senin yanlış dediğin, kusurlu bulduğun davranışı ortaya koymaktır!.

Zaten, böyle bir davranışı ortaya koymak amacı ile yaratılmış bir kimseye, "Niye bunu böyle yapıyorsun?" demeye senin hakkın var mı?. Sen böbrekten, kalb görevi yapmasını bekleyebilir misin?.

İşte bu tek cümle, Kur`ân-ı Kerîm’in anlattığı SİSTEM ve DÜZENİN özü ve özetidir!.

"Allah`a inanıyorum" diyen kişi, bu cümlenin mânâsını anlayıp, idrâk edip, hazmedemediği sürece, taklidî imandadır!.

Bu manâyı anlayıp, hazmedip, gereğince de yaşadığı zaman ise, tahkîkî imana erer, imanın hakikatını yaşar.

Tasavvufla ilgilenen insanların ilk terketmeleri gereken şey; "kızıp sinirlenmektir"!.

Çünkü, kızıp sinirlendiğin anda sen, Allah`ı inkâr ediyorsun!.

Namazda başını secdeye koyuyorsun… Sonra da başını kaldırıp, "Ben seni tanımıyorum" diyorsun!. "İnkâr ediyorum" diyorsun!.

Kızıp sinirlenmenin manâsı, Allah`ı inkârdan başka bir şey değildir!. Çünkü, her birim kendi yaradılış programının gereğini ifa etmektedir... Sen ona kızmakla, yaratılırken ona verilen görevi yapmasından dolayı, onu suçlamış oluyorsun!.

Burada hemen Adem Aleyhisselâm ile Musa Aleyhisselâm arasında geçen konuşmayı hatırlayalım!.

Ne buyurmuştu Rasûlullah Efendimiz?… (1)

(1)Bu meşhur hadis İNSAN SIRLARI ile “AKILve İMAN” isimli kitabımızın “Kadere iman” bölümünde mevcuttur.

O birimi o programla yaratan; ve o görevi takdir eden Allah, yanlış bir iş mi yapmış?. Ne yaptığını bilmiyor mu?.

Evet!. Biliyor!. Bile bile böyle yarattı!. O hâli yaşasın, belirlenen görevi ifa etsin diye yarattı.. O halde, sen onu, yanlış, yersiz, kusurlu, hatalı görüp sinirlendiğin anda, O’nun “ALLAH”lığını “Ulûhiyet” vasfını inkâr ediyorsun gerçekte!.

 "AHMED HULÛSİ'DE KAVRAMLAR" Kitabından...

yazdir

Diğer Yazılar

AB.jpg (791 bytes)

            

 www.allahvesistemi.org