AllahveSistemguncelyazilar.jpg (4687 bytes)

 

“SİSTEM”DE GEREKSİZ HİÇBİR ŞEY YOKTUR

YARATILMIŞ OLANIN BAŞINA GELEN HERŞEY

ONA TAKDİR OLUNAN HEDEF VE PROGRAMIN BİR PARÇASIDIR!

Yaratılmış olanın başına gelen her şey ona takdir olunan hedef ve programın bir parçasıdır!. Gereksiz hiç bir şey yoktur sistemde!. Sen yaratan tarafından hangi amaçla yaratılmışsan, onun gereği olan programla donatılmışındır; ve o programın gereği olan şekilde yaşayacaksın!. Bunu da asla değiştiremezsin!.

Kendimden misâl vereyim..

Bir zamanlar, kendimi düşündüm… Yani, o zaman için, 15-18 yaşlarında iken, kendimi kafası bir hayli çalışan bir insan olarak düşünüyordum!... Allah, kafası çalışan bir insan olarak beni, niye Avrupa`da, Amerika`da gelişmiş bir ülkede dünyaya getirmedi de, İstanbul`da dünyaya getirdi?.. Beni, Mekke ve Medine gibi bir yerde de dünyaya getirmedi?.. Bunun hikmetini çok merak ettim!..

Uzunca bir zaman dilimi ertesinde bu sorunun cevabı bana şöyle açıldı… Mekke veya Medine`de dünyaya getirseydi beni, dinin sembol, misâl anlatımında, hikâyesinde kalan bir kişi olarak kalırdım.. Batı`da dünya`ya getirseydi, bu kez, bir Karl Pribram, bir David Bohm olurdum belki!!!... Bir bilim adamı olurdum ama, Hazreti Rasûlullah’ın (a.s.) getirdiği o muhteşem ilimden mahrum kalırdım!.

Ama, beni, “şark ile garb”ın birleştiği bir çizgide var etmiş, yani İstanbul`da!.. Doğu ile Batı`nın kesiştiği öyle bir yer ki; ben, orada, hem doğu`nun, Hazreti Rasûlullah’in (a.s.) getirdiği o muhteşem ilmin suyuyla sulanmışım; hem de Batı`nın bütün bilimsel, teknolojik gelişmelerinin izleyicisi olarak; sonunda  bir sentezle ortaya çıkmışım!. Hani, biraz daha doğu`da veya biraz daha batı`da dünyaya gelsem, bu sentezi muhtemelen oluşturamayacaktım!.

Demek ki, Allah, her birimi hangi amaç ve gaye için yaratmış ise, onu, o yaratış amacına uygun bir ortam, çevre ve insanlar var ederek, yaradılış amacına ulaşmasını sağlıyor!.

Yukarıdaki anlatım, bu, “Öz`den dışa” doğru bir bakışın ifadesidir!..

Olay`a, ters bir kurgu ile, yani “dıştan Öz`e” doğru bakarsak;

Allah, seni kimlerle bir arada bulunduruyor, ne ile meşgul ediyorsa, onun sonucu bir amaç için yaratıldığının müjdesi veya felâket haberi var.. Böyle düşününce, entresan şeyler geliyor insanın aklına!..

İşte bütün bunları kavradıktan sonra, "keşke" sözcüğünün anlamını kafanızdan silin!.

Sana ulaşan her şey, senin hakkında takdîr olunan şeydir ki, ulaşmaması mümkün değildir.

"Keşke bu hatayı yapmasaydım da bu sonuç olmasaydı!" demek boşuna!.. Hayır!. Sen, o hatayı yapacaksın ve o sonuç olacak!. Çünkü, ondan alınacak çeşitli dersler var. Sende mevcut olan bazı duygular böylece törpülenecek!.. Yaradılış amacındaki noktaya ancak öylece ulaşabilirsin, başka türlü mümkün değil!..

Yapılan hata ve günâhlarda dersler ve ibretler vardır... Tövbe edersin, günah silinir gider. Ama, olandan ibret alırsın, ders alırsın!.. Çünkü yaşam, sadece ve sadece kişinin yaradılış gayesindeki hedefe, yoğrularak-yontularak, terbiye olarak ulaşması içindir!.

Diyelim ki, bir milyar basamaklı merdivende sen, 222222. basamağı oluşturmak için takdir olundun!. Bir milyar basamaklı merdivenin 222222. basamağısın. O basamak olman için, konumuna göre nasıl yontulman gerekiyorsa; Allah, sana öyle bir olaylar dizini takdir etmiştir ki; sen o olaylar dizini içindeki yontulman sonunda gelip 222222. basamak olarak oraya oturabilirsin. 300000. veya 222221. basamak oraya uymaz!.

Allah, ezelde ilminde, öyle bir merdiven takdir etmiş, çizmiş ki, o merdivenin basamakları insanlar, merdiven ise insanlık!.. Her bir insan, hangi basamak olarak takdir edilmişse, o basamağın yontusuna tâbi olacak, bir ömür boyu yaşamından sonra gelip o basamağı oluşturacaktır!.

Kıyâmet, bu merdivenin tamamlanmasıdır. İnsanlığın kıyâmeti, insanlık merdiveninin tamamlanmasıdır.

 "AHMED HULÛSİ'DE KAVRAMLAR" Kitabından...

yazdir

Diğer Yazılar

AB.jpg (791 bytes)

            

 www.allahvesistemi.org