AllahveSistemguncelyazilar.jpg (4687 bytes)

 

NE KADAR BİLGİNİZİ ARTTIRIRSANIZ,
ALLAH'IN YARATMIŞ OLDUĞU SİSTEM VE DÜZENİN İŞLEYİŞİNİ
NE KADAR KAVRARSANIZ, O KADAR HIZLA İLERLEYECEK,
TEKÂMÜL EDECEK, KENDİ ÖZ'ÜNÜZDEKİ GÜZELLİKLERE KAVUŞACAKSINIZ!

Allah Sistem ve Düzeni’nin bildirilmesinden amaç, insanın kendinde olan özellikleri farkederek bu genel sistem ve düzen içinde yerini en güzel-en üst düzeye çıkarabilmesini temin etmek demektir!.

Ya, “Allah Sistem ve Düzeni”ni gereğiyle, hakkıyla anlayıp; kendinize çok üst düzeyde yeni bir yaşam boyutu oluşturursunuz…

Ya da, “Allah sistem ve düzeni olan İslam Dini”ni görmemezlikten, anlamamazlıktan gelir; et-kemik beden içinde yiyip, içip, çiftleşerek; ömrünüzü sâir mahlùkat gibi tüketir; sonrasında da yeni boyutunuza hazırlıksız bir şekilde geçer; elinizdeki sermayeyi abur cubura harcamaktan dolayı, arabanızın deposuna benzin dolduramamış bir şekilde yolun ortasında kalır; kurda kuşa ziyan olursunuz!.

Öyle ise yapmanız gereken şey, sizi ilgilendiren bir şeydir!.

Yaptığınız çalışmaların hiç kimseye yönelik olması sözkonusu değildir.

Ne benim için, ne bir başkası için, ne de bir yakınınız sevdiğiniz için bir şey yapmak durumundasınız!.

Sadece kendi geleceğinizi en güzel şekilde oluşturma amacıyla; birtakım gerçekleri görüp anlayıp farkedip idrâk edip değerlendirecek; ya da bunu ihmal edecek, sonunda da pişmanlığı yaşayacaksınız!.

Gerçekleri görmenize rağmen; gerçekleri fark etmenize rağmen; gerçekleri duymanıza rağmen, zaman zaman şartlanmalarınız ağır basacak; zaman zaman duygularınız ağır basacak; zaman zaman “etraf ne der” düşüncesi ağır basacak; ve o gerçeklere göre yaşamaktan geri kalacaksınız!.

Bu, kaçınılmazdır!.

Yürümeye çalışan, emekleyen bebeğin ayağa kalktığında, zaman zaman düşüp elini dizini yüzünü kanatması gibi; sizler de gerçeği fark etmenize, görmenize, idrâk etmenize rağmen; zaman zaman çevre şartları, etraf vesâire gibi duygusallıklarla birtakım yanlışlar yapacaksınız...

Bu, kaçınılmazdır!.

Önemli olan; bu yanlışınızı en kısa sürede fark ederek yeniden o gerçeklere göre rotanızı düzeltmektir yapılacak şey!.

”Eyvah, ben yanlış yaptım, hata yaptım; bu işlerden bir yanlış, kusur dolayısıyla uzaklaştım diyerek sakın umutsuzluğa kapılmayın!.

Yaşadığınız sürece hatanızdan dönme, rotanızı düzeltme şansına sahipsiniz!.

Bir insan hangi gerekçe ile olursa olsun sayısız yanlışlar, hatalar, kusurlar yapmış olabilir.

Bir insan geçmişinde esrar, uyuşturucu, eroin kullanmış olabilir.

Bir insan geçmişinde en büyük hataları, kusurları, yanlışları yapmış olabilir…

Fakat o insan, yaşadığı, nefes aldığı sürece, bütün bunları geride bırakıp; yeni bir sayfa çevirip; gerçeklere göre yaşamına yön verme şansına sahiptir!.

Dünü dünde bırakıp yarına yeni bir sayfa açma şansına, her insan sahiptir!.

Bizler, hiçbir şekilde kişileri dününden dolayı sorgulama, itham etme, yargılama hakkına ve selâhiyetine sahip değiliz!.

Herkesin “dün”ü, kendisini ilgilendirir; “dün”ünün sonuçlarına kendisi katlanacaktır!.

Biz, bilgimizle bugün karşımızdakine yardımcı olmak; yarınına en güzel şekilde hazırlanmasına vesile olmak durumundayız!.

İnsanları “dün”lerinden dolayı yargılamak pozisyonunda değiliz!.

Şu yeryüzünde, şu bedenle yaşadığımız sürece, geçmişimizdeki bütün eksik, noksan ve yanlışlardan kurtulabilme şansına sahibiz!.

Geçmişinize tövbe edin; istiğfar edin” demiyorum!.

Geçmişinizdeki yanlışları fark etmeye çalışın diyorum!.

Geçmişinizdeki yanlışları fark etmenin yolu, “Sistem’in gerçeği”ni idrâk etmekten geçer!.

Taklit yollu yapılan şeyler insanlara fazla bir yarar sağlamaz!.

İşin hakikatini, sistemin gerçeğini kavramaktır önemli olan!.

Eğer işin hakikatini gerçeğini doğrusunu fark ederseniz, bu gerçek doğrulara göre, yanlışlarınızı görüp idrâk edeceksiniz demektir!.

Onların yanlış olduğunu, yapılmaması gereken, size zarar veren şeyler olduğunu idrâk ettiğiniz zaman; bu idrâkınızın oluştuğu an, sizin “Tövbe”nizdir!.

Çünkü eli ateşe girip yanmış bir insan ikinci defa elini ateşe sokmaz!.

Yanlışını idrâk edenin hâli, ”Tövbe”dir!.

Hâlinden pişmanlık duyma ve üzülme, istiğfardır; dille “estağfirullah” demek değil!.

Öyleyse günlerinizi, boş vakitlerinizi, daima “Sistem”i anlayıp “OKU”mak için değerlendirin…

Bilmediğiniz şeylerin size bir getirisi olması mümkün değildir!.

Ne kadar bilginizi arttırırsanız Allah’ın yaratmış olduğu bu sistem ve düzenin işleyişini ne kadar kavrarsanız, o kadar hızla ilerleyecek, tekâmül edecek, kendi ÖZ’ünüzdeki güzelliklere kavuşacaksınız!.

Ben, şu yaştayım, şu yaşa geldim” gibi câhilâne, şartlanma yollu değer yargılarını derhal kafanızdan çıkartın!.

 "AHMED HULÛSİ'DE KAVRAMLAR" Kitabından...

yazdir

Diğer Yazılar

AB.jpg (791 bytes)

            

 www.allahvesistemi.org