AllahveSistemguncelyazilar.jpg (4687 bytes)

 

KİMLİĞİNDEN SOYUN…

.VE OKUDUĞUNU SÖYLEYEN OLARAK YAŞA!...

O ÂNI VE OLAYI YAŞAYAN OLARAK YAŞA!

Ben güyâ Kur'ân ‘ı okududuğumu sanırdım!..

Dün gece gizlice kulak misafiri oldum ELF ile Cem'in bir konuşmasına ki, kafam karıştı...

Yirmi yıllık çalışmadan ve uğraşıdan sonra sen Kur'ân "oku"duğunu sanıyorsun artık değil mi Cem?

diyordu... Cem cevap verdi...

-Evet, artık o Âyetlerde neler denmek istediğini anlıyorum galiba!...

-Zaten eski yorumcular da senin gibiydiler hep Cem!...

-Nasıl yani?... Âyetleri okuyup, o kelimelerin geniş kapsamlı olarak mânâlarını ortaya koyarak; neler denmek istediğini araştırıp, çözüyorum!..

-Doğru Cem!... Evet aynen öyle yapıyorsun!... Zaten bütün MUKALLİT YORUMCULAR da bunu yapıyor işte!..

-Elf, lûtfen...! Daha geldiğin gece benim kafamı allak bullak etmeye başladın!... Başka nasıl yapılabilir ki?...

En geniş kapsamlı olarak oradan mânâ çıkarmaya çalışıyorum, bu kadar yıllık birikimim ve bilgisayar gibi çalışan beynimle... Daha ne yapabilirim ki?..

-Hiç bir şey yapamazsın; yaşayabilirsin!..

-Cem olarak yaşıyorsun!... Cem'likten soyun; ve okuduğunu, SÖYLEYEN olarak YAŞA!... O ânı ve olayı yaşayan olarak yaşa!...

Ki böylece okuduğun yazıların, metinlerin, uyarıların gerçekte neye işaret ettiklerini hissederek fark edesin!..

-Elf , sen neler diyorsun... Ben onları anlamak için bütün ilmimle yöneliyorum okuduklarıma!...

-Evet, tam mükemmel bir MUKALLİT gibi!...

-ELF yapma ne olur, beni perişan ediyorsun!...

-Gerçek seni perişan ediyorsa, ol!. Ne çıkar!. Kör bir MUKALLİT olarak boyut değiştirmektense; perişan olmuş, ama gerçeği bulmuş, yaşamış ve hissetmiş bir MUHAKKİK olarak boyut değiştirmen bence çok daha iyidir!...

-Bu kadar yıllık çalışmam boşa mı gitti yani?

-Bu kadar yıllık çalışman, geldiğin noktada, iyi bir mukallit olduğunu fark etmene ve kavramana yaradı!... İyi bir gelişme değil mi?..

-Peki benim bu kadar anladıklarım ne olacak?...

-Onlar senin, veri tabanına GÖRE, yorumlarındı!...

Bir de olayı ve kişiyi YAŞAYARAK, bak bakalım o konunun içyüzüne; acaba ne göreceksin?

-ELF bu kadar yıldan sonra bana bu yapılır mı?...

-Cem, eğer sana bunu yapmasaydım, kendini işin hakikatine ermiş mutlu bir fâni olarak sanıp, öylece Cenneti’ni yaşayacaktın; kör olarak!.

-Oysa şimdi ne olacağım ELF?

-Belki, işin hakikatini, kişi ve olayın hakikatiyle özdeşleşerek fark etmeye; ve ona göre boyutsal yaşamaya geçeceksin!. Varlıkların özünde, o varlıklar olarak yaşamaya başlayacaksın!...

Sonra da yeni açılımlara geçeceksin...

Bu yalnızca MUKALLİT sınıfından çıkıp, Gerçek Kapısı'ndan içeri girebilmek için gerekli adım Cem!...

-Elf inan ki sana duygularımı anlatamam!... Beni gerçekten yıktın!... Bu kadar yıllık çalışmadan sonra...!

-Unutma “sen” olarak da yaşayabilmekteyim, ve seni çok iyi anlamaktayım!. Sükûtu hayâller daima gerçeklerle karşılaşmaktan doğar... Ne kadar çok sükûtu hayâlin varsa, o kadar gerçekle karşılaşırsın... Bu da senin yararınadır.

Evet dostlar, Dün geceki ELF ile CEM'in sohbetinden size kısa bir bölüm naklettim... Ve şu anda benim de kafam hayli karışık!...

Lûtfen bana biraz akıl verir misiniz bu konuşmalar ışığında ne yapmam hakkında?...

NE ZAMAN?

Kurân‘ı bir mukallit gibi okumaktan ve sonra da tarih kitabı demekten nasıl kurtulacağız...?

Namaz ne zaman başkası için, yani tanrı için yapılan bir tapınma olmaktan çıkacak?...

Dualarımız ne zaman ötedeki bir tanrıdan bir şeyler dilemekten öteye geçecek?...

Ne zaman, “Etraf için “dindar olmaktan vazgeçeceğiz?...

Din dedikodusunu ne zaman terkedeceğiz?...

Ne zaman din, başkalarıyla paylaşma zevkimizi tatmin eden bir hobi olmaktan çıkacak?...

Yediğimiz ekmek ya da içtiğimiz su nasıl kendimiz için ise, “Din”in de o olduğunu; ve bunun, kesinlikle başkalarını ilgilendirmediğini kavrayacağız?

Dam üstünde saksağan mı bilmem, ama aklıma geliverdi...

Cenâze namazında niçin "FÂTİHA" sûresi okunmaz?...

Cevaplarınızı bekliyorum...?

.......

 "AHMED HULÛSİ'DE KAVRAMLAR" Kitabından...

yazdir

Diğer Yazılar

AB.jpg (791 bytes)

            

 www.allahvesistemi.org