AllahveSistemguncelyazilar.jpg (4687 bytes)

 

İÇİNDE BULUNDUĞUN “YAŞAM SİSTEMİ”Nİ ÇÖZ!.. FARK ET!.. ÖĞREN!...

“OKU!”   -  “İKRA”

PEKİ…     “OKU”NMASI İSTENEN YAŞAM SİSTEMİ NEDİR?

 Hz. Muhammed ÜMMİ idi. ”OKU”mamıştı daha evvel…

“İKRA” kelimesinin mânâsında istenilen “OKU”ma fiilini yerine getirmemiş anlamında ÜMMİ tâbiri kullanılır.

Günümüzde de bir insan üniversite mezunu hatta  bir dalda profesör olabilir ama  yine de O ümmidir   İKRA kelimesinin anlamında “Oku”ma işlemini yerine getirmemiş ise…ve de okuyamadan giderse Ümmi olarak her ne kadar etiketi profesör ise de Ümmi olarak ölümötesi yaşama geçer. Burada, OKU emriyle istenilen şey neydi?

OKU”maktan murad, içinde bulunduğu yaşam sistemini çözmesi!

“İçinde bulunduğun yaşam sistemini çöz, fark et, öğren!” anlamına geliyor. Ki…

Bu “Sistem”de sen nesin?

Bu Dünyada senin  yerin nedir?

Senin çevrenle ilişkilerin nedir?

Seni vareden güç nedir?

Seni vareden güçle senin bağlantı noktan nedir?

Seni vareden güce karşı vazifelerin nelerdir?

Niçin o güçle bağlantı kurmak, o gücü bulmak, o güçle hemhal olmak zorundasın.

İşte böylesine bir Sistemi çöz anlamında OKU dendi.

İKRA!  

ara.jpg (366 bytes)

Hazreti Muhammed aleyhisselâm, belli bir yaşa geldiğinde henüz "OKU"yamamanın sıkıntılarını duymaya başlamış ve neticede bu yüzden de Hıra tepesindeki mağarada düşünceye çekilmişti...

İçinde yaşadığı doğal "ALLAH SİSTEMİ” herkesin de bildiği gibi şuydu:

İnsanlar, rasgele bir ana-babadan doğuyor ve büyüyorlardı... Bedenin gereği yenip-içiliyor, bedenin doğası gereği, cinsellik gideriliyor; ve nihayet dünyadan gelmiş her şey dünyada bırakılıp ortadan kaybolunuyordu!... Oysa...

Ölüm ötesinde yaşam devam ediyor muydu?...

İnsanları yukarıdan idare eden tanrı var mıydı?...

Ölüm ötesi yaşamda, bu dünyada yaptıklarımızın hesabını verme söz konusu muydu?...

Şayet böyle bir şey var ise, bu yukarıdaki tanrıya mı olacaktı?...

Böyle bir tanrı var ise, neredeydi?... Ne kadardı?...

Biz onun yanında ne kadardık?....

Bizi nasıl, nerede, neden yaratmıştı?...

Bize ihtiyacı mı vardı?... ihtiyacı yoksa niçin bizi yaratmıştı?...

Muhakkak ki bu dünya üzerinde yalnız değiliz, Cinler de var!... Peki onlarla bizim kesişme noktamız nedir?... Onların bizi etkileme olanakları var mıdır ve varsa ne kadardır, nasıldır...?

Ve daha bunlar gibi pek çok sorular, o devirde de insanların aklını meşgul ediyordu...

Elbette ki bütün bu soruların en başında geleni de "TANRI" kavramı idi...

Neydi... Neredeydi... Nasıldı... Var mıydı... Yok muydu... Çok muydu...?

İşte muhtemelen böylesine düşünceler içinde yüzerken Hazreti Muhammed, o meşhur olağanüstü olayla karşılaştı; Cebrail isimli melek kendisiyle iletişim kurdu ve içinde yaşamakta olduğu tüm "SİSTEMİ OKUMASI" gerektiğini tebliğ etti; ve bunun için gerekli olan özelliğin, varlığında mevcut olan "RABBÂNİ" kudret ve ilimle ortaya çıkacağını vurguladı!..

Cebrail, 23 sene süreyle Hazreti Muhammed'e "DİN"in yani SİSTEMİN ne olduğunu vahyetti...

"DİN", Allah “indinde”, "İSLÂM"dır!.

 "AHMED HULÛSİ'DE KAVRAMLAR" Kitabından...

yazdir

Diğer Yazılar

AB.jpg (791 bytes)

            

 www.allahvesistemi.org